Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) başta Almanya Başbakanı Angela Merkel olmak üzere birçok Avrupalı siyasetçiyi dinlediği ortaya çıktı.

Merkel dışında Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, eski Almanya ana muhalefet partisi lideri Peer Steinbrück, Norveçli, İsveçli, Alman ve Fransız siyasetçiler ile üst düzey kamu görevlilerinin, NSA tarafından hedef seçilerek izlendiği ve dinlendiği belirlendi.

Bu skandalı ortaya çıkaran ise “ortak gazetecilik çabası” oldu: Haberi yayımlayan Danimarka Devlet Televizyonu DR’ydi. DR bu büyük araştırma dosyası haberini İsveç Devlet Televizyonu (SVT), Norveç Devlet Televizyonu (NRK), Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung, Alman Birinci Televizyon Kanalının (ARD) bünyesinde bulunan WDR ve NDR ile Fransız Le Monde gazetesinin katkılarıyla yaptı.

Peki, neden Danimarka Devlet Televizyonu? Çünkü ABD, Merkel başta Avrupalı siyasetçileri Danimarka üzerinden dinlemişti.

ABD-DANİMARKA ANLAŞMASI

Habere göre ABD ile Danimarka arasında 1990’lı yılların sonlarına dayanan bir kablo anlaşması var. Bu anlaşmaya göre Danimarka hükümeti, topraklarından ve kara sularından geçen internet ve telekomünikasyon kablolarındaki bilgileri ABD’nin erişimine veriyor.

Aslında ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile Danimarka Askeri İstihbaratı (FE) arasında yapılan anlaşma, Rusya ve Çin’i izlemek içinmiş. Ancak NSA, bu anlaşmayı aynı zamanda Avrupalı müttefiklerini izlemek için de kullanmış ve bunu da Dunhammer Operasyonu olarak adlandırmış.

Danimarka Askeri İstihbaratı, NSA’nın Avrupalı siyasetçileri izlediğini fark edip, Mayıs 2015’te raporlamış. Ancak bu rapor kurum içinde kalmış. Danimarka Savunma Bakanı Trine Bramsen ise İstihbarat Teşkilatlarını İnceleme Kuruluna eksik belge ve yanlış bilgiler verdiği için Danimarka Askeri İstihbaratı’nın üç üst düzey yetkilisini 21 Ağustos 2020’de görevden uzaklaştırmış.

8 YIL ÖNCE DE AYNI DURUM YAŞANMIŞTI

Bu skandal, ABD’nin müttefiklerini dinlemekten asla vazgeçmediğini bir kez daha ortaya koymuş oldu. Zira ABD Soğuk Savaş boyunca müttefiklerini denetim altında tutmak için Gladyo tipi gizli NATO örgütlenmesine ek olarak, istihbaratı aracılığıyla Avrupalı siyasetçileri ve yöneticileri dinlemiş ve izlemişti.

Ancak ABD’nin bunu Soğuk Savaş’tan sonra da sürdürdüğü anlaşılmıştı. Obama döneminde ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) Merkel başta dünya liderlerini dinlediği belirlenmişti. Skandal, ABD istihbarat analisti Edward Snowden’ın 2013’te ifşa ettiği binlerce gizli belge sayesinde ortaya çıkmıştı. Berlin Washington’a tepki göstermiş, Merkel “Dostlar arasında birbirini dinlemek olmaz” demişti. Ancak Alman Federal Başsavcılığının konuyla ilgili açtığı soruşturma 2015’te durdurulmuştu!

Zira ABD, hâlâ Almanya’da güçlüydü ve gizli NATO örgütlenmeleri hâlâ işbaşı halindeydi!

MACRON’DAN SERT, MERKEL’DEN YUMUŞAK TEPKİ

8 yıl sonra ABD’nin Avrupalı müttefiklerini dinlemeyi sürdürdüğünün ortaya çıkması, ne yazık ki Fransa dışında güçlü bir tepki görmedi.

Fransa’nın Avrupa Birliği (AB) İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Clement Beaune olayı “son derece vahim” olarak niteledi ve “AB üyesi Danimarka’nın Amerikan istihbaratıyla iş birliğinde yanlışlar ve hatalar yapıp yapmadığının teyit edilmesi gerektiğini” belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Almanya-Fransa Bakanlar Konseyi toplantısının ardından Almanya Başbakanı Angela Merkel ile yaptığı ortak basın toplantısı sırasında konuya değindi ve olayı “kabul edilemez” diye niteledi. “Müttefikler arasında böyle bir şey kabul edilemez, hele müttefiklerle Avrupalı ortakları arasında daha da kabul edilemez” diyen Macron, ABD ve Danimarka’dan açıklama beklediğini söyledi.

Merkel ise olayı Macron’a göre oldukça yumuşak değerlendirdi ve “Almanya’nın Danimarka ve ABD ile ilişkilerinde kalıcı bir zarar görmediğini” belirtti. Merkel, “Yakın müttefiklerimize yönelik saldırılar kabul edilemez. Bu, Danimarka yetkililerinin sadık kaldığı sistematik bir ilkedir” diyen Danimarka Savunma Bakanı Trine Bramsen’in açıklamasını yeterli bulduğunu ve memnuniyetle karşıladığını söyledi.

ABD’NİN ÖZEL SAVAŞ HAZIRLIĞI

Dunhammer Operasyonu, ABD’nin Soğuk Savaş operasyonlarının belli ölçülerde devam ettiğini bir kez daha gösterdi. ABD’nin “müttefiklik” ilişkisinin, müttefiklerini denetim altında tutabilmek için her türlü hukuk dışılığı barındırdığını bir kez daha ortaya koydu.

Soğuk Savaş döneminin Avrupa’daki Gladyo örgütlenmeleri anımsanınca, yine geçen haftalarda ortaya çıkan Pentagon’un 60 bin kişilik gizli ordusuna daha fazla odaklanmak gerektiği anlaşılıyor.

Zira 130 şirket üzerinden kurulan bu 60 bin kişilik gizli ordu, ABD’nin “özel savaşa” hazırlandığına işaret ediyor.

Önemle belirtelim: Müttefikleri dinlemek ve izlemek, son tahlilde müttefik ülkelerde operasyon yapmak içindir!

Mehmet Ali Güller