Li Li, Zheng Hangen | China Daily

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) düzenlediği sözde “demokrasi zirvesi”, dünyadaki birçok kimsenin aynı soruyu sorduğu, garip bir zamanda toplanıyor: Amerika’nın işleyen bir demokrasisi var mı?

‘DEMOKRASİ FENERİ’ SÖNÜYOR

Pew Araştırma Merkezi’nin yakın zamanda yaptığı bir araştırma Batı ülkelerinin halkları arasında Amerikan demokrasisi ile ilgili aşırı karamsar bir görüş olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre “çok az” kimse Amerikan demokrasisinin “diğerleri için takip edecek “iyi bir örnek oluşturduğuna” inanıyor. Associated Press-NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı başka bir araştırma ise Amerikalıların yaklaşık yarısının demokrasinin ülkede uygun biçimde işlemediğine inandığını gösterdi.

Şurası açık ki, kendinden menkul “demokrasi feneri” dünyanın gözleri önünde sönüyor. ABD’nin siyasi sistemi ile ilgili artan hayal kırıklığı, Amerikan demokrasisi için açık bir rezalet olarak görülen bir dizi olayın sonucu. Bunlar; Kongre binasına yapılan ölümcül saldırı, kitlesel Siyahların Hayatı Önemlidir protestoları ve Afganistan’dan aşağılayıcı geri çekilme.

ABD’NİN BAŞARISIZ YÖNETİŞİMİ

Amerikan demokrasisinin kötü işlemesi her şeyden önce yönetişimin başarısızlığına yansıyor. Oldukça kutuplaşmış bir siyasi iklimde, Demokratlar ve Cumhuriyetçiler, silahların kontrolünden sağlık ve salgınla mücadeleye kadar hemen her kamusal sorunda birbirinden ayrışmış bir şekilde durmaya devam ediyor bu da yönetişimi aşırı beceriksiz ve etkisiz hale sokuyor.

Siyasetçiler sonu gelmez şekilde didişip kavga ederken bunun sonuçlarına sıradan Amerikalılar katlanıyor. Washington Post forum köşesinde Nisan’da yayınlanan bir yazıda ülkedeki yaygın silahlı şiddetine atıfla “Felç olmuş bir demokrasi bizi koruyamaz.” denildi.

Bu arada, toplumsal eşitsizlik, sistemik ırkçı ayrımcılık, genişleyen zenginlik farkı ve artan popülizm Amerikan demokrasisinin krizini daha da ağırlaştırdı ve ülkeyi daha da fazla parçaladı.

ABD’NİN DOLAR DEMOKRASİSİ

ABD demokratik sistemi ayrıca ölümcül bir şekilde hatalıdır. Bu sistem, hiçbir zaman halkın temel çıkarlarını gerçekten temsil etmediği gibi gerçekten seçmenler tarafından yönetilmedi.

Aksine, Amerikan siyaseti çoktan dejenere olarak sadece bir para oyununa dönüştü. 2020 ABD seçimlerinin toplam maliyetinin 14 milyar dolar olduğu hesaplanıyor, bu çok büyük meblağ son iki seçim döneminde harcananın toplamından daha fazla.

Amerika’nın dolar demokrasisinde, süper zenginler ve çeşitli ayrıcalıklı seçkin gruplar perde arkasından yönetir ve ipleri elinde tutar. Siyasetçiler sadece vekillerdir ve sahiplerinin isteklerini yerine getirir.

Northwestern Üniversitesi Felsefe Profesörü Cristina Lafont İspanyol El Pais gazetesinde Kasım ayında yayınlanan bir makalesinde, “Demokrasi kriz içinde… Vatandaşlar siyasi etki güçlerini kaybetti çünkü güçlü aktörlerin kamu dışında siyasi kararlar almasına imkân tanıyan çok sayıda kısa yollar var.” diye yazdı.

ABD kendi kaotik siyasi sistemine gözlerini kapayarak, hala sözde demokrasisini küresel hegemonya için başkalarına empoze etmeye kafayı takmış durumda. Ancak Washington’ın dünyanın diğer bölgelerine sadece sonu gelmez yıkım ve ölüm ihraç ettiği ortaya çıktı.

Bütün bu trajik olaylar, basit bir gerçeğe, Amerikan demokrasisinin yalnızca içerde ve dışarda işlevsiz olmasına değil aynı zamanda gerçek demokrasinin ruhuna da aykırı olduğuna işaret ediyor. Küresel toplum, böylesine karmakarışık, çürüyen ve yıkıcı bir demokrasiye aldanmayacaktır.