CGTN

Çin’in, uluslararası barış ve refahın ilgi odağı olarak dünya sahnesine girdiği Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 2758 sayılı kararından bu yana yarım yüzyıl geçti. Bu, 25 Ekim 1971’de BM’de Çin Halk Cumhuriyeti’nin bütün haklarının iade edilmesi kararının verildiği zamandı.  

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, pazartesi günü bu vesileyle düzenlenen konferansta konuştu. Xi’nin işaret ettiği gibi, Çin’in BM’deki meşru konumunu yeniden kazanması, “Dünyada adaleti destekleyen bütün barışsever ülkelerin ortak çabalarının sonucudur. Bu Çin halkının ya da dünya nüfusunun dörtte birinin BM sahnesine dönüşünü gösteriyor. Etkisi, hem Çin hem de dünya için önemli ve geniş kapsamlıydı.”

Bu özel durumu anmak için Çin’deki BM kuruluşlarının temsilcileri bazı görüşlerini ve dileklerini paylaştı.

YILLAR SÜREN İŞ BİRLİĞİ 

Çin’deki BM yerleşik koordinatörü Siddharth Chatterjee, Çin’in, “BM’nin mimarlarından biri ve 1945 yılında San Francisco’daki BM Sözleşmesi’nin ilk imzacılarından olduğuna” işaret ederek, Çin’i kutladı. Bu, BM gibi bir uluslararası kuruluşun Çin’in katılımı olmaksızın çalışamayacağına dair dünyaya bir işaretti. 

Chatterjee, 1971 yılında BM’ye yararı olan yasal koltuğunu geri almasının ardından geçen son on yıllar boyunca Çin’in iç politikalarını övdü. Çin’in reform ve dışa açılma politikası döneminin bir parçası olarak, “1979 yılında Çin, yoksulluğun azaltılması ile endüstriyel ve tarımsal büyümedeki uzun deneyimlerinden ders alarak, BM’den kalkınma yardımı kabul etmeyi seçti.”

BM Çevre Programı (UNEP) Kunming Konferansı’nın sekretaryasından sorumluydu. 

UNEP’in Çin Bürosu’nun Başkanı Tu Ruihe, UNEP ve Çin arasındaki bağdan bahsetti. Ruihe, “1972’de UNEP kurulduktan sonra, Çin kendi çevre koruma ajansını -Devlet Konseyi Çevre Koruma Liderliği Grup Bürosu- kurdu ve çevre koruma konusunda ilk ulusal konferansını düzenledi.” dedi. 

BM Nüfus Fonu (UNFPA) Çin temsilcisi Justine Coulson, kadın hakları iş birliğinin tarihini paylaştı: “Son 50 yıldır Çin gebelikte anne ölümünü azaltmada kayda değer ilerleme sağladı. 1979 yılından bu yana UNFPA, tüm kadınlar için cinsel ve üreme sağlığı bilgilerinin ve hizmetlerinin güçlendirilmesini desteklemek için Çin hükümetiyle yakından çalıştı.” 

BM, ÇİN OLMAKSIZIN ÇOK TARAFLILIĞA SAHİP OLAMAZ

50 yıl geçti ve Çin çok gelişti. BM, Çin olmaksızın çok taraflılığa sahip olamayacağını fark ediyor. 

2020 yılında salgın bütün dünyada hızla yayıldı. Çin salgına karşılık vermek için hızlı hareket etti, dünyayı BM ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) aracılığıyla uyardı.  Chatterjee, Çin’in, Covid-19 ile mücadelede dünyaya bir örnek oluşturmadaki önemli rolünü destekleyerek, “Çin’in bu cephedeki fedakârlığı ve liderliği övgüye değer.” dedi. 

İnsan yaşamını korumanın yanı sıra bitkiler ve hayvanların korunması da bir insan ve gezegenin hayatta kalma meselesidir. Bunun için Kunming’de yakında düzenlenen COP15 Biyolojik Çeşitlilik Konferansı bütün canlıların meselesidir. Tu Ruihe, biyolojik çeşitlilik söz konusu olduğunda, Çin’in uluslararası toplumla paylaşmak için birçok iyi uygulamaya sahip olduğunu ve ekosistemin iyileştirilmesi için “Çin yaklaşımını” önerebileceğini vurguladı. 

BM Kalkınma Programı’nın (UNDP) Çin daimi temsilcisi Beate Trankmann, ekoloji konusunda, bitkileri ve hayvanları korumanın niçin insanlığın yararına olduğunu etkileşimli bir şekilde açıkladı. 

Trankmann, “Gezegenimiz sadece, dünyamızı bir arada tutan bitki ve hayvan türlerinin bireysel, ancak birbirine bağlı zinciri olan biyolojik çeşitliliğini korursak ayakta kalmaya devam edebilir. Her yaşam formu, ne kadar küçük olursa olsun bütün için temeldir.” diye konuştu. 

Beijing’deki UNESCO bürosunun direktörü Şahbaz Han, eko-uygarlığın planını ortaya koydu. Han, “Biyolojik çeşitliliği bir iyileşme yoluna koymak, bu on yılın belirleyici zorluğudur. 2020 sonrası ileriyi gören ve oyun değiştirici bir küresel biyolojik çeşitlilik çerçevesinin uygulanması, çok taraflılığın hayati temelleri olan karşılıklı güveni ve sağlam siyasi desteği gerektiriyor.” ifadelerini kullandı.

GELECEKTEKİ ETKİLEŞİMLER

Çin küresel olarak daha yapıcı bir rol oynamaya başladığı için Çin ve BM, etkileşimli geleceklerini inceliyor. Çin ve BM geleceği nasıl planlayacak?

2030 yılına kadar başarılması gereken BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) tasavvur edilirken, bundan sonra dünya “On Yıl Eylemi” olarak adlandırılan şeyin içindedir. Chatterjee, yeni bir sürdürülebilir kalkınma modeli aratma fikri, iklim değişikliğiyle mücadele iradesi ve çok taraflılığı desteklemeye katkı sunmak dâhil olmak üzere bu kritik dönemeçte yakın iş birliği için üç alan önermektedir. 

BM Kadın Çin Başkanı Smriti Aryal ile birlikte Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ülke direktörü ve temsilcisi Matteo Marchisio, tarımda kadınların oranının yüzde 70 gibi yüksek bir orana çıktığı Çin’de olduğu gibi, kırsal kesimdeki kadınların tarımsal ve kırsal kalkınmayı geliştirmede oynayabilecekleri önemli rolü vurguladı. Onlar bu hedeflere ulaşmak için dört mesaj paylaştılar: Kırsal kesimdeki kadını güçlendirmek, erkeklere olduğu gibi kırsaldaki kadınlara varlıklara ve fırsatlara aynı erişimi sağlamak, aktif karar almaya kadınları dâhil etmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin, erkeklerin “güçlerini azaltan” sıfır toplamlı bir oyun olmadığını tam olarak anlamak. 

Caulson, nüfus konusunda, “Sağlıklı Çin 2030 ve yaşam boyunca sağlık ve esenliğe odaklanmanın gelişmesinin yanı sıra ‘üç çocuk politikasının’ yakın zamanda tanıtılmasıyla UNFPA, bütün yaştaki kadınlar için cinsel ve üreme sağlığının (SRH) kalitesini temin etmek için Çin hükümetiyle çalışmaya devam edecek. UNFPA ayrıca, diğer ülkelerdeki kadınların yaşamının dönüştürülmesi için Çin’in SRH uzmanlığı ve deneyimlerinin küresel olarak paylaşılmasını destekleyecek.” dedi. 

Çin ile BM son yarım yüzyılda çok şey başardı. Gelecek 50 yıl ve ötesinde, her iki taraf da insanlık için ortak bir gelecek inşa etmek için birlikte çalışacak.