Aydınlık gazetesi Ankara temsilcisi İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde eş zamanlı çıkan 240 yangından 5 yangının kaldığını ifade eden İsmet Özçelik, yangınların yaklaşık 11 gündür ülke gündemini meşgul ettiğini hatırlattı.

Ülke genelinde hava sıcaklıklarının düşmesi ve gelen yağışların yangınların söndürülmesini kolaylaştırdığını belirten Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Yangınların, insanların yaşadığı bölgelerde tehdit olmadığını bildiriliyor ki, bu en önemli noktalardan biri. Salı gününden itibaren havaların yeniden ısınacağı konuşuluyor. Dikkatli olmayı sürdürmemiz ve sabotajlara karşı dikkatli olmamız lazım.

Yangınlarla eş zamanlı olarak Tarım ve Orman Bakanlığının verilerinin hacklendiği ortaya çıktı. Bu konu da araştırılıyor. Toplum, bundan sonra önümüzdeki yıllarda ne yapılmalıyı tartışmaya başladı. Türk Hava Kurumu uçaklarının yeniden devreye sokulması, ilaveler yapılması gibi… Yangın söndürme işinin kirala ile değil kamunun elindeki araçlarla yapılması konuşuluyor.”

İRAN-İSRAİL GERİLİMİ

Özçelik, Umman Denizi’nde İsrail’e ait bir ticaret gemisine düzenlenen saldırı hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

“İsrail Savunma Bakanı İran’ı hedef almıştı, ‘İran tüm bölge ve dünya için tehlikeli.’ dedi. Bakan gazeteciler ‘İsrail, İran’ı vurabilir mi?’ diye soruldu. Bakan da ‘evet’ yanıtı verdi. Bu arada İsrail Başbakanı da İran’a karşı tek başlarına harekete geçebilecekleri mesajını vermişti.

İran bu konularda kararlı duruyor, Süleymani’nin öldürülmesinden sonra da açıkça Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) ‘Ben seni cezalandıracağım.’ dedi. İlk kez bir Amerikan üssü saldırıya uğradı ve Amerika hiçbir şey yapamadı.

İran, İsrail’in yaptığı açıklamaları uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirdi. Batı’nın İsrail’e desteği konusunda Batı’yı da uyardı. İran’a yapılacak her türlü girişimin ahmakça olacağı belirtildi.

ABD, ÇİN’İ DURDURMAYA YÖNELİK BİR ÇABA İÇİNDE

Taliban, ülkedeki kontrolü ele alıyor. ABD, hızlı bir şekilde çekildiğini söyledi, niyeti bir kargaşa yaratmaktı. Afganistan’daki kargaşayı Orta Asya, Rusya ve Çin’e yöneltmeyi planlıyordu. Ancak durum pek öyle olmadı. Rusya ile Çin olaya müdahale etti ve Afganistan’da istikrar için hamle yapıldı. ABD’nin boşalttığı boşluğu çevre ülkeler istikrar için doldurdu. Bu çerçevede Taliban ile komşu ülkelerin görüşmeleri sürüyor. Çin ile yaptıkları görüşmeler var, Rusya terörist ilan etmesine rağmen görüşmelerini sürdürüyor. Türkiye’de de benzer çabalar var. Devlet Bahçeli, Türkiye’nin Afganistan’da bütün taraflarla görüşmesi gerektiğini belirtti. Bu Batı’yı rahatsız etti. Le Figaro’da yayımlanan haberde Türkiye ve Rusya’nın ABD’nin yerini almaya hazırlandığını yazdı. Türkiye de bu koordinenin içinde. Batı bu nedenle rahatsız, orada bir istikrar olması işlerine gelmiyor. Kuşak ve Yol projesi çok sayıda ülkeyi kapsayan bir kalkınma projesi. Bu projenin geçtiği hatta Afganistan da var. ABD burada istikrarsızlık yaratarak bu projeyi geciktirmeyi hedefliyor. ABD’den gelen bütün çabalar Çin’in kuşatılması için, özetle ABD, Çin’i durdurmaya yönelik bir çaba içinde.”