Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Fed tarafından gelen son açıklamaları ve küresel ekonominin gidişatını değerlendirdi.

Küresel ekonominin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Altay Atlı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin Halk Cumhuriyeti gibi büyük ülkelerin attıkları adımların yakından izlendiğini kaydetti.

VARLIK ALIMLARININ AZALTILMASIYLA 2022 YILINDA FAİZ ARTIŞI BEKLENİYOR”

ABD ile Çin arasındaki iş birliği ve rekabetin küresel ekonominin üzerinde direkt etkisinin olduğunu belirten Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“ABD, küresel ekonomide başat bir aktör ama aynı zamanda dolar arzını yaratmaya yetkili tek taraf olarak küresel ekonomi üzerinde ayrı bir etkisi söz konusu. Dolayısıyla ABD’deki faiz, enflasyon gibi makro ekonomik gelişmeler küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor.

Kısa süre önce ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir toplantısı vardı. Jackson Hole Ekonomi Sempozyumunda Fed Başkanı Powell, açıklamalarda bulundu. Fed’in varlık alımlarınızı azaltmasıyla ilgili gelişmeler konuşuldu. Fed artık varlık alımlarını azaltacak, bunun neden yapıldığını ve neden azaltıldığına kısaca değineceğiz.

Fed Başkanı Powell, ‘Bu yıl tahvil alımlarını azaltmaya başlayabiliriz. Tahvil alımlarındaki azaltma bu yıl yapılacak bir faiz artışı anlamına da gelmiyor.’ dedi. Varlık alımları daha öncede yapılan merkez bankalarının uyguladığı bir uygulama. Fed, Mart 2020’den başlayarak kısa vadeli faizleri sıfıra kadar düşürdü sonra da varlık alımlarına başladı. Hatta gelinen süreçte o dönemden bu yana Fed artık her ay yaklaşık 80 milyar dolarlık hazine tahvili alır hale geldi. Bunların alınıp piyasaya para verilmesi ve ekonominin desteklenmesi için varlık alımları yapıldı. Varlık alımları üzerinden uzun vadeli faiz oranlarının aşağı çekilmesi, şirketlerin krediye ulaşımının kolaylaştırılması, bireylerin konut kredisi gibi imkânlara daha kolay ulaşması, ekonominin canlı tutulması ve piyasalara güven aşılanması gibi ilerleyen bir süreç. Fed buna geçen sene marttan itibaren başlamıştı. Bu sonuçta geçici bir önlem ve ekonomi toparlanmaya başladığından süresi tamamlanacak bir uygulama olarak düşünülebilir. Şimdi artık varlık alımının azaltılmasının zamanı geldi, pandeminin etkisi azalıyor, bu desteğe gerek kalmadı yaklaşımı var. Bunun etkileri ne olacak?

Varlık alımlarının kademeli olarak azaltılmasına ‘tapering’ deniliyor. Fed şunu söylüyor, şu anda toparlanma beklenen seviyeye ulaşmadı, istihdam seviyeleri istenilen oranda değil biraz daha bekleyelim, daha sonra tapering’e geçelim, görüşü var. Başka bir görüş de şu; ‘bununla birlikte enflasyonist bir baskı oluşuyor, Fed’in varlık alımları nedeniyle finans piyasalarında aşırı bir risk alma durumu söz konusu, bunlar ekonomi üzerinde baskı oluşturuyor, biz varlık alımlarını azaltalım’ mesajı var.

Powell, tahvil alımlarını bu yıl azaltalım ve artan enflasyon geçicidir, diyor. Diğer taraftan Powell, varlık alımlarının azaltılması ile faiz artışları arasında doğrudan bağlantı yok, diyor. Powell’ın mesajını piyasalar olumlu karşıladı, doğrudan faizlerin artırılması söz konusu olmayabilir. Varlık alımlarının azaltılmasıyla birlikte 2022 yılında faiz artışı yapılması bekleniyor.

KÜRESEL PİYASALAR “TAPERING”DEN NASIL ETKİLENECEK?

2013 yılında Tapering’de panik durumunda olunması, piyasanın olumsuz etkilenmesi yaşandı. Özellikle gelişmekte olan piyasaları etkilemişti, yine aynısı olur mu, diye düşünceler var. 2013’ten farklı bir durumda olunduğunu da söylemek gerekiyor. Küresel borsalarda, küresel ticaret üzerinde Fed kararları olumsuzluk yaratır mı? Faiz artışı kararı gelişmekte olan ülkelerin döviz seviyesini etkileyip bu ülkelerin ticareti üzerinde etkisi olur mu? Bunları zaman içinde göreceğiz. 2013’e göre, şimdi ekonomilerin daha korunaklı olduğu gözleniyor. Birçok gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolara karşı düşük değerde olduğunu görüyoruz. Bu da özellikle ihracatın güçlü tutulması imkânını sağlıyor. Bu ülkelerin döviz rezervleri de 2013’e göre daha fazla. Koronavirüsün Delta varyantının getirdiği belirsizlikleri göremiyoruz. Bunlar da piyasaları etkiliyor. Afganistan gibi jeopolitik risklerin arttığı bir dönemdeyiz. Bunun dünyaya etkisi nasıl olacak? Çin ekonomisindeki gidişat önemli, Çin başarılı bir toparlanma yaşadı ama belirsizlikler de var. Çin başarılı toparlanırken diğer Asya ülkeleri o kadar başarılı toparlanamadı. O ülkelerdeki siparişler Çin’e kaymıştı, bu ülkeler toparlandıkça siparişler geri gidecek mi? Burada farklı denklemler var, Çin ekonomisindeki büyüme hızı aynı şekilde devam etmezse gelişmekte olan ülkeler bundan nasıl etkilenecek? Küresel ekonomide ciddi anlamda belirsizlikler yaşanıyor.”