Global Times / Cai Liang

Japonya Başbakanı Yoshihide Suga, bugün Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden ile görüşecek. Japon medyasına göre, iki lider zirveden sonra Taiwan Boğazı’nda istikrarın önemini onaylamayı planlıyor. Hükümet kaynakları ayrıca medyaya, Çin ana karası ve Taiwan arasında bir askeri çatışma olması halinde Japonya ve ABD’nin yakın iş birliği konusunda anlaştığını söylediler.

Japonya Savunma Bakanı Yasuhide Nakayama, çarşamba günü attığı tweette, ABD yönetiminin Richard Armitage gibi eski üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkililerini Taiwan’a gönderdiğini ve Taiwan ile temas kısıtlamalarını gevşetmeye karar verdiğini, Japon hükümetinin aynı içeriği dikkatlice incelemesi ve mümkün olan en kısa sürede aynı politikayı uygulamayı düşünmesi gerektiğini ifade etti.

Ancak bu tür açıklamaların anlamı yok. 2017 yılında dönemin İçişleri ve İletişim Bakan Yardımcısı Jiro Akama, Japonya kültürü ve turizm tanıtımı etkinliğine katılmak için Taiwan’ı ziyaret ederek, Taiwan ile 1972 yılında “diplomatik” bağların büyük zarar görmesinden bu yana adayı ziyaret eden en üst düzey hükümet yetkilisi oldu. Shinzo Abe de 2010 yılında eski başbakan olarak Taiwan’ı ziyaret etti. Japon siyasetçilerin Taiwan’ı ziyareti yeni bir şey değil ve az ya da çok Japonya’nın çift meclisli ulusal yasama organı olan Ulusal Diet’ten destek alıyor. Japonya Taiwan kartını uzun süredir oynuyor. Bu zamanda savunma bakanının söylemi, Japonya’nın, potansiyel avantajlarından faydalanmak için Taiwan Adası ile güvenlik iş birliğini derinleştirmedeki çıkarlarına işaret ediyor. Taiwan Boğazı uluslararası ticarette önemli bir geçiş yoludur. Özellikle ihracata dayalı Japon ekonomisi için hayati bir önem arz etmektedir. Bu yüzden, barış ve istikrar Japonya’nın ekonomik çıkarları için önemlidir. Çin ana karası ve Taiwan yeniden birleşirse Japonya, güçlü bir ekonomik güvensizlik duygusuna kapılacaktır. 

ABD ve Japonya’nın burnunu sokmasıyla Taiwan sorunu çözümsüz kalmıştır ve sadece Çin ana karası ile Taiwan için bir sorun haline gelmemiş, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesinin güvenlik ve istikrarını da etkilemiştir. Taiwan ilk ada zinciri olarak adlandırılan bölgenin merkezinde yer almaktadır. Çin ana karası ve Taiwan yeniden birleşirse bu Çin ulusal savunma cephesinin birkaç yüz kilometre öteye ilerleyeceği ve artık ilk ada zincirinin kalmayacağı anlamına gelir. Bu, bölgenin jeopolitik yapısını değiştirecek.

ABD’NİN İKİYÜZLÜ STRATEJİSİ

ABD-Japonya ittifakı, İkinci Dünya Savaşı’nın sonundan bu yana şekillenmiştir. Japonya, güvenlik konusunda ABD’ye güvenmektedir. Savaştan sonra dünya siyasetinde temel ve sistematik değişim, Çin’in yükselişi olmuştur. ABD’nin Çin tanımı, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın söylediği gibi, Çin ABD öncülüğündeki uluslararası liberal düzene meydan okuyan “revizyonist” bir güç olarak damgaladığı ortadadır. Bununla birlikte Japonya kendini gelişmiş Batılı bir ülke ve ABD liderliğindeki liberal düzenin hak sahibi gibi konumlandırıyor. Bu yüzden, Japonya Çin’i güçlü bir aktör olarak düşünüyor. Kısacası Japonya, Çin politikasında ABD’yi takip edecek. 

Çin-ABD ilişkileri en düşük noktasında olduğundan, Çin-Japonya ilişkilerinin de en iyi döneminde olması beklenmiyor. Ayrıca, yönetim temeli zayıf olan Suga, bu yıl sonunda bir genel seçimle ve Covid-19 salgınını yönetmede başarısız olduğu eleştirileriyle karşı karşıya bulunuyor. Bu yüzden, Çin’e karşı güçlü sözler söylemesi ve ABD’den daha fazla güvenlik taahhüdü istemek için Japonya’da sertlik yanlısı şahinleri taklit etmesi gerekiyor. 

Bu arada ABD, Japonya’nın kaygılandığı temel konularda ikili bir oyun oynuyor. ABD, ABD-Japonya Güvenlik Anlaşması’nın Diaoyu Adaları için uygun olduğunu doğruluyor ve Japonya ile güvenlik iş birliğini güçlendirmek amacıyla adaların savunması için bu ülkeyle ortak tatbikatlar düzenliyor. Fakat ABD, Tokyo yönetiminin Diaoyu Adaları üzerindeki egemenlik haklarını kabul etmeyi reddediyor. Şubat ayı sonunda ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, ABD’nin Tokyo yönetiminin egemenlik iddialarını desteklediğini söyledi, ancak “hatasını” hızla düzeltti ve karışıklık için özür diledi.  

ABD’nin ikiyüzlü stratejisi, ABD ve Japonya arasındaki farklı çıkarları gösteriyor. ABD, Japonya’ya cömert bir destek sunması halinde, Tokyo’nun kasten Beijing’i kışkırtmasından ve Çin ile bir çatışma başlatmasından kaygılanıyor. Eğer bu olursa, ABD arzulamadığı bir çatışmanın içine sürüklenecektir. Bu Amerikan çıkarlarına aykırı olacaktır. ABD-Japonya ittifakı sağlam görünüyor, ancak kişisel çıkarları birbirinden uzaklaşıyor ve bu her iki tarafından farkında olduğu bir durum.