Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, dünya ekonomisinin yılın ilk yarısını nasıl geçirdiğini değerlendirdi.

2021 yılın ilk yarısının geride kaldığını belirten Altay Atlı, “Bu altı aya ekonomik açıdan ve küresel ekonomi açsından baktığımız zaman birtakım konuların ön plana çıktığını görüyoruz.” ifadesini kullandı.

Pandeminin ekonomi üzerinde etkisinin sürdürdüğüne dikkat çeken Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Yılın ilk altı ayında küresel ekonomide üç konunun ön plana çıktığını düşünüyorum. Bunlardan birincisi ve en önemlisi ekonomik toparlanın dünyanın birçok yerinde başlamış olması ve giderek pandemi öncesi seviyelere ulaşması.

Ekonomiye destek paketleri, ekonomiyi canlı tutmak ve ekonomideki olası krizleri engellemek için dünyanın birçok yerinde kullanıldı ve kullanılmaya da devam ediyor. 2021’de bunun dönüşümü, ekonomiler üzerindeki olumluya doğru giden rakamları da almaya başladık.

Çin ekonomisine pandemin en ağır etkisi 2020’nin ilk çeyreğinde olmuştu. Çin’e baz etkisini ise 2021’in ilk çeyreğinde gördük. Çin ekonomisi bir önceki yılın ilk çeyreğine göre, yüzde 18,3 oranında büyüdü. Yılın ilk çeyreği Çin için önemliydi ama dünyanın geri kalanının çoğunluğu adına ikinci çeyrek rakamlarına ihtiyacımız var. Çünkü dünyanın birçok yeri pandeminin etkisini ikinci çeyrekte yaşamıştı. O nedenle 2021’in ikinci çeyrek rakamlarını bekliyor olacağız.

YILIN İLK YARISINDA ÖZELLİKLE EMTİA PİYASALARINDAKİ FİYAT ARTIŞLARI DİKKAT ÇEKTİ

İkinci konuya geçersek, 2021’in ilk yarısında şunu gördük. Dünya genelinde artan enflasyonist baskılar. Enflasyon fiyat seviyelerinin giderek yükseliyor olması. Bu da dünya genelinde görülmekte olan bir durum ve aslında toparlanma süreci ile bağlantılı bir durum.

Yılın ilk yarısında özellikle emtia piyasalarındaki fiyat artışları dikkatimizi çekti. Bu biraz da ekonomik toparlanma sürecinden kaynaklanıyor. Çünkü ekonomik toparlanma ile birlikte üretim devam edince üretim için girdiye ihtiyacınız var. Kapanan ekonomiler tekrar çalışmaya başlayınca bir an önce pandemi öncesi seviyelere ulaşma ihtiyacı ortaya çıkıyor. O zaman da birden girdilere ihtiyaç artıyor. Bunun sonucu olarak fiyatların da yükseldiğini gördük.

ABD-ÇİN TİCARET SAVAŞLARI KÜRESEL EKONOMİYİ ETKİLEDİ

Üçüncü ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Çin arasındaki ticaret savaşları küresel ekonomiyi etkileyen konu oldu. Önce ticaret savaşları ile başladı sonra teknoloji savaşlarına döndü. Bu süreç devam ediyor. Hatta şiddetlenerek devam ediyor bile diyebiliriz. Şimdi de büyük veri üzerinden şirketlerin ellerinde bulundurdukları veriler üzerinden bir rekabet oluştuğunu görüyoruz.

ABD-Çin arasındaki rekabet 2021’de artık çok şiddetlendi ve artık topyekun bir stratejik mücadele sanki bir satranç hamlesi misali rekabete dönüştü. Bu yılın ikinci yarısında ve 2022 yılında da devam edecek. Yeni hamlelerle sürecek bir süreç olarak yılın ilk yarısında karşımıza daha net bir şekilde çıktı.”