Amerika Birleşik Devletleri (ABD); Afganistan’dan sonra, Irak’tan da askerlerini çekeceğini açıkladı. Bu açıklamaya inanmak zor. Çünkü hem bölgeye yaptığı yığınak biliniyor hem de “çekiliyorum” dedikten sonra geride “danışman”, “eğitmen”, “uzman”, adı altında bıraktığı askerlerin, özel askeri şirketlerin varlığı. ABD’nin 2003 yılında işgal ettiği Irak’ta etnik, dinsel, mezhepsel kota, kompartıman ve kontenjanlar üzerinden fiilen bölünmüş bir yapı kurduğunu da biliyoruz. Dahası, başkent Bağdat’taki, Irak’ın kuzeyinde Erbil’deki diplomatik misyonlarının sayısı, diplomatik temsilciliklerinin büyüklüğü de malum.

Birlikte soralım.

Afganistan’dan çekileceğini ilan eden ABD’nin, Orta Asya’da askeri üslere sahip olmak istemesi, neyin göstergesi? Irak’tan çekileceğini açıklayan ABD’nin, Suriye’deki varlığı, PKK-PYD-YPG terör örgütlerine verdiği destek, neyin kanıtı? Türkiye’nin, Rusya’nın, Çin’in yakın çevresine yaptığı askeri yığınak, neyin habercisi? Bu, ABD’nin Irak’tan kaçıncı çekilmesi?

Bu soruların yanıtı belli. ABD; yerleştiği bir bölgeden, mecbur olmadıkça, askeri olarak yenilmedikçe, kolay kolay çekilmez. Çekilse de yeniden dönmenin yollarını arar. Hele de enerji zengini coğrafyalar söz konusu ise çekilmemek için direnir veya yakıp yıkarak çekilir.

ABD’nin 2003’te Irak’ı işgal etmeden önce, işgal için nasıl zemin oluşturduğunu anımsayalım kısaca. 1990’daki Körfez Bunalımı sonrasında ABD; Irak’a ağır bir ambargo uygulamıştı. Irak; bir süre sonra, ABD ambargosunu delecek yollar, araçlar bulmuştu. Öyle ki, 2000 yılına gelindiğinde, ambargo etkisini bir ölçüde yitirmişti. Dahası ambargo; halkı olumsuz etkilediği, ülkede gıda ve ilaç sıkıntısı yaşandığı, bu nedenle yüzbinlerce insan öldüğü için, bölgede ve dünyada ABD karşıtlığını da pekiştirmişti. Pek çok ülke, Irak’la ekonomik ilişkiler kurmaya yönelmişti. Bu süreç, 2003’te Irak’ın işgaliyle noktalandı.

ABD’NİN ÖNCELİKLERİ NELER?

Irak’taki istikrarsızlık, ülkenin kuzeyindeki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin yanı sıra, en çok IŞİD, PKK gibi terör örgütlerinin işine yaradı. İran’ın da Irak üzerindeki nüfuzu güçlendi. Fakat bu gelişme Türkiye ve Suriye’yi çok olumsuz etkiledi. 2011 yılının Mart ayında da ABD emperyalizmi Suriye’yi karıştırmaya başladı zaten. Bölgedeki petrolün kimler tarafından çıkarılacağı, hangi güzergâhlar üzerinden batı pazarlarına ulaştırılacağı da bölgenin karıştırılmasının en önemli nedenleri arasındadır.

ABD’nin öncelikleri arasında bağımsız bir Kürt devleti kurulmasının, İsrail ve Suudi Arabistan’ın güvenliğinin sağlanmasının, İran’ın etkisinin kırılmasının, Rusya ve Çin’in artan nüfuzunun geriletilmesinin olduğunu da biliyoruz. Bu nedenle ABD’nin Irak’tan tamamen çekileceğine ihtimal vermiyoruz.

Şunu unutmuyoruz: ABD; kendiliğinden gitmez. Bölge ülkeleri birlikte direnirse gider.

Barış Doster