CGTN / Bradley Blankenship

Çin’in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi’nde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) istihbaratına dayalı bir komplo olduğunu öne süren eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın eski genelkurmay başkanı Albay Lawrence Wilkerson tarafından 2018’de yapılan bir konuşması yeniden ortaya çıktı.

Wilkerson bu konuşmada, ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA) Çin’in istikrarını bozmak isterse, Xinjiang’da Uygur Müslümanlarını kullanarak bir operasyon düzenlemenin en iyi yol olacağını söylüyor. Wilkerson, “Beijing’deki Han Çinlilerini dışarıdan değil, içeriden itmek için huzursuzluğu körükleyecekler ve bunu Uygurlarla birleşeceklerdi.” diyor.

Aslında geçen yıl Wilkerson’a CGTN için bir köşede atıfta bulundum ve değerlendirmesine dayanarak, ABD ordusunun en azından bir kısmının Afganistan’daki konumunu, askeri yollarla Çin’in Orta Asya’daki Kuşak Yol İnisiyatifi’ne olası bir karşı gelmek veya Xinjiang’daki CIA operasyonları yoluyla Çin’i istikrarsızlaştırmak için önemli gördüğünü söyledim.

Albay Wilkerson ile e-mail aracılığıyla yaptığım yazışmada bana, konuşmasının videosunda belirtildiği gibi, o zamanki ifadesinin, ABD’nin Xinjiang’da karşı istihbarat operasyonları yürüttüğü anlamına gelmediğini kaydetti. Aksine, sözleri Pentagon’daki bazılarının şüphesiz bir seçenek olarak düşündükleri stratejik bir yaklaşımın ana hatlarını çizdi.

Wilkerson, “Benim güçlü çıkarımım Pentagon’un stratejik düşüncesine rağmen, ABD’nin Afganistan’da hiçbir stratejisinin olmadığı yönündeydi ve halen de öyle. Aslında, konuşmamın genel başlığı ve konusu buydu; Suriye, Irak veya Afganistan’da strateji yok, yıllarca tekrarlayan askeri varlığı ve zayiatı.” dedi.

Burada, ABD hükümetini ve nasıl çalıştığını anlamak önemli. Amerika’da kamu politikası karmaşık; bu, arzu ettikleri sonuçlar için yarışan rakip çıkarların karmakarışık bir karışımı. Dış politika da farklı değildir ve bu alanda ulusal güvenlik devleti, her biri kendi arzulanan sonuçları olan farklı stratejilere, amaçlara ve hedeflere sahip birçok organizasyondan oluşur. Pentagon ile CIA iki farklı organizasyondur ve çoğu zaman hedefleri de farklıdır.

ABD HÜKÜMETİNİ ANLAMAK ÖNEMLİ

Bununla birlikte, ABD’nin Afganistan’da tek bir hedefi olmaması, Xinjiang’da Wilkerson’ın ana hatlarını çizdiği karşı istihbarat stratejisinin hiçbir zaman gerçekleşmediği anlamına gelmez. Avrupa ve Orta Doğu’da kapsamlı deneyime sahip eski bir CIA Operasyon Sorumlusu olan Philip Giraldi bana “CIA’nın bilgi toplamak için herhangi bir hedef ülkedeki muhalifleri düzenli olarak kullanması kesinlikle çok muhtemeldir.” dedi, ancak bu özel konu üzerine hiçbir bilgisi olmadığını bildirdi.

Wilkerson bana şunu da açıkladı: “CIA’nın Çin’e karşı bir hain operasyona girişme ya da hatta en üst düzeyde bir operasyon yürütme olasılığının mümkün olmadığını bana asla söyletemeyeceksin. Böyle bir hain operasyon hakkında yalnızca şunu söyleyebilirim, bunun, Irak, Suriye, İran veya Venezuela’da olsun neredeyse tüm CIA operasyonlarının son yirmi yılda kanıtladığı gibi başarısızlığa mahkum olacağıdır. ”

Dolayısıyla asgari olarak ABD ordusunun, en azından Pentagon’un, Xinjiang’daki Uygur Müslüman azınlığı Çin’e müdahale etmek için kullanmayı uygulanabilir bir strateji olarak gördüğünü, böyle bir stratejinin yinelenen bir temaya uyacağını, bunun kesinlikle imkânsız olmadığını ve hatta muhtemelen gerçekleştiğini ya da gerçekleşiyor olduğunu biliyoruz.

Xinjiang’da Uygur Müslümanlarına karşı iddia edilen insan hakları ihlalleri hakkındaki hikâyelerin kendilerine ABD karşı istihbarat serisi olup olmadığı sorulduğunda, en azından Giraldi öyle düşünüyor gibi görünüyordu. Giraldi’ye göre, “Hikâyeler, öncelikle Birleşik Krallık ve ABD tarafından teşvik edilen basın yerleştirmeleridir. Genellikle bir yalan dokusuna sarılmış bir hakikat çekirdeği içerirler”.

Bu “basın yerleştirmelerinin” amacı, açık bir şekilde, ülkeleri Çin ile ilişkilerini sorgulamaya zorlayacak bir skandal yaratarak onu kontrol altına almak olacaktır ki, bunu şu anda, Çin’in insan hakları ihlalleri iddialarına karşı önleminin bir sonucu olarak Çin-Avrupa Birliği (AB) Kapsamlı Yatırım Anlaşmasını batırmak isteyen AB parlamenterleriyle olduğunu görebiliriz.

Bu, açıkça ABD istihbaratı tarafından yönlendirildiği için Çin’in bu iddialara karşı direnişinin neden bu kadar önemli olduğunu vurguluyor. Wilkerson, Adrian Zenz’in yazdığı, ABD’nin Xinjiang’da soykırım iddiası için temel olan raporu hakkında ciddi şüphelerini dile getirdi. Wilkerson bana, “Bu rapora fazla güvenmezdim.” dedi.