İsrail’de 8 partinin, koalisyon hükümetinde anlaşmasının ardından 12 yıllık Başbakan Binyamin Netanyahu dönemi sona erdi. Dün yapılan güven oylaması ile son iki yılda dört kez seçime gidilen İsrail’de siyasi kriz şimdilik noktalanmış oldu. Yamina lideri Naftali Bennett, Ağustos 2023’e kadar ülkenin yeni başbakanı olacak. Bennett’in ardından başbakanlık koltuğuna Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid geçecek ve Kasım 2025’e kadar bu görevi sürdürecek.

İsrail’deki çalkantılı dönem sona ererken en çok tartışılan konu, koalisyonun uzun soluklu olup olmayacağı. Zira Bennett-Lapid koalisyonu, Netanyahu karşıtlığında birleşmiş olsa da farklı görüşlere sahip 8 partiden oluşuyor. Dolayısıyla Bennett’in dengeyi nasıl sağlayacağı merak konusu. Çünkü koalisyon hükümeti hassas bir zemin üzerine kurulu ve bir partinin dahi ortaklıktan çıkması hükümetin sonu anlamına gelecek. Bu nedenle, koalisyon ortaklarını önümüzdeki günlerde zor bir süreç bekliyor. Süreç zor olsa da koalisyon hükümetinde yer alan partilerin tek bir ortak hedefi var, “Binyamin Netanyahu’nun yeniden iktidarı ele geçirmesini engellemek”.

KOALİSYON HÜKÜMETİ İSRAİL’DE DEĞİŞİM YARATABİLİR Mİ?

Seçim sürecinde Naftali Bennett ile ilgili çok fazla haber yapıldı. Uzun yıllardır siyasetin içinde olan Bennett, Amerikalı göçmen bir aileden geliyor ve eski bir komando ayrıca bir milyoner. Bir zamanlar Netanyahu’nun en yakınındaki isimlerdendi ve 2006-2008 yılları arasında başbakanlıkta özel kalem müdürü olarak çalıştı. Bennett, Likud Partisi’nden istifa ederek sağcı, milliyetçi ve muhafazakâr Yahudi Evimiz partisine katıldı, 2013 yılında parlamentoya girdi. O tarihten 2019’a kadar her koalisyon hükümetinde bakan olarak yer aldı. 2 yıl önce ise “Yeni Sağ” adlı ittifakı İsrail Parlamentosu’na (Knesset) girmeyi başaramadı. 11 ay sonra yapılan erken seçimde Yamina Partisi ile Knesset’te yerini aldı. Bennett, kendini aşırı milliyetçi olarak nitelendiriyor ve Netanyahu’nun daha sağında bulunduğunu söylüyor. İsrail’in bir Yahudi ulus devleti olmasını destekleyen Bennett, 1967’deki 6 Gün Savaşı’ndan bu yana İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria ve Doğu Kudüs ile Golan Tepeleri’nin ülkesinin kültürel ve tarihsel hakkı olduğunu iddia ediyor.

NETANYAHU SİYASETTE ISRARINI SÜRDÜRECEK Mİ?

Netanyahu’nun 12 yıllık iktidarı sona erse de 71 yaşındaki deneyimli siyasetçinin emekli olup, sessiz bir emeklilik hayatı yaşayacağına kimse inanmıyor. İsrail’de en uzun süre başbakanlık yapan ve Mart 2009’dan bu yana koltuğu aralıksız elinde bulunduran Netanyahu’nun, yeniden başbakanlık koltuğuna oturmak için mücadele edeceği konusunda fikir birliği ağır basıyor. Tabii şunu da hatırlatmak gerekir ki, yargılandığı davalar Netanyahu için olumsuzluk teşkil eden konuların başında geliyor. Ayrıca Netanyahu’nun partisi içinde etkili olan görüş ayrılıklarını da yoluna koyması şart. Bunları çözümlemeden siyasete dönmesi kolay olmayacaktır.

GÖRÜŞ AYRILIKLARI SONA ERER Mİ?

Uzmanların değerlendirmelerine baktığımızda yeni bir hükümetten büyük adımlar atmasının beklenmemesi gerektiğine vurgu yapılıyor hatta Netanyahu’nun saldırılarına karşı hayatta kalmanın bile başlı başına bir iş olacağının altı çiziliyor. İsrail’de koalisyonun ömrünün uzun soluklu olup olmayacağı tartışılmaya devam etse de siyasi gerilim kısa vadede bitmeyecektir. Zira Netanyahu gibi görüşe sahip kişiler siyaset sahnesinde bulunduğu sürece bölgedeki gerilim sona ermez. Çünkü İsrail’deki dördüncü seçim ve akabinde yaşanan olaylar yeni kutuplaşmalar yarattı. Bu nedenle, Netanyahu döneminde güç kazanan aşırı sağcı zihniyet uzun süre etkisini hissettirecektir. Dolayısıyla kurulduğu günden bu yana İsrail siyasetinin kontrol altında tutmaya çalıştığı toplumsal ayrışmalar, daha da derinleşerek karşımıza çıkacaktır.

Tuğçe Akkaş