Global Times / Li Weijian

CNN’e göre Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden pazartesi günü ABD’nin Irak’taki savaş operasyonlarını sona erdirmeyi kabul etti ve aynı gün Irak Başbakanı Mustafa Kazımi ile Beyaz Saray’da görüştü.

2003’te uluslararası toplumun geniş muhalefetine rağmen ABD Irak’ı sözde Irak’ın kitle imha silahlarını yok etmek, Saddam Hüseyin hükümetini devirmek için işgal etti. Hüseyin hükümeti devrileli uzun zaman oldu. ABD 2018’de IŞİD’in yenildiğini ilan etti. Aslında, Irak’taki Amerikan askerlerinin Irak’ta kalmaları için bir neden yok.

Irak ABD askerlerinin ülkesinde konuşlanmasını istemiyor. New York Times Kazımi’nin Biden’dan ABD muharip askerlerinin ülkesini terk etmesini istemek için Washington’a gittiğini yazdı. Aslında, Irak meclisi Ocak 2020’de hükümetten yabancı askerleri ülkeden atmasını ve Birleşmiş Milletler’e (BM) “Irak’ın egemenliğini ve güvenliğini ciddi biçimde ihlal ettiği için” ABD’ye karşı BM’ye resmi bir başvuruda bulunmasını isteyen bir kararı kabul etmişti.

Hüseyin’le ilgilenmek sadece Irak’ın işgali için bir bahaneydi. Washington Irak’ı bir Batı demokrasisine dönüştürmeyi ve Orta Doğu’daki etkisini artırmayı umdu. CNN “(ABD’nin Irak’taki savaş görevinin bitmesinin) Afganistan’da olduğu gibi Amerikan askerlerinin ülkeden çekilmesiyle sonuçlanmayacağını” belirtti. ABD halen Irak ile Orta Doğu’daki etkisini korumak ve Irak’taki askerlerini ülkede tutarak bölgedeki çıkarlarını korumak istiyor olabilir. Örneğin, ABD bölge ülkelerine silah satışını devam ettirmek ve Irak’tan petrol almak istiyor.

ABD’nin Orta Doğu’da küçülme stratejisinin kökleri George W. Bush yönetimine kadar geri götürülebilir. Biden’ın ABD ordusunun Irak’taki savaş görevinin sona ermesi kararı ABD’nin Orta Doğu’da küçülme genel stratejisinin sadece bir parçası. Bazı eski analizlerde küçülmenin asıl olarak Çin dâhil kolektif olarak yükselmekte olan güçlerle ilgilenmeyi hedeflediğini söylemişti. Şimdi, Washington’ın asıl amacının, Afganistan’dan asker çekmekle birlikte çabalarını Çin’e karşı yoğunlaştırmak olduğu ortaya çıkıyor. ABD Beijing’e karşı çeşitli diplomatik, ekonomik ve stratejik araçları seferber etmek için “2021 Stratejik Rekabet Yasası”nı çıkardı. Dolayısıyla, ABD Çin’in yükselişi ile ilgilenmek için daha fazla kaynak toplamak istiyor.

ABD, ÇİN İLE KÜRESEL ÖLÇEKTE TAM BİR REKABETE GİRMEK İSTİYOR

ABD şimdi Çin ile küresel ölçekte tam bir rekabete girmek istiyor. Bu da çoktan artık sır değil ve kesinlikle bölgesel düzeye de yansıyacak. ABD’nin Orta Doğu’da küçülmesi Orta Doğu’yu terk ettiği anlamına gelmiyor. Bölgedeki etkisini başka bir yoldan sürdürmek veya artırmak istiyor.

Biden 2021’de iktidara geldikten sonra Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni taklit etmek için bir “Daha İyi Kurma Planı” önerdi. Plan gelişmekte olan ülkelerde yüz milyarlarca dolarlık altyapı yatırımı yapmayı ve bu ülkelere yardımı öngörüyor. Öneri aynı zamanda Çin’i hedef alıyor ve Çin’in etkisini zayıflatmak ve Kuşak Yol İnisiyatifi’nin yerini almayı hedefliyor. Çin Irak dâhil Orta Doğu’daki ülkelerle iyi ilişkiler sürdürüyor ve Kuşak Yol İnisiyatifi çerçevesinde onlarla çalışıyor. ABD uzun zamandır Çin’in Orta Doğu’daki etkisinden korkuyor.

ABD askerleri 18 yıldır Irak’ta. 2003’teki işgal 200 binden fazla sivili öldürdü. ABD işgali Irak’ta etnik ve dini çatışmaları artırdı ve aşırı IŞİD grubu bu fırsatı kısa bir zamanda Irak ile Suriye’de güçlü bir terörist güç olarak ortaya çıkmak için kullandı.

Bunlara ek olarak Washington Orta Doğu’daki diğer ülkelerin bazılarında da karışıklık ve kargaşaya yol açtı. 2010’daki “Arap Baharı” ilk başta bu ülkelerin iç sorunları ile ilgiliydi. Ama Washington hemen bu mücadeleyi “demokrasi” ve “diktatörlük” arasındaki bir çatışma olarak tanımladı. Bu ülkelerde ayaklanmaları başlattı ve bunun artçı etkileri hâlâ görülüyor. ABD’nin tahriki ile savaşlar Libya ve Suriye gibi yerlerde devam ediyor.