Akademisyen Dr. Altay Atlı, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu “Ekonomi Basını” programına konuk oldu. Atlı, Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi’nden çıkan, bölgesel ve küresel ekonomiyi yakından ilgilendiren kararları değerlendirdi.

Geçen hafta AB Liderler Zirvesi’nde birçok konunun gündeme geldiğini ifade eden Altay Atlı, Rusya, Türkiye ve Covid-19 konularının masaya yatırıldığını belirtti.

Zirvenin sonuç bildirgesinde, Covid-19 sürecindeki ekonomik toparlanma ve göç konularının ele alındığını aktaran Atlı’nın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“En can alıcı konu Covid-19 ile ilgili olan süreç. En geniş yerin Covid-19 ve ekonomik toparlanmaya ayrıldığını görüyoruz. Covid-19’a karşı aşılama çalışmalarının böyle devam etmesi gerektiği ve yeni varyantlara karşı önlemlerin alınması gerektiği belirtildi. AB dijital Covid-19 sertifikasından bahsedildi. Bu sertifikayla AB içinde ve dışarıdan AB’ye seyahatlerin engelsiz biçimde yapılabileceğinden bahsedildi.

Zirvenin en büyük önem taşıyan konusu ekonomik toparlanma konusu. Merkel’in bazı açıklamaları vardı. Merkel Covid-19 sonrası için gerçekçi bir iyimserlik gösterdi. Merkel, ‘Çok çabuk bir şekilde pandemi öncesindeki ekonomik seviyeye döneceğimiz görünüyor. Ancak en önemli koşul 4. büyük bir dalga yaşamayalım.’ dedi.

Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın açıklamaları vardı. Özelikle mali ve para politikalarında AB genelinde yapılacak anlaşmaların hayati önem taşıdığını söyledi.

750 MİLYAR EURO 6 YILDA HARCANACAK

Gündemin en önemli konusu da 750 milyar Euro’luk destek paketi. Ekonomik toparlanmayı teşvik edecek olan bir paket. Bütün AB genelinde önümüzdeki 6 yıl içinde kullandırılacak bir program bu. Özellikle öz kaynaklar kararının altı çizildi. Nedir, bu öz kaynaklar? Öz kaynaklar kararı 27 AB üyesi tarafından onaylanan ve Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki dönemde finansal piyasalardan borçlanmasını ve 750 milyar Euro’luk paketin finansmanını sağlayacak hukuksal bir karar. En geç 2058 yılına kadar borçlanmanın geri ödenmesini de ön gören bir karar.

Burada geri ödemede düşük faizli imkânlar sağlanacak. Projeler için de birtakım koşullar var. Örneğin toplam fonların yüzde 37’sinin mutlaka çevre ve iklim değişikliğiyle ilgili konulara ayrılması gibi kotalar var. Sektör olarak sağlık, eğitim sektörüne öncelik verilecek. Bu 2030 yılına kadar sürdürülecek bir plan ve üç temel alana yönelik bir plan. İstihdam, eğitim ve sosyal güvenlik.

Bunun dışında küresel kurumlar vergisinden de bahsediliyor. Bu G7 Zirvesi’nde de konuşulmuştu. Haksız rekabeti önlemek için yüzde 15’lik bir kurumlar vergisi getirilmesi gündemde. Diğer bir unsur ise çok uluslu firmaların parayı nerede kazanıyorsa oranın koşullarına göre, vergi ödemesine yönelik bir düzenleme. Bu Avrupa Komisyonu tarafından kabul edilmiş oldu önümüzdeki haftalarda da G20 Zirvesi’nde gündeme gelecek.”