Amerika Birleşik Devletleri (ABD); Afganistan’da kendisiyle iş birliği yapan Afgan yurttaşlarını, aileleriyle birlikte (toplam 53 bin kişi) ABD’ye götüreceğini açıkladı. Türkiye bu duruma tepki gösterdi. Benzer bir adımı yıllar önce Irak’ta da atan ABD; Kuzey Irak’ta ABD ile iş birliği yapan Kürtleri de Pasifik’in ortasında ABD’ye bağlı bir ada olan Guam’a götürmüştü. 1996 yılında sayıları 6 bini geçen Kürt, önce Guam adasına, sonra ABD’nin Teksas, Tennessee, Michagan gibi eyaletlerine götürülmüştü. Bunlar, tarihe Guam Kürtleri olarak geçmişti.

Bu iki olaydan çıkan sonuç şu: ABD; kendisiyle iş birliği yapanları, her zaman yüzüstü bırakmıyor, bazen sahip çıktığı da oluyor.

Afganistan’da yaşananları daha iyi anlayabilmek için, Irak’ta neler olduğunu bir kez daha anımsayalım…

Irak; son 40 yıl içinde üç büyük savaş yaşadı. İlki, 1980-1988 arasında süren İran-Irak savaşıydı. İkincisi, 1990-1991’deki Körfez Savaşı idi. Üçüncüsü ise 2003’te ABD’nin Irak’ı işgal etmesi.

Bu savaşlarda milyonlarca insan öldü. Altyapı büyük zarar gördü. Ülkedeki siyasal, toplumsal, kültürel, dinsel, mezhepsel, etnik ayrılıklar, gerilimler, çatışmalar daha da arttı. ABD işgali sonrasında Irak’ta istikrarsızlık, yolsuzluk, yoksulluk, işsizlik, karmaşa, terör, silahlı çatışmalar adeta kurumsallaştı. ABD’nin de baskısıyla Irak fiilen üçe bölündü, Kürtler, Sünniler, Şiiler arasında. Anayasaya göre; cumhurbaşkanı Kürt, başbakan Şii Arap, meclis başkanı Sünni Arap olurken, zaten zayıf olan ulusal kimlik daha da aşındı. Bu süreçte İran’ın Irak üzerindeki etkisi daha da arttı. Merkezi devlet zayıf, kırılgan olduğundan, ABD ve İsrail’in de, ülkede, hele de ülkenin kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetimi üzerinde nüfuzları pekişti

Irak nüfusunda Şiilerin oranı kabaca üçte iki. Irak Türkleri (Türkmenler), yönetimde etkili değiller, ülkenin okur-yazar, ticaret erbabı insanları olarak bilinseler de. Irak genelinde nüfusun yüzde 13’ünü, yoğun olarak yaşadıkları Kuzey Irak’ta ise nüfusun yüzde 25’ini oluşturuyorlar. Fakat 2003’teki ABD işgali sonrasında, bölgedeki Türkmenler katledildiği, sürgün edildiği için, dahası, tapu kayıtları, nüfus kayıtları, arşivler yakıldığı, yıkıldığı, talan edildiği için, kesin ve sağlıklı bilgi almak çok güç. O günden bu yana demografi çok değişti.

ÇÖZÜM: BÖLGESEL İŞ BİRLİĞİ

Bu koşullar altında Türkiye’nin yapması gereken, basın açıklamaları yapıp ABD’ye tepki vermekten ziyade, ABD’nin bölgemizdeki emperyalist saldırılarını ve işgallerini sorgulamak olmalı. Bunun da ötesinde, bölge ülkeleriyle iş birliği yaparak, ABD’nin etkisini darltmalı, manevra sahasını küçültmeli.

Sığınmacı sorunu da, terör de, istikrarsızlık da böyle çözülür çünkü. 

Barış Doster