CRI Türk Dış Haberler Servisi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) medyasına göre Joe Biden, Pentagon’un Guam, Avustralya ve Pasifik Adaları’ndaki askeri altyapı inşaları yoluyla Çin’e odaklanarak “Hint-Pasifik” bölgesine öncelik verilmesi yönündeki önerileri kabul etti.

Çinli askeri uzmanlar, incelemenin “Çin tehdit teorisini” yeniden abartarak ABD’nin hegemonik hedeflerine hizmet etmeyi amaçladığının altını çizdi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Biden’ın talimatına dayanarak gizli sürdürülen  çalışmalara mart ayında başlamıştı. Ancak CNN’in bildirdiğine göre, savunma müsteşar yardımcısı Mara Karlin, “Biden’ın Austin’in incelemeden elde ettiği bulguları ve önerileri onayladığını.” söyledi. Karlin, incelemenin ana odak noktasının Çin’e karşı “hızlı bir meydan okuma” olarak vurguladı. Çin’e karşı çıkmak için Pentagon’u “Guam ve Avustralya’daki altyapıyı” geliştirmeye ve “Pasifik Adaları genelinde askeri inşaata” öncelik vermeye ve ayrıca “askeri ortaklık faaliyetleri için daha fazla bölgesel erişim aramaya” yönelttiğini aktaran Karlin çalışmaların sürdüğüne işaret etti.

İncelemeye yanıt olarak, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian salı günü düzenlediği bir basın toplantısında, incelemenin ABD’nin Hint-Pasifik’i militarize etmek, kuşatmak ve kontrol altına alma niyetini tamamen ortaya çıkardığını vurguladı.

SOĞUK SAVAŞ ZİHNİYETİ

ABD’nin Soğuk Savaş’ın hayali düşmanlar yaratma zihniyetinden vazgeçmesini ve açıklama yapmayı bırakmasını talep eden Zhao, “ABD’nin askeri finansmanı artırmak, askeri gücünü genişletmek ve askeri hegemonyayı sürdürmek için ‘Çin tehdit teorisini’ bir bahane olarak kullanmasına kesinlikle karşıyız.” diye konuştu.

Çinli askeri uzman Song Zhongping Global Times’a yaptığı açıklamada, ABD’nin Çin’i incelemede büyük bir zorluk olarak adlandırmasının şaşırtıcı olmadığını çünkü Pentagon’un açıkça “Çin tehdit teorisini” abarttığını kaydetti.

HER YERDE TEHDİT

Song, ABD’nin dünyanın her yerinde düşmanları varmış gibi göründüğünü, bunun nedeninin ABD’nin küresel hegemonyasının insanların kalbini kazanmadığını ve diğer ülkelerin iç işlerine müdahalesinin halk arasında öfkeye yol açtığını söylerken ABD’nin uluslararası düzenin ABD iç yasalarına değil BM Sözleşmesine dayandığını düşünmesi ve anlaması gerektiğine dikkat çekti.