CRI Türk Dış Haberler Servisi

ABD’nin adı biyolojik savaş ve zihin kontrol programları ile anılan Fort Detrick üssü bu kez Covid-19 ile gündemde. 15 milyon kişi ABD üssünün incelenmesi için başlatılan imza kampanyasına katıldı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınını Çin karşıtı politikalarının enstrümanı haline getirmesi uluslararası kamuoyunda bu ülkeye dair şüpheleri artırmaya devam ediyor. Covid-19’un kökenine dair ABD’nin Fort Detrick laboratuvarının incelenmesini talep eden 17 Temmuz tarihli kampanyaya 15 milyonun üzerinde imza verildi. Global Times gazetesine konuşan eski Çin Salgın Kontrol Merkezi Direktörü Zeng Guang, ABD’nin şeffaf bir araştırmaya karşı olduğu için Biyolojik Silahlar Sözleşmesi’nin tarafı olmadığını anımsatarak “Onlar sakladıkça biz daha fazla üzerine gitmeye devam etmeliyiz.” diye konuştu. Zeng Guang, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Wuhan’da Covid-19’un kökenine ilişkin yaptığı araştırmanın bir benzerini de ABD’nin Fort Detrik laboratuvarında yapması gerektiğini belirtti.

Covid-19’un genom dizilimini dünyaya açıklayan Çin ve DSÖ ekibi, 29 Ocak’ta Wuhan’da başladıkları araştırmanlarını tamamlayarak hazırladıkları raporu dünyaya duyurmuşlardı. Raporda, virüsün laboratuvardan sızma ihtimalinin son derece düşük olduğu vurgulanmıştı. Buna karşın ABD Başkanı Joe Biden, bilim dünyası yerine istihbarat örgütlerine talimat vererek Covid-19’un kökenine dair 90 gün içinde bir rapor daha hazırlanmasını talep etmişti. Biden yönetiminin tıpkı selefi Donald Trump gibi salgını siyasallaştırmasını karşı çıkan ve aralarında DSÖ üyelerinin de bulunduğu bilim insanları Lancet dergisine gönderdikleri mektupta “Salgının laboratuvar sızıntısı kaynaklı olduğuna dönük öneriler bilimsel dergilerde doğrudan desteklenen kanıtlardan yoksundur.” satırlarını kaleme almıştı.

ZİHİN KONTROLÜNDEN GİZEMLİ KAPANMAYA

Washington yönetiminin tüm çabalarına karşın milyonlarca insanın ABD’nin Fort Detrick laboratuvarını işaret etmesinin haklı gerekçeleri bulunuyor. Zira 76 sene önce kurulan ve 13 bin dönüm arazi içerisinde 600’dan fazla yapıyı bulunduran ABD üssünün adı zihin kontrol programı MK-ULTRA ile duyulmuştu. Fort Detrick üssü bu konuya dair kayıtların çoğunu 1973 yılında imha etmesine rağmen, daha sonra gizliliği kaldırılan belge ve Kongre kayıtlarında bahsi geçen tesisin MK-ULTRA projesinde merkezi rolü ve yabancı liderleri öldürmek için zehirler üretildiği ortaya çıkmıştı. Politico dergisi için makale kaleme alan gazeteci Stephen Kinzer’a göre MK-ULTRA projesi kapsamında siyahi mahkûmlara aralarında uyuşturucu maddelerin de bulunduğu kimyasallar verilmişti.

Adı skandallarla anılan Fort Detrcik üssü 2019 yılında ABD Salgın Kontrol ve Önleme Merkezi’nin standartlarını karşılamadığı gerekçesi ile kapatılmıştı. Resmi açıklamalar tesisin kapatılmasına atık su arındırma kriterleri neden olduğunu ifade etse de Global Times “Bir numaralı şüpheli: Fort Detrick” başlığını taşıyan haberde şu değerlendirmelerde bulunmuştu:

“Fort Detrick’in 2019’da yayınlanan açıklaması, kapatmanın atık suların arındırılması sorunlardan kaynaklandığını belirtiyordu. Buna karşın ifadelerin Salgın Kontrol ve Önleme Merkezi’nin teftiş sonuçları ile tutarlı olup olmadığı açık değil. Bu tür üst düzey laboratuvarların yönetimi genel olarak düzenli denetimlerle çok sıkı tutulmalı. DSÖ-Çin Covid-19 kökenlerini izleme ekibinden Çinli bir yetkili adının gizli kalması kaydıyla Global Times’a verdiği demeçte sistemlerin potansiyel riskleri engellemesi, ekipman arızası ve atık su sızıntısının kesinlikle meydana gelmemesini sağlayabilmesi gerektiğini söyledi. Atık su sorunları, Fort Detrick laboratuvarındaki  büyük boşlukları ortaya çıkardı. Yanlış yönetilen atık su ile başka nelerin sızdırıldığını merak etmek gerekiyor. Bilim insanı “Laboratuvardaki bazı yüksek derecede  patojenler muhtemelen serbest bırakıldı. ABD ordusu da halka ne yaptıklarını asla söylemedi.” dedi. Fort Detrick’teki araştırmacıların yanlışlıkla enfekte olmuş olmaları, ancak belirgin bir semptom göstermemiş olmaları oldukça muhtemel. Bilim insanı, bu şekilde virüsü dış dünyaya taşıyabileceklerini söyledi.”