China Daily / Benyamin Poghosyan

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) birliklerinin Afganistan’dan aceleyle çekilmesi, Eşref Gani hükümetinin çöküşü ve Taliban’ın ilerleyişi Afganistan’ı küresel ilginin odağına taşıdı. Bazı ABD’li olmayan uzmanlar ve siyasetçiler Afganistan’daki gelişmelerin ABD’nin küresel bir güç olarak imajını onarılmaz biçimde yaralayacağını ve bunun ABD’nin düşüşünün başka bir katını olduğunu ileri sürerken, birçok ABD’li uzman Washington’ın Afganistan’dan çekilmesini, bunun ABD’nin Asya-Pasifik bölgesine odaklanmasına ve oraya daha fazla kaynak kaydırmasına imkân tanıyacağını vurgulayarak meşrulaştırıyor. Afganistan’ın mineral kaynakları dâhil birçok konuyla ilgili tartışmalar devam ediyor, hayati bir konudan bahsedilmiyor; Afgan halkının geleceği ve kaderi.

Afganistan 1973’te Muhammed Davud han bir darbe düzenleyip Zahir Şah’ı devirip kendisini cumhurbaşkanı ilan ettiğinden bu yana iç çatışmalara gömüldü ve siyasi olarak istikrarsızdı. Han 1978’deki Saur Devrimi’nde öldürüldü ve bu Sovyetlerin 1979’un sonunda ülkeye girmesine yol açtı. Sovyetler Birliği’nin 1989’da çekilmesinden sonra ülkede Taliban 1996’da iktidarı ele geçirinceye kadar süren iç savaş çıktı.

ABD, 2001’de Afganistan Savaşı’nı başlattı ve o zamandan bu yana Afganistan’da düşük yoğunluklu çatışmalar devam ediyor ve Afgan halkı iç savaşın acılarını çekti. Dört tarafı karayla çevrili Afganistan dünyanın en yoksul ülkelerinden biri. Temel altyapısı yok ve Dünya Bankası verilerine göre, Afganistan’ın 2020’deki 20 milyar dolarlık Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) yüzde 43 kadarı dış yardımlardan oluştu.

AFGANİSTAN ALTYAPIYI İNŞA ETMELİ

Daha da kötüsü, Afganistan dünya uyuşturucu üretimi ile tedarikinin lideri ve ABD’nin 20 yıllık işgali sırasında uyuşturucu üretimi kat kat arttı. ABD, 20 yıl süren ulus inşa etme çabalarının başarısızlığından sonra arkasında, 32 milyondan fazla insanın başka bir büyük krizlere karşı karşıya kaldığı, parçalanmış ve yıkılmış bir ülke bıraktı. Dolayısıyla, dünyanın dikkatini Afganistan ve halkının sadece “büyük oyun”daki birer piyon olarak görüldüğü jeopolitik rekabetten Afgan halkının barış içinde yaşayabileceği ve kalkınmaya çalışacağı koşulları yaratmaya yönelterek bu ülkeye karşı yaklaşımını değiştirmesi gerekiyor.

Çin insanlık için ortak geleceğe sahip bir toplum kurma politikası, kazan-kazan iş birliği ve insan yönelimli projeleri ile Afganistan’da durumun istikrara kavuşturulmasında daha büyük bir rol oynayabilir ve ülkenin ekonomisini geliştirmesine yardımcı olabilir. Bu uzun yolculukta ilk adım olarak, Afganistan’ın altyapıyı inşa etmesi ve iş yaratması gerekiyor. Büyük altyapı projeleri genellikle çok büyük sayıda yeni iş arattığı için, bu iki hedef birbiriyle ilişkilidir. Afganistan 2016’da Çin ile Kuşak ve Yol İnisiyatifi çerçevesinde bir mutabakat zaptı imzalamış olsa da ABD’nin girişime karşı olumsuz tutumu nedeniyle, mutabakat zaptı sadece kâğıt üzerinde kaldı. ABD’nin çekilmesi umulur ki, Çin-Afganistan iş birliğini yeniden canlandıracak gerçek fırsatı yaratır.

Afganistan, Çin’i Orta Asya ülkeleri üzerinden İran’a bağlayan bir transit noktası olarak hizmet edebilir. Yakın zamanda, Özbekistan, İran ve Türkmenistan gibi komşu ülkeler birkaç tren yolu hattını Afganistan sınırlarına kadar uzattı ama Afganistan uygun ağına sahip olmadığı için daha fazla ileri götüremedi.

AFGANİSTAN DOĞAL KAYNAKLARI ZENGİN BİR ÜLKE

Afganistan, nadir maden yatakları da dâhil doğal kaynakları zengin bir ülke. Sovyet ve daha sonra Amerikan jeolojik araştırmalarına göre, nadir madenlerin tahmini değeri 1 trilyonu bulabilir. Afganistan bu kaynakları ekonomisini ve Afgan halkının yaşamını iyileştirmek için kullanabilir. Ama bunun için, Afganistan’ın siyasi istikrar ve yabancı ülkelerle ortaklığa ihtiyacı var.

Çin ile Afganistan 2000’da madencilik sektöründe iş birliği ile ilgili bir mutabakat zaptı imzaladı ve bir bakır madeni projesi başlattı. 2011’de Çin Ulusal Petrol Şirketi Afgan yetkilileri ile bir petrol yatağını geliştirmek için bir ön anlaşma imzaladı. Eğer istikrar Afganistan’a geri dönerse, bu tür projeler yeniden canlandırılabilir ve ülkenin kalkınmasına katkıda bulunabilir.

Ek olarak ABD, Afganistan’dan çekilince Afganistan Merkez Bankası’na ait yaklaşık 9,5 milyar doları dondurdu. Muhtemelen ABD’nin baskısı ile, Uluslararası Para Fonu (IMF) Afganistan’ın özel çekim haklarındaki 460 milyon dolara erişimini engelledi. ABD öyle görünüyor ki, Afganistan’ı mahvettikten sonra da ülkeye jeopolitiğin gözüyle bakıyor ve Afgan halkını hiç düşünmüyor.

Aksine Çin, insan yönelimli projeleri nedeniyle Afganistan’da ileri değiştirebilir. Fakat bunun için Afganistan siyasi seçkinlerinin siyasi istikrar, ekonomik kalkınma ve halkın gerçek ihtiyaçlarının önemini kavraması gerekiyor. Ayrıca hiçbir terörist grubun Afganistan topraklarına komşu ülkelere saldırı yapmak için kullanmamasını garanti altına almaları gerekiyor. Eğer bunu sağlayamazlarsa, Afganistan hem içeride hem de dışarıda daha fazla zorlukla karşılaşabilir.