China Daily / Yukio Hatoyama

Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ilişkileri son yıllarda dikkat çekti. ABD Başkanı Joe Biden göreve başladıktan sonra ABD’nin Çin ile ilişkilerini tanımlamak için, selefi Donald Trump’ın kullandığı “çatışma” yerine “rekabet” kelimesini kullandı ama Çin ile ABD arasındaki gerginlik bugün de artıyor. ABD hükümeti “çatışmayı” değerlerin farklılığı olarak açıklıyor.

Ancak, böyle bir çatışmanın kökeni “Thucydides tuzağında”, mevcut güçle yükselmekte olan güç arasındaki ulusal güç farklılığının aşamalı olarak azalmasından kaynaklanan şüphe ve anlaşmazlıklarda yatıyor.

Çin’in bugün nominal Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) ABD’ninkinin yüzde 70’i kadar. Bu nedenle, Çin-ABD çatışması değerlerin farklılığında değil, ulus güç farkının azalmasında yatıyor.

Biden yönetimi Trump yönetimi ile karşılaştırıldığında, Çin’le başa çıkmak için müttefikler ve ortaklar bulmaya daha büyük önem veriyor. Ancak ABD’nin bu müttefik ve ortaklarının da Çin ile önemli ekonomik ya da jeopolitik bağları var. Hiçbir ülke, ABD ile dost olmasına rağmen Çin’e karşı çıkma riskini almak istemeyecektir.

Şirketlere gelince, ham madde ve temel bileşenlerin dağıtılması için kullanılan tedarik zincirlerinin devasa Çin tüketici pazarı ile yakın bağlantıları var. Hükümet yeniden düzenleme istese bile şirketler bu çağrıya uymayabilir.

ÇİN VE ABD ARASINDAKİ YATIRIM YARIŞI UZUN BİR SÜRE DAHA DEVAM EDECEK

Japonya’nın ABD ile yakın ilişkileri var. Bu nedenle, Japonya için aynı anda Çin ve ABD ile ilişkilerini yürütmek zordur. Sonuçta Çin-ABD ilişkilerinin geleceği iki ülkenin bilim ve teknolojideki karşılıklı güçlerine bağlı. Her iki ülke de bunun farkında ve bilim ile teknoloji sektörlerindeki rekabet güçlerini artırmak için büyük yatırımlar yaptı. Çin ile ABD arasındaki yatırım yarışının çok uzun bir süre daha devam etmesi bekleniyor.

Çin-ABD anlaşmazlığının yoğunlaşmasına her zaman olumsuz bakmışımdır, çünkü bu sadece Covid-19 salgınının karanlığı ortasında küresel ekonomik toparlanmayı yavaşlatmadı, aynı zamanda bölgesel güvenlik ortamını da yıktı.

ABD, Çin ile düşmanlıklarını azaltmak zorunda. Eğer ABD, Çin ile birlikte çalışır ya da Çin ile iyi bir tarzda rekabet ederse, bu dünya ekonomisine ve stratejik istikrarına büyük yarar sağlayacaktır. Çin kültürünün yumuşak gücünü geliştirme konusunda büyük bir başarıya ulaştı. Örneğin bunu, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in önerdiği Kuşak ve Yol İnisiyatifi yoluyla yaptı.

Eğer bu girişim Kuşak ve Yol boyundaki ülkelerin ekonomik kalkınmasını, kazan-kazan sonuçları ile sağlar ve gelişmekte olan ülkelerde daimi bir şekilde yoksulluğun azaltılmasını hızlandırırsa, “Çin tehdidi” teorisi gibi konulardaki tartışmalar ortadan kalkacaktır. Japon hükümeti ve şirketleri Kuşak Yol İnisiyatifi konusundaki tutumlarını açılamamış olsalar da ben Japonya’nın bu girişime aktif biçimde katılacağını ve girişimin kapsamlı başarısına Çin ile birlikte katkılarda bulunacağını umuyorum.

Cumhurbaşkanı Xi’nin savunduğu gibi, dünya insanlık için ortak bir geleceği olan bir topluluktur ve bu Covid-19’un küresel olarak yayılması ve küresel çevre sorunları tarafından kanıtlandı. Bütün insanlar ortak bir geleceği aynı topluluk içinde yaşıyor.

Bu nedenle, Konfüçyus’un önerdiği “yardımseverlik” ve “bağışlama” ruhunu ve “dostluk” ruhunu ileri götürmeliyiz. Bütün insanların iş birliği yapması ve Kuşak Yol İnisiyatifi’ni “dostluk ruhu” içinde gerçekleştirmeye çalışması gerekir.