CGTN / Bradley Blankenship

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, haftalar önce Münih Güvenlik Konferansı’nda “Amerika geri geldi” demesine rağmen, Reuters haber ajansı bunun tam tersini söylüyor. Haber ajansının Avrupa Birliği’nden (AB) kaynaklara dayanarak verdiği habere göre, Washington yönetimi AB’ye, ABD’de üretilen AstraZeneca Covid-19 aşılarını yakın zamanda almayı beklememesini bildirdi.

AstraZeneca ilaç şirketinin tedarik zinciri sorunları nedeniyle AB’ye aşı vermeyi durdurduktan sonra şirket ve Avrupa Komisyonu arasında çıkan anlaşmazlığı sürerken, şirket, aşı sorununu ABD dâhil Avrupa dışında üretilen aşılarla aşmayı umuyordu. AB, İngiliz-İsveç ilaç şirketiyle anlaşmaya varmak için büyük mücadele verdi çünkü AstraZeneca’nın aşısının AB’nin aşılama programında önemli bir yer tutması bekleniyordu. Ancak şimdi bu durum ciddi bir tehlikeye girmiş gibi görünüyor.

Biden’ın 10 Mart’ta tekrarladığı gibi, ABD başından itibaren önceliğinin, ilk olarak kendi vatandaşlarını aşılamak olduğunu açıkça ortaya koydu. AstraZeneca aşısı henüz ABD’de onay almasa da, ABD’nin aşı dağıtım programı Warp Speed Operasyonu’nun baş danışmanı Doktor Moncef Slaoui, geçen yıl aralık ayında, şirketin aşısına nisan ayına kadar yeşil ışık yakılabileceğini söylemişti.

YOKSUL ÜLKELER SIKI KONTROLLER UYGULANMASI HALİNDE AŞIYA ERİŞİMDE SORUN YAŞAYACAK

Öyleyse, ABD, kendi aşılama programını hızlandırmak için AstraZeneca aşısının AB’ye gönderilmesini engellemeyi gerçekten planlamış olabilir mi? ABD siyasetinin durumu dikkate alındığında, Biden yönetimine, aşıların ihraç edilmesini engellemesi için iç siyasi baskılar olduğu açık görünüyor.

İlk önce, Amerikalılar, Covid-19 salgını nedeniyle ABD’de 500 binin üzerinde insan yaşamını yitirdiği için zor bir yıl geçirdiler. Amerikalılar, özellikle milyonlarcası çok büyük ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğu için, normal bir yaşama dönmeyi bekliyorlar. Şu anda muhalefetteki Cumhuriyetçi Parti ve “Önce Amerika” zihniyetiyle azmış yandaşları, bu durumu, büyük öneme sahip 2022 yılındaki ara seçim döneminde ve 2024 yılındaki başkanlık seçiminde saldırı hattı olarak kullanmayı planlıyor. Hiç abartısız, ülke içinde terörizm eylemleri bile kışkırtılabilir. Bunlar, Biden ekibinin üstesinden gelmesi için düşünüp taşınması gereken konular.

Dünyanın geri kalanı için, ABD, AB’nin istediği aşıların bir kısmının ihraç edilmesine engel çıkarırsa veya durum sadece bürokratik bir soruna dönüşürse, ortaya çıkacak gerilim sıkıntıya yol açabilir. Avrupa’da durum şu anda kırılgan ve AB vatandaşları, endişe verici şekilde yavaş giden aşılama yüzünden AB’nin kendisinden ve kendi hükümetlerinden yılmış durumdalar. Bu bakımdan, AB üyesi ülkeler ve liderleri, çözüm bulma konusunda daha fazla umutsuzluğa düşmüş durumdalar. Örneğin, günler önce İtalya, AB’de yeterli aşı olmaması ve Covid-19 virüsünün yeni türlerinin yayılmasının giderek artan oranda umutsuzluğa yol açması nedeniyle, AstraZeneca şirketinin Avustralya’ya 250 bin doz aşı göndermesini engelledi. İtalya’nın bu sert önlemi, AB’nin mart ayı sonunda sona erecek aşı ihracat kontrolleri uygulaması kapsamında aldı, ABD’nin AB’ye aşı ihracatını yapmaması halinde, AB’nin bu aşı ihracat kontrolleri uygulamasını planlandığı tarihte kaldırıp kaldırmayacağı açık değil.

HEPİMİZ GÜVENDE OLUNCAYA KADAR HİÇ KİMSE GÜVENDE OLMAYACAK

Avustralya özelinde, İtalya’nın bu adımı Avustralya’da durum kontrol edilebilir gibi göründüğünden en azından anlaşılabilir, ancak her zamanki gibi, birçok yoksul ülke aşılar konusunda ABD ile AB içindeki zengin ülkelere güvendiği için, sıkı kontroller uygulanması halinde en fazla sıkıntı çekecek ülkeler olacak.

Uzun vadede, aşıların istiflenmesi, sadece insanlığın Covid-19 ile mücadelesini uzatacak, çünkü virüs başka bir yerde yüksek bir oranda yayıldığı sürece yeni mutasyonlar için potansiyel her zaman var olacak. Söylendiği gibi, hepimiz güvende oluncaya kadar hiç kimse güvende olmayacak.

Şu anda birçok kişinin korktuğu gibi aşı milliyetçiliği noktasına yaklaşıyoruz. Salgından bir yıl sonra aşılarla ilgili şu andaki durum, birçok ülkenin kendi çıkarları için hareket ettiği ilk küresel Covid-19 salgını sırasında dünya çapında tıbbi malzemeye ulaşmak için yaptığı mücadeleyle güçlü bir benzerlik taşıyor. Tarih, kesinlikle bazı ülkeleri ve liderleri bencil davranışları yüzünden diğerlerine nazaran daha fazla yargılayacaktır.