Haber/Yorum: Mehmet Emre Öztürk

Alaska’da gerçekleştirilen Çin-Amerika Birleşik Devletleri (ABD) görüşmeleri iki ülkenin üst düzey diplomatları bir araya geldi. Basın karşısında gerçekleşen görüşmeler hararetli söylemler ile ilerlediği gözlemlendi.

ABD Dışişleri Bakanı Blinken’ın, Alaska’da yapılacak görüşmeler öncesinde Tokyo ve Seul’de yaptığı açıklamalar bölgede Çin karşıtı bir ittifakın oluşumu için suçlamalar ve asılsız iddialara dayanan söylemlerden oluşuyordu. Diplomasi adına masaya oturulan Alaska’da bu söylemlerin devam ettirilmek istenmesi, Çinli üst düzey diplomatların tepkisine neden oldu.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ve Dış İlişkiler Çalışma Komitesi Genel İşler Ofisi Başkanı Yang Jiechi ABD heyetinin Çin’in iç ve dış politikasına dair kullandığı kışkırtıcı söylemlere karşı diplomasi kuralları çerçevesinde duruş sergilemeyi tercih etti. Blinken’ın konuşması esnasında Çin heyetini küçümseyici ifadeler kullanması, Yang Jiechi tarafından tepkiyle karşılanırken, “Sizi daha iyi düşündüm. Temel diploması ve görgü kurallarına uymanızı bekliyoruz.” diyerek, ABD heyetinin nezakete davet etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, iki ülke arasındaki stratejik diyalog sürecini Çin’in iç işleri üzerinden yönetmek isterken şaşırtıcı olmayan üç konu üzerinden hareket etti: Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi, Hong Kong ve Taiwan.  Deneyimli diplomat Yang, bu söylemler ile Çin’i bastırma ve kontrol altına alma girişimlerinin işe yaramayacağının altını çizdi.

ABD GERÇEKLERİ KABUL ETMEK ZORUNDA

Beijing tarafının bir anlaşmazlıktan kaçınıp karşılıklı saygı çerçevesinde ABD ile iş birliğine gitmek istediği aşikâr. Ancak Biden yönetimi “sert” görünerek Çin’e bazı konularda baskı yapma yapmaya çalışıyor. Kameralar önünde Biden yönetiminin güçlü görünmek istemesi gösterişten öteye gitmeyecektir. Kulis ardında herhangi bir müzakereye hayır diyecek kadar güçlü bir ABD yokken, artık küçümsenecek bir Çin’in olmadığı da iyi biliniyor. Toplantılar ile ilişkilerin giderilmesi ve çatışmalardan kaçınılması için ABD en makul kararları almalı. Hegemonyanın ısrarla reddedildiği bir dünyada iş birliği ve diyalogdan uzak bir ABD güç kazanmak yerine kendini boşluğun ortasında doğru iterek kaybeden taraf olcaktır.

ÇİN HEYETİNDEN DİYALOĞUN SÜRDÜRÜLMESİ ÇAĞRISI

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi görüşmeler ardından yaptığı açıklamada, Çin’in, ABD ile yarı yolda buluşacağını umduğunu ve özellikle iki tarafın birbirlerinin temel çıkarlarına ve temel endişelerine saygı göstermesi gerektiğini söyledi. Bu temelde Çin-ABD diyaloğunun kapısının her zaman açık olacağını vurguladı.

Öte yandan Wang, Çin tarafının, ABD tarafına egemenlik ve toprak bütünlüğünün kırmızı çizgileri olduğunu belirterek, ABD tarafının Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını hafife almaması ve Çin halkının ulusal onuru, meşru hak ve çıkarları koruma iradesin önemine değindi.

Yang Jiechi ise, Çin-ABD üst düzey stratejik diyaloğunun samimi, yapıcı ve faydalı olduğunu gazetecilerle paylaştı. Yang, “İki taraf, ikili ilişkileri sağlam ve istikrarlı bir yolda ilerletmek için karşılıklı saygı ve kazan-kazan iş birliği ruhu içinde ele hareket etmelidir.” ifadelerine yer vererek diyalog sürecinin ihtiyacına dikkat çekti.