Tarihçi Barış Kenaroğlu, CRI Türk’te Hüseyin Şuekinci’nin hazırlayıp sunduğu Spor Hikâyeleri programına konuk oldu.

Aynı zamanda Fenerbahçe Tarihi Çalışma Grubu Üyesi olan Kenaroğlu, 1959 öncesi şampiyonlukları ve Türk Futbol Tarihi üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Osmanlı döneminden günümüze Türk futbolunun yaklaşık 130 yıllık tarihi hakkında önemli bilgiler paylaşan Kenaroğlu, futbolun kurumsallaşma sürecine, Atatürk’ün futbola bakış açısına da değindi.

Tarihi devamlılık vurgusu yapan Kenaroğlu, son günlerin öne çıkan konusu olan 1959 öncesi şampiyonlukları; tarihi, hukuki ve etik açıdan masaya yatırdı.

1959 öncesi oynanan müsabakalar “resmi değildi” tezini, belgelerle çürüten tarihçi Barış Kenaroğlu, 1924 yılında gerçekleştirilen ilk organizasyona Atatürk’ün verdiği desteği, müsabakalara katılan sporcuların yol paralarının yarısının devlet tarafından karşılandığını, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve İsmet önünün imzalarının da bulunduğu Bakanlar Kurulu kararlarını hatırlattı, o dönem yayınlanan talimatlardan alıntılar yaptı.

Kenaroğlu, devletin Ali Sami Yen’in başında olduğu, Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na olan bakışını da değerlendirdi.

Barış Kenaroğlu ‘nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

TÜRKİYE FUTBOL BİRİNCİLİĞİ (1924-1935)

– 1924-1935 yılları arasında gerçekleştirilen Türkiye Futbol Birinciliği organizasyonu. Türkiye Futbol Birinciliği eleminasyon sitemine dayalı bir lig. Organizasyona katılan şehir sayı 29. O yıllarda Türkiye’deki toplam şehir sayısı 57. Ülkenin yarısının katıldığı bir mücadele dolayısıyla. Bu turnuvalara 20’er takım katılıyor. 3-4 takım katıldı söylemleri gerçeği yansıtmıyor.

MİLLİ KÜME (1937-1950)

– Milli Küme biraz daha ciddi bir organizasyon. Deplasmanlı maçlar oynanıyor. ‘Bugünün sistemiyle aynı değil’ tezi de gerçeği yansıtmıyor. Galatasaray’ın ülke sathına yayılmamıştır tezi var. Milli Küme’de ortalama 8 takım mücadele ediyor. Takımlar finale gidene kadar ortalama 30 maç yapıyorlar.

– Karşı tezi savunanlar, sadece 3 büyük şehrin takımı katıldı diyor. Evet, bu doğru ancak bugünün Süper Ligi’nde 1959’dan 1967’e kadar İstanbul, Ankara ve İzmir’in takımları var. Sadece 2 sezonda Eskişehir ve Adana’dan takımlar giriyor yani sadece 5 şehrin takımları mücadele ediyor, bu 7 sezonda.

– Milli Küme’de en çok 2. olan takım Galatasaray. 5 kez 2. olmuş.

“1959 ÖNCESİ MÜSABAKALAR RESMİ DEĞİLDİ” TEZİ

– 1959 öncesi oynanan müsabakalar resmi değildi tezi öne sürülüyor. 1924 yılında yayımlanan müsabaka talimatnamesinin 8. maddesinde aynen şu ifadeler geçiyor: Yukarıda kurallar ve şartlar dâhilinde yapılması gereken resmi müsabakaların talimatlarını genel merkez verecektir. Yani 1924 yılından itibaren resmi müsabaka olarak kabul edilmiş.

– 1944 yılında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünün futbol müsabaka talimatnamesinde resmi müsabaka tanımı yapılıyor. ‘Türkiye Birinciliği’ne varan müsabakalar ve milletler arası müsabakalar, resmi müsabakalardır.’ deniyor.

“1959 ÖNCESİ MAÇLAR IFAB KURALLARINA GÖRE OYNANMAMIŞTIR” TEZİ

-IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurumu), 1886’da İngiltere kurulan, futbol kurallarını tespit eden ve dünya üzerinde uygulayan kurum. 1913’te FIFA bu organizasyona üye oluyor. Bir eş güdüm söz konusu. 1923’te FIFA’ya üye olan TFF, FIFA’nın kurallarını kabul ediyor. Bu tarihten itibaren Türkiye’de oynanan maçlar, FIFA’nın belirlediği kurallara göre oynanıyor. Dolayısıyla Galatasaray’ın TFF’ye yaptığı ek itiraz dilekçesindeki ‘1959 öncesi oynanan müsabakalar IFAB kurallarına göre oynanmamıştır’ tezinin hiçbir hukuki dayanağı yok açıkçası.

– Kanunlar geriye doğru işlemez. Bir organizasyonun statüsünün değişmesi, dönemsel olarak kurallarının değişmesi, o organizasyonun ondan sonraki dönemlerde kabul edilmeyeceği anlamına gelmez.

– Örneğin, kaleciye geri pas kuralı değişti, Şampiyonlar Ligi’nin statüsü değişti. 2012 Süper Lig’in statüsü bir sezonluğuna değişti, play-off geldi. O sezonki şampiyonluk kabul ediliyor. 2010 yılında referandum oldu ve Cumhurbaşkanını artık halk seçmeye başladı. 2010 yılından önce seçilen cumhurbaşkanlarını kabul mü etmiyoruz. Sadece statü değişmiştir. O kurum olduğu yerde duruyordur. Benzer onlarca örnek verilebilir.

NEYİ REDDETTİKLERİNİ BİLMİYORLAR

– Türkiye’de futbolu kurumsallaştıran isim Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen. Galatasaray, Ali Sami Yen’in kurduğu kurumun şampiyonluklarını reddediyor.

– Bu konu tabanı konsolide edecek bir konu. Yakında Galatasaray’da seçim olacak. Başkan adayları arasında bu organizasyonlara ‘kiraz festivali’ benzetmesi yapanlar oldu. Bunu diyenler, bu organizasyonları başlatanın Galatasaray’ın kurucusu olduğunu bilmiyor mu?

– Başka bir başkan adayı ‘Muhtarlık Kupası’ dedi. Neresinden bakarsanız bakın, bu tür söylemler ne etiğe ne de dile uyuyor. Galatasaray gibi köklü bir kuruma yakışmıyor böyle bir yaklaşım.

– ‘Nazi Almanyası’nın şampiyonlukları’ diyenler var. Farkına varmadan neyi reddettiklerini bilmiyorlar, işin nereye varacağını bilmiyorlar.

– Fenerbahçe’nin yöneticisi televizyonda konuyla ilgili açıklama yaptı sırada, Gündüz Kılıç (Baba Gündüz) örneğini verdikten sonra, Gündüz Kılıç’ın adını Galatasaray’ın resmi sitesinden sildiler.

ÇOK UMUTLU DEĞİLİM

– Taraftarlar bu konuyla ilgili çok bilgilendi. Fenerbahçe camiasının bir özelliği var, üzerine toplu olarak gelindiğinde, çok rahat ve güzel birleşebiliyor. 3 Temmuz’da hepimiz hukukçu olmuştuk, 1959 öncesi şampiyonluklardan dolayı hepimiz tarihçi olduk.

– Açık konuşmak gerekirse, Federasyon’un Fenerbahçe’ye olan tavrından dolayı tescil kısmından çok umutlu değilim. Olumsuz bir karar çıkarsa, Fenerbahçe Tahkim’e de gidecek. Konunun tarihi devamlılığı bakımından, hukuki yönden hiçbir eksiği yok. Fenerbahçe’nin başvurusunda da bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum.

– Beşiktaş da önümüzde günlerde topa girecektir. Fenerbahçe’den sonra en çok Beşiktaş’ın şampiyonluğu var. (5 kez)