CGTN / Olivia White&Anu Madgavkar

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) son teşvik tasarısının kabul edilmesinden önce bile, dünyanın dört bir yanında bazı hükümetler, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 12’sine eşit miktarda Covid-19’dan etkilenen işletmelere ve hanehalkına yaklaşık 12 trilyon dolarlık mali yardım teklifinde bulundu. Ancak bu eşi görülmemiş miktardaki yardımı hedeflenen alıcılara ne kadar iyi ulaştırdılar? Ve bu çabalar gelecek için ne gibi dersler veriyor?

Politika yapıcılar ile finans teknolojisi yenilikçilerinden ekonomistlere ve sivil toplum gözlemcilerine kadar pek çok kişi bu tür soruları soruyor.

Brezilya, Hindistan, Nijerya, Singapur, Togo, Birleşik Krallık ve ABD olmak üzere yedi ülkede yakın zamanda hem bireyler hem de küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ’ler) için 12 devlet salgın destek programını analiz ederek cevaplar aradık. Her bir programın tasarımının amacını, kapsamını, ölçeğini ve özgüllüğünü, ödemelerin hızı ve kapsamı ile ölçülen teslimatın etkinliğini değerlendirdik. Dijital tanımlama ile dijital finansal içerme üzerine daha önceki çalışmalarımıza dayanan araştırma, hem ülke hem de program düzeyinde finansal altyapıyı ele aldı.

Çalışmamız önemli ölçüde tutarsızlıklar ortaya çıkardı. Bazı programlar iddialı tasarımı etkili sunumla birleştirdi. Ancak birçoğu, yavaş dağıtım, uygun yararlanıcılara ulaşamama ve bazı durumlarda yolsuzluk gibi sorunlarla bir veya her iki alanda yetersiz kaldı.

Araştırmamızın ana fikri, büyük ölçekli, hızlı ve hedefli ekonomik ödemelerin sağlam dijital finansal altyapı gerektirmesidir. Krizler sırasında destek sağlamaya yardımcı olmanın ötesinde, bu altyapı aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve daha genel olarak dayanıklılığı da teşvik eder. Bu, tüm ülkeler için geçerlidir, ancak yükselen ekonomiler, artan hükümet harcamalarına harcanan GSYİH’nin her yüzde puanı için ekonomik değer açısından daha zengin ülkelere göre daha fazla kazanacaklardır. Bunun nedeni, gelişmiş ekonomilerin hâlihazırda daha fazla dijital finansal altyapıya sahip olması olabilir.

Çalışmamızda, Singapur’un İş Destek Programı ve Birleşik Krallık’ın İş Tutma Planı, hem tasarım hem de teslimat açısından en iyi performans gösterenler arasındaydı. Ancak gelişmekte olan bazı ekonomi planları da iyi puan aldı. Biri kadınları hedefleyen iki Hint programı ve üç milyondan fazla küçük ve orta ölçekli işletmeye (KOBİ) ve mikro işletmelere fayda sağlayan bir acil durum kredi garanti programı, güçlü bir performans sergilemek için mevcut finansal altyapıyı geliştirmeyi başardı.

Daha az gelişmiş finansal altyapıya sahip olan Togo, sahip olduklarından iyi bir şekilde yararlanmayı başardı; Novissi programı, yerel karantinalar süresi için asgari aylık ücretin yüzde 30’unu oluşturan kayıt dışı çalışanların mobil para cüzdanlarına iki haftada bir nakit transferi yaptı.

GÜÇLÜ FİNANSAL ALTYAPI EKONOMİK BÜYÜMEYİ ARTIRMAK İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Ana sonuçlarımızdan biri, etkili devlet destek programlarının ortak üç kritik finansal altyapı özelliğine sahip olduğudur; dijital ödeme kanalları, geniş nüfus kapsamına sahip temel bir dijital kimlik sistemi (Hindistan’ın Aadhaar programı gibi) ve dijital kimliğe bağlı birey ve firmaların basit verileri. Mali altyapısı bu üç özelliği içeren ülkeler programları en iyi şekilde tasarlayıp hızlı bir şekilde sunabilirler. Örneğin, Singapur’un KOBİ iş destek programı, fonları uygun işletmelere otomatik olarak transfer etti; meblağlar, herhangi bir başvuru sürecine gerek kalmadan firmaların maaş bordrolarına göre hesaplanmıştır. Bu, her bir KOBİ’ye firmanın vergi ödemeleri ve çalışan ücretlerine ilişkin hükümet verilerine bağlı benzersiz bir kimlik atayan “CorpPass” dijital kimlik sistemi ile mümkün olmuştur.

Ancak, bu altyapı özelliklerinden bir veya daha fazlasına sahip olmayan ülkeler, yardım programlarının tasarım tutkusu ile teslimat başarısı arasında denge kurmak zorunda kaldı. ABD Ekonomik Etki Programı, nüfusun yüzde 50’sinden fazlasına ödemeyi amaçladı, ancak yalnızca sınırlı hedeflemeye sahipti. Örneğin, yıllık 75 bin dolardan az kazanan tüm bireysel Sosyal Güvenlik alıcıları ve vergi mükellefleri aynı miktarı aldı.

Programın evrak kontrollerine kısmen bağımlı olması ve uygun alıcıların eksik listesi nedeniyle, hem hız hem de kapsam açısından teslimat zorlukları da vardı. 160 milyondan fazla Amerikalı nihayetinde plan kapsamında bir ödeme almış olsa bile, 30 Mart 2020’de başladıktan sonraki üç hafta içinde yalnızca 90 milyon kişiye ödeme yapıldı.

İkinci önemli bulgu, sağlam dijital finansal altyapı oluşturmanın ekonomiye daha önce düşündüğümüzden daha büyük bir destek sağlayabileceğidir. Covid-19 krizinden önce, bireyler ile kurumlar arasındaki geniş bir etkileşim yelpazesine temel ve gelişmiş dijital kimlik uygulamanın, ülkeye bağlı olarak GSYİH’nin yüzde 3-13’ü arasında 2030’a kadar ekonomik bir kazanç sağlayabileceğini tahmin etmiştik. Fakat şimdi potansiyel kazancın yüzde 20’ye kadar daha yüksek olabileceğini düşünüyoruz.

Salgın, birçok ülkenin finansal sistemleri için önemli boşlukları ve fırsatları vurgulayan yüksek riskli bir stres testi işlevi görmüştür. Aynı zamanda, verimliliğin ve dayanıklılığın nasıl artırılacağı hakkında değerli dersler sağlar.

Analizimiz, az sayıda ülkedeki yardım programlarının yalnızca bir alt kümesini kapsamaktadır. Bu analiz, KOBİ’ler ve bireyler için güçlü finansal altyapının, yalnızca koronavirüs salgını gibi beklenmedik ve potansiyel olarak felaketle sonuçlanan krizlere yanıt vermek için değil, aynı zamanda finansal dayanıklılığı ve ekonomik büyümeyi artırmak için de hayati önem taşıdığını gösteriyor.