4 Ağustos Çin ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50’inci yıl dönümüydü. Son yıllarda Kuşak ve Yol inisiyatifi sayesinde Çin ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği sürekli pekişti. Özellikle yeni koronavirüs (Covid-19) salgını ortaya çıktıktan sonra da birbirine yardım eli uzatan iki ülke, bu zor dönemi omuz omuza atlatmaya çalışıyor.

2020 yılının Aralık ayında Türkiye’den Çin’e giden ilk ihracat treni yola çıktı. Beyaz eşya yüklü tren, İstanbul’dan ayrıldıktan sonra 8 bin 693 kilometre kat edip 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülke geçerek 12 günde Çin’in Xi’an kentine ulaştı.

Çin’i Avrupa’ya ve Kuşak ve Yol güzergahındaki ülkelere bağlayan Çin-Avrupa tren seferleri Kasım 2019’da Türkiye destinasyonunda da başladıktan sonra Türkiye’den Çin’e ilk ihracat treni gitti. Türkiye’nin Çin Büyükelçisi Abdülkadir Emin Önen, iki ülke arasında demiryolu bağlantısının daha çok kullanılmasının, Avrasya’daki ekonomik faaliyetleri de hızlandıracağı kanısında.

Önen, “İnşallah önümüzdeki yıllarda bu trenler çok daha hızlı olacak, sayıları daha da artacak. Tüm ihracatçılarımızın da odaklarını Çin pazarına yöneltmelerini istiyoruz. Çünkü gerçekten burada çok çok önemli bir pazar var. Yılda 2,2 trilyon dolarlık ithalat yapan bir ülkeden bahsediyoruz. O yüzden bu trenlerin önemi çok büyük.” dedi.

PANDEMİ İKİ ÜLKEYİ DAHA DA YAKINLAŞTIRDI

Geçen yıl pandeminin dünya genelinde yayılıp ekonomik faaliyetleri olumsuz etkilemesine rağmen, Çin ile Türkiye arasındaki ikili ticarette artış görüldü. Verilere göre, 2020 yılında Çin ile Türkiye arasındaki ikili ticaret hacmi yüzde 15,6 oranında artarak 24 milyar dolara ulaştı. Çin’den Türkiye’ye yapılan yatırımlar 3 milyar doları geçti. Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli işletmelerin sayısı ise 1100’ü aştı.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, Çin’den gelen yatırımların artmasının Türkiye’ye daha fazla istihdam fırsatı sağladığı gibi, Türk işletmelerin küresel piyasadaki rekabet gücünü de artırdığının altını çizdi. Çin’den çekilen yatırımların, Türkiye’nin ihracatını yükselttiğine işaret eden Dağlıoğlu, aynı zamanda bu süreçte Çinli firmaların bölgesel etkilerinin de arttığını kaydetti. Böylece Türkiye ve Çin arasında karşılıklı yarar ilkesinin gerçekleştirildiğini belirten Dağlıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Gelen bu yatırımlar sayesinde, ülkemiz küresel arenada daha rekabetçi olmakta, ülkemizin ihracat gücü artmakta, nitelikli istihdam üretilmekte ve teknoloji transferi sağlanmaktadır. Diğer yandan baktığımızda, ülkemize yapılan bu yatırımlar, Çinli şirketlerin de bölgedeki konumunu, küresel alandaki rekabetçiliğini güçlendirmektedir.”

2020 itibarıyla Çin ve Türkiye, tıbbi malzeme ve salgınla mücadele deneyimleri gibi alanlarda paylaşımı yoğunlaştırdı. Koronavirüs ile mücadelede gerçekleştirilen verimli iş birliği, iki ülkenin ilişkilerini daha da ilerletti. Çin’den alınan koronavirüs aşısı Aralık 2020’de Türkiye’ye ulaştı. Ocak ayında Türkiye hükümeti, Çin aşısının acil kullanımına onay verdi ve Türkiye genelinde aşılama çalışmaları başladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Çin aşısı oldu.

Mersin’de yer alan bir hastanede aşılama işlerinden sorumlu bir yetkili olan Murat, Türkiye’ye ilk anda aşı sağladığı için Çin’e teşekkür etti. Murat, “Biz gayet memnunuz bu aşıdan, Çin’e bu anlamda teşekkür ediyoruz. Dünyada şu anda aşıyı en hızlı geliştirdiği için Çin’e minnettarız” dedi.

Bu sene Çin ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50’inci yıl dönümü kutlanıyor. İki ülke için özel anlam taşıyan bu yılda, iki ülkenin karşılıklı güveni sürekli artırarak aynı yönde hareket etmesi bekleniyor. Kuşak ve Yol projesini ortak inşa etme sürecinde iki ülke de mutlaka ortak menfaat gerçekleştirmeye devam edecek.