CGTN / Cömert Otorbayev (Eski Kırgızistan Dışışleri Bakanı, Beijing Normal Üniversitesi Kuşak Yol Okulu’nun seçkin bir profesörü ve Nizami Gencevi Uluslararası Merkezi’nin üyesi)

Afganistan, birkaç Müslüman ve Çin tarafından çevrili yoksul, karayla kuşatılmış bir ülkedir. Tüm komşularının ortak özelliği, hepsinin, Çin ve Rusya ile dostane ve hatta stratejik ortaklık ilişkilere sahip olmasıdır. Burada, Amerikan güçlerinin çekilmesiyle bağlantılı olarak Afganistan’da ortaya çıkacak fırsatlar ve riskler karşısında Çin’in rolünü vurgulamak istiyorum. Çin, Afganistan’ın istikrara kavuşmasına yardım edebilir mi?

Gelişmekte olan, özellikle çatışmadan çıkan ülkeleri yeniden inşa etmek için evrensel çözüm hiçbir zaman değişmedi. Bu en azından iki temel şey gerektiriyor –iş ve eğitim. İstihdam yaratmak için, çözümler burada da değişmedi– yatırım çekmek gerekiyor. Dahası, Afganistan’ın neredeyse onlarca yıldır sona ermeyen savaşlarla dolu tarihi göz önüne alındığında, yabancı yatırımı çekmesi gerekecektir.

Potansiyel yatırımcı ülkelerin listesi asgari düzeydedir. Gerçekçi konuşmak gerekirse, Çin, Rusya, Hindistan ve belki bazı Batılı ülkeler olabilir. Bana göre, Çin’den Afganistan’a yatırımlar birkaç temel neden yüzünden en umut verici olabilir. İlk olarak Çin komşusundaki durumun erkenden istikrara kavuşmasıyla yoğun biçimde ilgileniyor. İkincisi, Çin yeterli insan ve finansal kaynaklara sahip bulunuyor. Üçüncüsü Çin, Afgan iç çatışmasındaki bütün kesimlerle iyi ilişkileri sürdürüyor. Dördüncüsü Çin, yeterli bilgi birikimine sahip oldu ve farklı projelerin en erken sürede başlaması için uygun koşulları yarattı.

Çin, Afganistan’da potansiyel olarak önemli yatırım planlarını önceden açıklamıştı. Şimdi bu projeler, küresel ekonomide yeni ham madde döngüsü çerçevesinde yeni ivmeler kazanabilir. Afganistan toprak altı, demir olmayan metaller ve nadir toprak metalleri gibi stratejik kaynaklar açısından son derece zengindir. Örneğin, Afganistan, 1 trilyon doların üzerinde değeri bulunun dünyanın en büyük kullanılmamış bakır, kömür, demir, gaz, kobalt, cıva, altın, lityum ve toryum gibi rezervlerine sahiptir. Gerçekte sadece Çin’in, onları geliştirmek için somut adımlar atma şansı ve kapasitesi vardır.

Tsinghua Üniversitesi Ulusal Strateji Enstitüsü Araştırma Direktörü Qian Feng, Çin ile Afganistan’ın, Kuşak ve Yol İnisiyatifi iş birliğini geliştirmek için sağlam siyasi irade gösterdiğini söyledi. Qian, Afganistan’da istikrar sağlanırsa, bunun, ‘’hiç şüphesiz Çin ve Avrasya arasında kargo akışına büyük kolaylık getireceğini’’ vurguladı.

Birkaç diplomat ve analiste göre, Beijing zaten Taliban ile bazı görüşmeler yürüttü. Görüşmelerin ayrıntıları henüz açıklanmadı. Kimliği açıklanmayan bir Hindistan hükümeti sözcüsü, Çin’in yaklaşımının, Pakistan üzerinden çalışarak Taliban ile iş birliği içinde Afganistan’ın yıkılan altyapısını yeniden inşa etmeye çalışmak olduğunu bildirdi. Yetkili, “Çin’in, Pakistan üzerinden Taliban aracılığıyla Afganistan’ın yeniden inşasını finanse edeceğini doğrulayabiliriz.” dedi.

ÇİN YETERLİ İNSAN VE FİNANSAL KAYNAKLARA SAHİP

Diğer yandan Taliban’ın sözcülerinden Suhail Şahen 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Çin’i Afganistan’ın bir “dostu” olarak gördüklerini ve Beijing ile “mümkün olan en kısa sürede” altyapıya yatırım konusunu görüşmeyi umduğunu bildirdi. Şahen, This Week in Asia’ya verdiği röportajda, Taliban’ın Çinli yatırımcıların ve ülkeye dönerlerse işçilerin güvenliğini garanti edeceğini ifade etti. Şahen, “Onları (Çin) memnuniyetle karşılıyoruz. Yatırım yapacaklarsa elbette onların güvenliğini garanti edeceğiz. Çin, Afganistan’ın altyapısı ve gelişimi için yapacaklarından memnuniyet duyacağımız dost bir ülkedir.” ifadesini kullandı.

Afgan ekonomisinin iyileştirilmesinde en önemli ek önlemlerden biri, Orta ve Güney Asya ülkeleri arasındaki iş birliği olmalıdır. Afganistan’ın bu tür çok taraflı bir iş birliğinin merkezinde olacağı göz önüne alındığında, Çin ayrıca bu tür projeleri destekleyecektir. Afganistan’daki durumun istikrara kavuşturulması konusu, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te 15-16 Temmuz’da yapılması planlanan “Orta ve Güney Asya: Bölgesel Bağlanabilirlik. Güçlükler ve Fırsatlar” konulu üst düzey uluslararası konferansta tartışılacak ana başlıklardan biri olacak. Özbekistan, Afganistan, Hindistan ile Pakistan’dan devlet ve hükümet başkanları ile Rusya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi ülkelerden üst düzey temsilciler konferansa katılacak.

Birçok taraf, özellikle bu uzun süredir acı çeken ülkenin komşuları sonuç bekliyor. Bu tür girişimler, modern tarihin en uzun savaşlarından birinin neredeyse yok ettiği Afganistan’a uzun süredir beklenen barışı ve daha fazla refahı getirebilir. Orta ve Güney Asya ülkeleri arasındaki yakın ekonomik ilişkilerin iyileştirilmesi hiç şüphesiz, bütün bu ülkelerin refahına ve özellikle Afganistan’a katkıda bulunacaktır. Bu, Büyük İpek Yolu (1100-1600) zamanında, Büyük Orta Asya’nın küresel olarak en müreffeh bölge olduğu zaman oldu. Tarih, bölgede kendini yenileyebilir.