Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan’da yenilmesi ve çekilmesi, ülkede siyasi gerilimi artırdı. Afganistan’ın göç, terör, uyuşturucu, istikrarsızlık gibi sorunlarla anılması, ABD’nin Orta Asya’da üs edinme çabası, dünyanın ve bölge ülkelerinin gündeminde öne çıkarken, ABD’de ise yenilginin ve çekilme sırasında yaşananların sorumluları aranıyor. 

Bu süreç en fazla ABD Başkan Joe Biden üzerindeki baskıyı artırdı. Biden, başkan olduktan sonra en fazla eleştirildiği dönemi yaşıyor. Onu destekleyen medya bile onu eleştiriyor. Tahliye görüntüleri, ABD Ordusu’nun Afganistan’dan ayrılışına ilişkin fotoğraflar hafızalara kazındı. ABD askerleri, Taliban’ın eline geçmesin diye bazı silahları imha ederken, pek çok silahın Taliban’ın eline geçmesini engelleyemediler.

ABD’nin 20 yıllık işgali boyunca ABD için çalışan, tercümanlık, mihmandarlık, muhbirlik yapan Afgan yurttaşlarının büyük kısmı, aileleriyle birlikte tahliye edildi. Biden, toplam 120 bin kişinin tahliye edilmesiyle övündü. Bunun, tarihteki en büyük tahliye operasyonlarından biri olduğunu söyledi. Fakat Afganistan’da halen ABD adına çalışan ve tahliye edilmeyen çok sayıda Afgan yurttaşı var. Üstelik bunların listesinin Taliban’ın elinde olduğuna ilişkin haberler çıktı. Bunların kaderlerine terk edilmesi, ABD’nin zaten çok yıpranmış olan imajını, itibarını daha da sarsar. Bu durumda, Taliban’la müzakere yürüten ABD’nin önünde iki seçenek var; ya Taliban’ın bu Afgan yurttaşlarına zarar vermemesi için güvence isteyecek veya bunları da ABD’ye götürmeye çalışacak.    

Afganistan’daki yenilgi nedeniyle ABD’de herkes birbirini suçluyor. Biden, önceki başkan Trump’ı, Demokratlar Cumhuriyetçileri, Cumhuriyetçiler Demokratları, askerler sivilleri, siviller askerleri. Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Afganistan’da silahların sustuğunu, artık diplomasinin konuşacağını söylüyor. Eski dışişleri bakanlarından Condoleezza Rice dâhil bazıları, çekilmenin hata olduğunu düşünürken, kimileri de çekilmenin kaçınılmaz olduğunu, ama bunun için iyi hazırlanmak gerektiğini, ABD’nin geri çekilişinin çok hızlı, hazırlıksız olduğunu söylüyorlar. Dahası, ABD adına çalışanlara ABD’nin yeterince sahip çıkamamasının, ABD’nin bundan böyle yapacağı saldırılarda, sahada ABD için çalışacak insan bulmasını zorlaştıracağını düşünüyorlar.

ABD’NİN DİLİNDEKİ BOŞ KAVRAMLAR

ABD; kısa süre önce IŞİD terör örgütünün, Kâbil Havalimanı yakınlarında düzenlediği terör saldırısında, 13’ü ABD askeri, toplam 110 kişinin ölmesi üzerine, mutlaka karşılık vereceğini açıkladı. Bu yüzden bölgede, Orta Doğu’da IŞİD hedeflerine hava saldırıları düzenlemesi muhtemel. Kâbil’deki diplomatik varlığını askıya alan, misyonunu Katar’ın başkenti Doha’ya taşıyan ABD, Taliban’a destek veren Pakistan üzerinde de baskıyı artırabilir.

ABD’nin Afganistan’daki yenilgisi, ABD’nin üretip dolaşıma soktuğu, liberallerin de hemen sahiplendiği “demokrasi inşası”, “ulus inşası”, “devlet inşası”, “barış inşası” gibi kavramların içinin ne kadar boş olduğunu, bu kavramların, ABD tarafından saldırı ve işgaller için nasıl kullanıldığını, araçsallaştırıldığını bir kez daha gösterdi.

Kısacası ABD; yenilgisini tartışıyor. Gizlemeye çalışıyor. Ama başaramıyor.

Barış Doster