CGTN / Andrew Korybko

2021’deki Taliban, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 9/11 saldırılarının beyni Usame Bin Ladin’e ev sahipliği yaptıkları için cezalandırmak amacıyla onları iktidardan atmak için 2001’de Afganistan’ı işgal ettiği zamanki Taliban’a çok az benziyor. Dünyanın büyük kısmı tarafından hâlâ resmen terörist olarak kabul edilseler de bu isyancı grup son birkaç yıl içinde kendini yenilemek için çaba gösteriyor.

Taliban’ın, iktidara gelirlerse, bölgesel ülkeleri tehdit etmeme, Afganistan’daki diplomatik misyonları ya da ABD ile çalışan Afgan tercümanları tehdit etmeme sözü verdikleri bu ay yaptığı son Moskova ziyareti, örgütün parlak diplomatik başarısı olarak görülebilir. Rusya tarihsel kinlerini bir tarafa bırakıp grupla ilişkiye girmeye karar verdiği için alternatif bir barış rotasının lideri olarak ortaya çıktı.

Taliban’ın Moskova ziyareti, Tacikistan, İran ve Türkmenistan ile stratejik sınır kapılarının kontrolünü ele geçirmeleriyle sonuçlanan, bütün Afganistan’da yıldırım hızıyla sürdürdükleri saldırılara denk geldi. Bu dramatik gelişme, Amerika’nın Afganistan’daki en büyük askeri tesisi olan Bagram Hava Üssü’nü 2 Temmuz’da terk etmesinden sonra yaşandı. Ancak Taliban başkent Kabil’i işgal etme niyetleri olmadığını ve Afgan Hükümeti’nin temsilcileri ile Ağustos’ta yapacakları görüşmelerde yazılı bir barış planı sunacaklarını söyledi.

Bütün bu hareketler birbirine bağlı ve stratejik olarak önemli. Taliban’ın, tıpkı 1990’larda olduğu gibi, bazı bölgesel ülkelerin onlar üzerinden askeri olarak hükümete yardım edecekleri ve devam eden iç savaşı uzatacakları sınır kapılarını ele geçirmesi, herhangi bir dışsal vekalet savaşı senaryosunu büyük ölçüde boşa çıkardı. Bu Taliban’ın Kabil’i gelecek ay yapacağı barış şartlarının en azından bazılarını kabul etmeye ikna etmesine imkân tanıyacaktır.

TALİBAN’IN YENİLENME ÇABASI

Diplomatik cephede ise, Taliban korkunç uluslararası ünlerinin farkında olduklarını ve sonuç olarak bu imajı düzeltmek için son birkaç yılda büyük zaman ve enerji harcadıklarını gösterdi. Temsilcileri Doha, Moskova ile Tahran’daki barış görüşmelerinde değerli deneyimler kazandı. ayrıca geçen yılki barış anlaşmasının bir parçası olarak ABD’ye herhangi bir yabancı teröristi misafir etmeme sözü verdiler.

Afganistan jeostratejik olarak süper kıtanın bağlayıcı kavşak noktası olarak hizmet edecek konuma sahip olduğu için aşırı derecede önemli. Pakistan, Afganistan ve Özbekistan arasında şubatta üç taraflı bir tren yolu yapmak için imzalanan anlaşma Kuşak ve Yol İnisiyatifi’nin amiral projesi olan Çin-Pakistan Ekonomik Koridor projesini Orta Asya ülkelerine kadar genişletecek ve belki de sonunda Rusya hatta Avrupa Birliği (AB) kadar uzağa taşıyacak.

Başka bir yönden, Çin’in Tacikistan’ın çok geniş dağlardan geçen kara yollarını modernleştirmek adına yaptığı yatırımlar, mart ayında imzalanan 25 yıllık Çin-İran stratejik ortaklık anlaşmasını tamamlamak için, bir Çin-İran koridorunun açılmasını kolaylaştıracak. Bu çapraz bağlantı koridorları, elbette ülkeyi kim yönetirse yönetsin bunu nasıl uygun biçimde kullanacağını bilmesi şartıyla, Afganistan’a benzeri görülmemiş kalkınma potansiyelleri sağlayacak.

Bütün bunlarla birlikte, 2021’in Taliban’ı 2001’in Taliban’ından şiddetle farklı görünüyor. Hâlâ çok muhafazakâr sosyo-politik fikirleri benimse se de Taliban bütün yabancı terörist gruplarla bağlarını kestiklerini iddia ediyorlar ve kendilerini iktidara geri dönmeleri durumunda uluslararası toplumun sorumlu bir üyesi olmaya adadıklarını söylüyorlar. İster kendi başlarına isterse bir iktidar paylaşımı anlaşmasının parçası olarak, iktidara gelirlerse, Afganistan’ın istikrara kavuşma ve nihayet bağlantı noktası olma kaderini kabul etmeye başlama şansı olabilir.