CGTN / Jonathan Arnott

Aşıların, en azından büyük miktarlarda üretimi kolay değil ve sorunlardan biri ölçekle ilgili. Laboratuvarda birkaç hücre üretmek nispeten basit ancak binlerce litre aşı üretmek için gerekli hücre sayısı astronomiktir. Bu yüzden, dev ilaç şirketleri bile, daha önce karşılaştıkları herhangi bir şeyin ötesinde üretim ve ölçek sorunlarıyla karşı karşıya kaldılar.

Bu, ilaç sektörü içinde çalışan herhangi biri için başından beri ortada olan, ancak dışında olanlar için çok iyi bilinmeyen bir sorundu. Kesinlikle, lojistik sorunların belirsiz değerlendirmeleri vardı, ama bazı siyasetçiler bu temel sorunları kavrayamadı.

Avrupa Birliği (AB) blok sipariş vererek, satın alma gücü için ticareti çevik biçimde yaptılar. AB kurumları sıkı, karmaşık kurallara uygun olarak çalışır. Kaliteli sözleşmeler usulüne uygun olarak imzalandı. Özellikle Alman basını öfkeliydi. Almanya, takipçi olmak yerine lider olarak lojistikte güç merkezi olmaya alışıktır. Bild dergisinde bir fotoğrafta, eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun neyi doğru anladıklarını soran görüntüleri yer alıyordu.

AB ÜYE ÜLKELERİ ARASINDA KAYGILAR ARTIYOR

26 Ocak itibarıyla İsrail’in en az bir kere vatandaşlarının yüzde 32’sini, İngiltere’nin yüzde 10,6’sını, ABD’nin yüzde 6’sını ve Almanya’nın yüzde 2’sini aşıladığı belirtildi. AB çapında yüzde 1,9 olan rakam bir parça daha iyiydi. Bild’in İngiltere muhabirine, Almanya’da randevu almadan önce İngiltere’de aşı önerilmesi sorunlara yardımcı olmadı. AB içinde medya ve siyasetçiler arasında güçlenen aynı etki, Avrupa Komisyonu’nu ihtiyatlı yaptı. Daha sonra Oxford aşılarının üreticisi AstraZeneca üretim sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Benzer sorunlar eylül ve ekim aylarında İngiltere’deki fabrikasında da meydana geldi, ancak üretimi artırmakla ilgili sorunları aşmak için şirketin üç ayı vardı.

AB sözleşmelerini daha sonra imzaladığı için, bu tür “başlangıçta ortaya çıkan sorunlar” Belçika’daki fabrikasında beklenen teslim tarihine çok yakın zamana isabet etti. Beklenenden daha az aşı dozunun mevcut olmasıyla sonuçları bütün Avrupa’da hissedildi. İspanya hükümeti, başkent Madrid’de aşılama çalışmasını durdurmak zorunda kaldı. AB üye ülkeleri arasındaki artan kaygılar karşısında komisyon alışılmadık bir biçimde hareket etti. Avrupa Komisyonu’nun genellikle yapmadığı bir şey varsa o da paniktir. Bir şey olursa karşı tarafta hata yapma olasılığı daha fazladır. Komisyon bu sefer farklı davrandı.

İlk olarak, şirketin, İngiltere’de Stafford ve Oxford’daki fabrikalarında üretilen AstraZeneca aşılarının yönünü AB’ye çevirmeye çalıştı. AstraZeneca şirketi, AB ile olan sözleşmesinin “elden gelenin en iyisi” temelinde olduğuna ve sözleşmenin, özellikle “AB içinde” olduğuna atıfta bulunduğuna işaret ederek, AB’nin teklifini nazikçe reddetti.  

İkincisi, Avrupa Komisyonu, AB içinde üretilen aşılarla ilgili ihracat kontrolleri uygulama niyetinde olduğunu açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bu tür bir “aşı milliyetçiliğini” eleştirdi. Doktor Mariangela Simao, “bunun çok kaygı verici bir eğilim olduğu” eleştirisi getirerek, “ihracata yasaklar ya da engellerin yardımcı olmayacağını” söyledi. AB, İngiltere’nin önde gelen bir destekçisi olduğu yoksul ülkelere yardım etmeyi amaçlayan Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX) bağışlanacak aşılara kontrol uygulamayacağını açıkladı. Açık bir tehlike var. Salgının başından bu yana geniş bir küresel iyi niyet duygusu oluştu.

Çin, Batılı ülkelere göre çok daha erken ve çok daha sert bir şekilde karantina uyguladı. Bunu yaparak, Çin neredeyse ana karasından virüsü yok etti. Bu yüzden, Sinovac aşısının dünya çapında birçok ülkeye ihraç edilmesiyle bir aşı konusunda diğer ülkelerle iş birliğine odaklandı. Bunlardan en önemlisi, virüsün yeni türlerinden birinin sağlık hizmetleri sistemlerini bunalttığı Brezilya’dır. Güney Afrika virüsün başka bir türünün baskısı altında bir krizle karşı karşıya bulunuyor.

Dar görüşlü düşünce yapısından uzak durmalıyız. AB, Covid-19 aşı ihracatı ile ilgili sorunları bir an önce çözmeli ve aşı milliyetçiliği yapılmamalıdır. Önemli olan aşılara erişimin ivedilikle sağlanmasıdır.