Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Ürdün’ün de aralarında olduğu ülkelerde stratejik öneme sahip silahlarını çekmesi, Afganistan’dan çekilme takvimini hızlandırması bölgeyi izleyen uzmanlar arasında tartışılıyor. Konuyu CRI Türk’te Kamil Erdoğdu ve Mehmet Kıvanç’ın hazırladığı Dünya Postası programında değerlendiren Emekli Büyükelçi Osman Faruk Loğoğlu, bu konuda şunları söyledi:

“ABD, Orta Doğu’da uzun zamandır var ve olmaya devam edecek. En baştaki sebep de İsrail’in güvenliği. İsrail’in güvenliğini sağlamak için ABD hiçbir zaman Orta Doğu’yu elinin altından çıkarmayacak.”

Biden’ın “Amerika geri döndü” sloganıyla eş anlı çekilme kararları vermesinin yanılgıya yol açmaması gerektiğini vurgulayan Loğoğlu, “Birtakım geri çekilmeler var. ABD biraz çekilirken bunun yerini dolduracak başka hamleler yapacaktır.” ifadesini kullandı.

“ABD sahadan tümüyle çekiliyor” türünden yorumların “kesinlikle hata olacağını” kaydeden Loğoğlu, “Amerika’nın küresel varlığı dünyanın her tarafında siyasi, stratejik askeri gücünün görülmesine bağlıdır.” dedi.

ABD’nin tamamen çekilmesini öngören yeni bir stratejik doktrin de olmadığı belirten Loğoğlu, kısmi çekilmelere karşın bunu telafi edecek başka hamleler beklenmesi gerektiğini bildirdi.

ABD TÜRKİYE’DEN NE İSTİYOR?

Her geçen gün yeni anlaşmazlık başlıklarının eklendiği Türk-Amerikan ilişkilerinde gerilime neden olan son madde ABD Dışişleri Bakanlığının Türkiye’ye yönelik “çocuk savaşçı” suçlaması yöneltmesi oldu. Emekli Büyükelçi Loğoğlu, ABD’nin bu iddiasıyla ilgili şunları aktardı:

“ABD, Biden yönetimi Türkiye’yi birçok planda sıkıştırma yaklaşımına devam ediyor. Bölgesel konuların yanı sıra bu sefer ‘çocuk askerler’ konusunda bir suçlamada bulundu. Bu iddianın doğru olabileceğini düşünmüyorum. Türkiye’nin Suriye’de yaptığı bir sürü yanlış var ama bunlar arasında Türkiye’nin çocuk asker kullandığı olgusu bana göre doğruyu yansıtmıyor.”

“Bu suçlamayı yapan ABD, son 50-60 yıldır dünyanın her tarafında savaşan ABD’nin bu konuda kendi sicili temiz değil.” diyen Loğoğlu, “Zaten gergin olan Türk-Amerikan ilişkilerine yeni bir boyut eklenmiştir.” diye konuştu.

Faruk Loğoğlu, “ABD Türkiye’den ne istiyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:

“ABD, bölgede Türkiye’nin her konuda dediklerini tamamen yapmasını, Suriye’de, Irak’ta, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ta ABD için sıkıntı çıkarmamasını istiyor. Türkiye’nin Rusya ile bu kadar içli dışlı olmasını istemiyor. Türkiye’nin NATO çerçevesinde diğer ülkelerin üstlenmek istemeyeceği diğer hususlarda örneğin Kabil Havaalanı’nın korunması gibi konularda Türkiye’nin öncü rol almasını talep ediyor.”

“AFGANİSTAN’DA DÖRT DEFA DÜŞÜNMEK GEREKİR”

Afganistan Havalimanı’nın korunması girişimini “Türkiye’nin ABD karşısında vermeye hazır olduğu tavizler” arasında gören Loğoğlu, bu çabanın; “Amerika’nın gönlünü kazanma hamlesi” olduğunu söyledi.

Emekli Büyükelçi Loğoğlu ayrıca “Mevcut iktidarın Türkiye içindeki sıkıntılarının artması nedeniyle Türkiye’nin ABD karşısındaki konumunun daha da zayıflayacağını ve dolayısıyla daha fazla ödünler verebileceğini düşünmek mümkün.” diyerek konuyu iç siyasetle ilişkilendirdi.  

“Türkiye’nin Afganistan ile tarihten gelen özel ilişkilerinin olduğunu vurgulayan Loğoğlu, buna karşın “Taliban gerçeğinin” dikkate alınması gerektiğini belirterek şunları paylaştı:

“O gerçek ne diyor bize; ‘Türkiye’yi severiz, Türk askerine saygımız var ancak Türk askeri de buraya NATO operasyonu çerçevesinde gelmiştir. 2020’de varılan anlaşma uyarınca bütün NATO askerlerinin Afganistan’dan çekilmeleri gerekmektedir. Bu, Türkiye bakımından da geçerlidir. Türkiye’nin de askerlerini çekmesi lazımdır.’ diyor.

Şimdi Türkiye, Taliban’ın bu duruşuna karşın ‘ben yine de giderim’ derse bu çok vahim bir hata olur. Türk askerlerini Taliban’ın hedefi haline getirir. Maalesef Taliban bunu açıkça söylemiştir. Taliban; ‘Eğer her şeye rağmen Türkiye gelirse Türk askeri işgalci konumunda olacaktır.’ demiştir.”

“Türkiye’nin dört defa düşünmesi lazım.” diyerek uyarıda bulunan Loğoğlu, Türk askerinin Afganistan’da göreve devam etmesi için gerekli gördüğü koşulları ise şöyle sıraladı:

“Taliban ve Afgan hükümeti ortaklaşa çağrı yaparlar. Bence bu bile tam yeterli değildir. NATO operasyonları 20 yıldır Afganistan’a barış getiremedi. Bu nedenle bir uluslararası varlığın bundan sonraki mevcudiyeti; NATO’dan tamamen sıyrılmış, uzaklaşmış, kopmuş, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararına dayanmalı.”

Loğoğlu sözlerini şu şekilde noktaladı:

“Türkiye’nin Taliban Afgan hükümeti ortak çağrısı ve BMGK ortak kararı olmadan Kabil Havaalanı’nda üslenmesi çok yanlış tehlikeli bir karar olur. Afganistan’a yardımcı olmak sadece Kabil Havaalanı’nın korunması değil Afganistan’ın bütün unsurlarına sahip çıkarak oraya bir an önce barış, istikrar ve huzur getirecek adımların ister ikili, ister bölgesel, ister çok taraflı planda atılması yönünde Türkiye yardımcı olmalıdır.”