Global Times

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) 100. yıl dönümü yaklaşırken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve bazı diğer Batılı ülkelerin devlet fikir savaşı makineleri, uluslararası toplumun ÇKP’nin Çin’in gelişmesine öncülük etmekteki başarılarını kabul etmesine engel olmak için ÇKP’ye saldırılarını artırdılar. Aynı zamanda Çin’in kalkınma modelini lekelemek ve Çin’le ilgili uluslararası kamuoyuna zarar vermeye çalışıyor.

Bu ülkeler yıl dönümünün “endişeli bir 100. yaş günü” olduğunu söyleyerek, ÇKP’nin yönetişimine “istikrarsız” ve “güven kaybı” gibi etiketler yapıştırmaya çalışıyorlar. Böyle bir söylem gülünçtür. Bu daha çok Batı’nın, kendi toplumları giderek daha çok öz güvensiz hale geldiği için, kendi sinirlerini gevşetme ve Batılı seçkinleri cesaretlendirme çabasına benziyor. 

Şu anda, Çin mi yoksa müttefikleri ile birlikte ABD mi derin endişe içinde? İster Beyaz Saray ister Capitol Hill’de olsun, sık sık gündeme getirilen konu Çin’dir. Çin’e odaklanmaları dikkate alındığında, ABD’nin yaptığı her şey Çin’le rekabet etmeyi hedefliyor. Washington Çin’in ABD’yi dengeleyebilecek bir güç haline gelmesinden endişe duyuyor. Bu nedenle Washington’daki seçkinler Çin’in “dünyanın geleceğine egemen olmasına” ya da “21. yüzyılın kurallarını belirlemesine” izin vermeyecekleri üzerinde ısrar ediyorlar. Böylece Çin ile birçok alanda ülkelerinin Çin ile rekabet etmesini istiyorlar. Eğer gerçekten sosyalist Çin’in çökmekte olduğunu düşünüyorlarsa, böyle bir telaş içinde olmak yerine sadece bu çöküşün gerçekleşmesini beklemeleri gerekir.

Birçok ABD seçkini ve diğer Batılı ülkelerdeki seçkinler ÇKP’ye saldırıyor. Bunu egoizmleri ile halkı kandırmak için yapıyorlar. Ama Çin, düzenli biçimde ve hızla ilerliyor. İç sorunlarını ve çelişkilerini çözmeyi başardı. Bu Batılı seçkinler Çin’in adım adım kendilerini yakaladığını görünce, Çin’le ilgili eski algılarında yanlış olan bir şey olduğunu ve Çin ile gelecekteki rekabetlerinin farklı olacağını anladılar. Böylece, bastırılamaz biçimde endişelendiler, ancak kibirli olmaktan vazgeçmeye gönülsüzler. Batı’daki bu tür seçkinlere Çin’in gerçeklerinden giderek daha çok koptuklarının söylenmesi gerekiyor. Zamanın gerisinde kalıyorlar. Bugün, Çin halkının güveni her zamankinden daha fazla ve ÇKP’yi destekleme ile takdirleri partinin geçen 100 yıldaki biriken başarılarının sonucudur.

ABD, ÇİN’İN KALKINMASINI ENGELLEMEK İÇİN MÜTTEFİKLERİNİ HAREKETE GEÇİREMEYECEK

Çin halkı “Çin karakterli sosyalizm” yolunun güç ve refaha götüren gerçek yol olduğu konusunda daha kararlı hale geliyor. Batı hakkındaki yanılgıları daima açık gerçekler tarafından ortadan kaldırıldı. ABD’nin Covid-19 salgını sırasındaki başarısızlığı ve Washington’ın geçen yıllarda Çin’i kirli kuşatması Çin halkına bir ders verdi. ÇKP’nin sağlam liderliği olmadan, Çin ulusunun bir geleceği olmaz ve Çin ABD ile müttefikleri tarafından uzun zaman baskı altına alınır, sindirilir hatta parçalanabilir. Çin halkının büyük çoğunluğunun bugünkü anlayışı ve inancı budur.

ÇKP bu ülkeyi yönettiği sürece ABD, Çin’i yenmek ve Çin’in kalkınmasını engellemek için müttefiklerini harekete geçiremeyecek. Bu Çin halkının geçen birkaç yıldaki mücadeleler sonucunda kesin biçimde ulaştığı sonuçtur. Çin toplumu bugün sadece ABD’nin stratejik dışlamasına uyum sağlamakla kalmadı, aynı zamanda Washington’ın düzensiz davranışlarını daha fazla küçümsüyor. Çin kamuoyunda Washington’ın Çin karşıtı performansı ve ABD’nin iç yönetişiminin karmaşasını alaya almak yeterince yaygın hale geldi.

Kendi yolumuzu takip etmek için ÇKP’nin etrafında sağlam biçimde birleşmenin Çin ulusunun büyük modernizasyona giden tek düz yol olduğunu biliyoruz. ABD’nin siyasi imgesi Çin halkının zihninde çöktü ve Çinlilerin gözünde birçok bakımdan “olumsuz bir örnek” haline gelmeye başladı. Bu resmi propagandanın sonucu değil, ABD algılarındaki biriken farklılaşmanın sonucu.

Çin halkı için kesinlikle bir “yol gösterici” olarak ABD yok oldu. Bazı Amerikalı seçkinlerin kendi fikirlerini Çin’e öğretme anlayışını kesinlikle terk etmeleri gerekiyor. Ne Çin halkının algısını şekillendirmek için ahlaki kaynaklara sahipler ne de Çin’i istedikleri gibi siyasi olarak değiştirme gücüne sahipler. Onlar için Çin’le yaşamanın tek rasyonel ve mümkün yolu var; Çin’in kendi ülkelerinden farklı olduğunu kabul etmek ve onunla iş birliği yapmak.