2021 Çin Kalkınma Üst Düzey Forumu 20 Mart 2021’de Beijing’de başladı. Forum kapsamında aynı gün “Çin-ABD İlişkileri: İnişli Çıkışlı 50 Yıl” temalı ekonomi zirvesi düzenlendi.

Eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, video aracılığıyla yaptığı konuşmada, son yıllarda Çin-ABD ilişkilerinde tartışılması gereken bazı konuların mevcut olduğunu ancak temel olarak iki büyük devlet olan Çin ve ABD’nin farklı kültürler ve tarihlere ve bazı konularda farklı görüşlere sahip olduğunu ifade etti.

Henry Kissinger, modern teknoloji, küresel tanıtım ve küresel ekonominin iki ülkenin iş birliği yapması için her zamankinden daha fazla çaba sarf etmesini gerektirdiğini ve dünya barışı ve refahının iki ülke arasındaki anlayışa bağlı olduğunu kaydetti.

Kissinger, dünyanın başlıca endüstriyel ve teknolojik güçleri arasındaki ve Çin ile ABD arasındaki iş birliğinin son derece önemli olduğunu vurguladı.

Öte yandan Tsinghua Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Strateji Merkezi Başkanı Fu Ying, geçtiğimiz 50 yıl içinde Çin-ABD ilişkilerinin gelişimini özetleyerek, üç noktayı ifade etti.

Fu Ying, birincisi, Çin-ABD ilişkileri kavranırken farklılık tuzağına düşmemek ve anlaşmazlıklarla başa çıkmak için büyük vizyon altında sonucu düşünme alışkanlığının izlenmesi gerektiğini belirtti.

İkincisi, geçmişe kıyasla Çin-ABD ilişkilerinin daha fazla avantajlı koşullara sahip olduğunu dile getiren Fu Ying, üçüncü olarak Çin ve ABD’nin tarihsel sorumlulukları üstlenmesi ve anlaşmazlıkları temkinli ve tarafsız şekilde çözmesi gerektiğini kaydetti.

Öte yandan aynı gün düzenlenen genel kurul toplantısında, Harvard Üniversitesi Onursal Başkanı ve eski ABD Hazine Bakanı Lawrence Henry Summers, önümüzdeki on yıl uluslararası düzenden bahsederken, “aynı gemide birlikte çalışma” gereğini ve teknoloji ve finans gibi alanlardaki iş birliği ve yeniliği vurguladı.

Öte yandan Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Qian Keming, dün forum kapsamında düzenlenen yıllık toplantısında, yeni kalkınma düzeninde daha üst düzey dışa açılmanın Çin’i geçmişteki “dünya fabrikasından” “dünya pazarına” geçmesini ve dünya ülkeleri ve çokuluslu şirketler için daha büyük fırsatlar sağlayacağını kaydetti.

Qian Keming, Çin vatandaşlarının yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve endüstrilerin yükseltilmesiyle birlikte yüksek kaliteli tüketim malları, ara ürünler ve sermaye malları ve hizmetlerine olan talebin her geçen yıl arttığını ve bu talep boşluklarını doldurmak için dışa açılma ve ithalatın genişletilmesi gerektiğini belirtti.

Çin’in büyük tüketim potansiyeli Daimler gibi yabancı otomobil şirketlerin Çin’de daha geniş kalkınma alanını sağlayacak. Daimler AG Yönetim Kurulu Başkanı Ola Kaellenius, Çin’i “ikinci memleketi” olarak niteledi ve Çin’in reform ve dışa açılma politikasını “dünyada eşi benzeri olmayan” olarak tanımladı. Pandemiye rağmen, Daimler’in Çin’deki yüksek kaliteli pazar satışları istikrarlı büyümeyi sürdürdü.

Ola Kaellenius, 16 yıl önce Beijing’deki ortağıyla girişim fabrikası için yıllık üretim hedefini 25 bin araç olarak belirlediklerini ve 2020’de fiil üretimin 600 bini aştığını ifade etti.

Her yıl yaklaşık 2 trilyon ABD Doları mal ve yaklaşık 500 milyar ABD Doları hizmet ithal etmeleri gerektiğini dile getiren Çinli yetkili Qian Keming, geçen yıl salgının etkisine rağmen Çin’in toplam mal ithalatının 2 triyon ABD Doları’nı aştığına işaret etti.

Qian Keming, mevcut durumda dünyada dördüncü sanayi devrimine öncülük eden 69 şirketten 21’inin Çin’e yatırım yaptığına dikkat çekti. Qian Keming, daha kapsamlı, geniş ve derin dışa açılmayı yürüteceklerini ifade etti.

Qian Keming ayrıca yabancı yatırım için negatif listeyi azaltmaya, hizmet ticaretinin negatif listesini çizmeye ve yeni yabancı yatırımı teşvik eden sektörler kataloğunu uygulamaya devam edeceklerini ve Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) anlaşmasının en kısa sürede hayata geçirilmesi, Çin-Avrupa Birliği (AB) Yatırım Anlaşması’nın imzalanması ve Çin-Japonya-Kore Serbest Ticaret Anlaşması’nın müzakerelerinin ilerlemesini yürüteceklerini dile getirdi.