Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Atlı, Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’ni değerlendirdi.

AB Liderler Zirvesi’nin Brüksel’de gerçekleştiğini hatırlatan Altay Atlı, “Zirvedeki en önemli konu başlıklarından bir tanesi de Rusya. Rusya ile ilgili AB Zirvesi’nde iki farklı ana hat görüyoruz. Bir tanesi mevcut kısıtlamaların, yaptırımların artırılması. Buna yönelik bir yaklaşım söz konusu. Diğer taraftan da Almanya ve Fransa tarafından aslında Rusya’ya karşı yeni bir strateji geliştirmesi, yeni bir diyalog kanalının oluşturulması da mevcut. Yani iki farklı yaklaşım var, Rusya’ya karşı. AB ülkeleri arasında da Rusya konusunda tam anlamıyla bir görüş birliğinde olmadığını görüyoruz.” dedi.

FRANSA VE ALMANYA’NIN RUSYA YAKLAŞIMI

Brüksel’deki zirvede sorunlar olsa da AB’deki belirli ülkelerden Rusya ile yeni bir yaklaşım belirlenmesi stratejisini gördüklerini belirten Atlı, “Örneğin Fransa ve Almanya’dan bu çağrılar geliyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ‘2014’ten beri AB ile Rusya bir araya gelmiyor. Bu mekanizma tekrar canlandırılırsa Moskova ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelik yeni bir strateji açsından fayda sağlayabilir. Çıkarlarımız savunmalıyız, çıkarlarımız savunmak için de her şeyden önce diyaloğa ihtiyacımız var. Ancak diyalog ile Avrupa kıtasındaki istikrarı sürdürebiliriz.’ dedi. Aynı şekilde Almanya’nın da girişimleri söz konusu. Almanya, AB içinde Rusya ile en fazla ekonomik ilişikleri olan ülke. Pandemi öncesi Merkel ile Putin Moskova’da bir görüşmesi de söz konusu olmuştu. Aslında Fransa ve Almanya’nın girişimleri yeni değil. Yapılan çağrılar Brüksel’deki zirvede tekrar gündeme gelmiş oldu.” diye konuştu.

RUSYA VE ÇİN’E KARŞI TEK BİR BATI YOK

Akademisyen Dr. Altay Atlı, yaşanan gelişmeler nedeniyle giderek Rusya’nın daha çok konuşulacağına dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Burada Batı’nın Rusya’ya yaklaşımı dediğimiz zaman aslında tek bir Batı da olmadığını görüyoruz. Nasıl Batı’nın Çin’e yaklaşımında tek bir Batı yoksa hatta Avrupa içinde bile farklı ülkelerin Çin’e karşı farklı beklentileri ve farklı politika öncelikleri söz konusu ise Rusya için de belli ki böyle Avrupa içinde, Batı içinde Rusya’ya karşı politika beklentilerinde ayrımlar da oluşuyor.”