China Daily

Editörün notu: Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri, Çin Cumhurbaşkanı ve Merkezi Askeri Komisyon Başkanı Xi Jinping 1 Temmuz’da ÇKP’nin kuruluşunun 100. yıl dönümünde dönüm noktası oluşturan bir konuşma yaptı. Yurt içinden ve yurt dışından 8 akademisyen ile bazı uzmanlar bu konuşmayı değerlendirdi. Bu değerlendirmelerden bölümleri paylaşıyoruz.

TARİH VE HALK ÇKP’Yİ SEÇTİ

Geçen 100 yılda, Parti engebeli bir yol katetti ama yine de tarihin her dönüm noktasında Çin’i yeni ufuklara taşımak için şansları kullanarak mükemmel sonuçlar elde etti. ÇKP’nin ilerlemesini birkaç unsur etkiledi.

ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, geçen yüzyılın tarihi üzerine düşünürken, aslında Çin halkının ve tarihin ÇKP’yi seçtiğini söyledi.

Xi, 1 Temmuz’da yaptığı 1 saatten uzun konuşmasında, 86 kez “halk” dedi. Özellikle, halk ve Parti arasındaki yakın bağların ikisi arasında bir ayrılık yaratma çabalarını bertaraf edeceğini vurguladı.

Çin halkının yaşamı ile geçim şartlarını iyileştirmek ve Çin ulusunun yenilenmesini gerçekleştirmenin Parti’nin kuruluşundan itibaren misyonu olduğunu belirtmek gerekir. ÇKP sürekli teorik yenilikler yaparak, enerjisini korudu. Her zaman yönetişim, sosyalizm ve insan toplumunun gelişim yasaları ile ilgili kavrayışını yeni koşullar ve pratiğin yeni gereklerine göre derinleştirirken, gerçeklerden hakikate ulaşmaya çalıştı, zamanla birlikte hareket etti ve pragmatik bir yaklaşım benimsedi.

ÇKP halk ile bağlarını korudu ve gönülden halka hizmet etti ve halk-merkezli felsefeye bağlılığı Çin karakterli sosyalizmin gelişmesinin temellerini attı. Kendinde devrim yapma ve katı öz disiplin ÇKP’nin sürekli büyümesi ve gelişmesinin kilididir ve yenilikçi bir Marksist iktidar partisi haline gelmesine, halkın desteğini kazanmasına, zorlukları aşmasına ve birbiri peşi sıra başarılar kazanmasına yardım etti. (Song Xiongwei, ÇKP Merkez Komitesi Parti Okulu’nda siyaset ve hukuk profesörü).

 “ULUSAL YENİLENME” İÇİN PARTİ LİDERLİĞİ ŞART

ÇKP 100. yılını kutlarken, ekonomik kalkınma alanındaki deneyimleri modernizasyon peşinde koşan ya da modernizasyonlarını tamamlayan ülkeler için hayatidir. Sömürgeci yağma ve mezalimler, Japon işgalcilere karşı iki savaş ve iç savaşa rağmen, Mao Zedong’un 1950’lerdeki ekonomik politikaları Devlet liderliğinde sanayileşmeyi başlattı. Ama ümit vadeden bir başlangıçtan sonra, bu çaba Soğuk Savaş’ın sert rüzgârları nedeniyle durakladı.

1970’lerin sonunda eski lider Deng Xiaoping, özel ekonomik bölgelerin haber verdiği reform ve dışa açılma politikasını başlattı. Deng küreselleşmenin fırsatlarını kavradı ama aynı zamanda Batı liberalizminin risklerini de kavradı. Deng’in söylediği üzere, insanın ırmağı “taşların farkına vararak” geçmesi gerekir.

Çin, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) 2001’de katıldı ve daha fazla reform ile dışa açılma, ihracat ve yatırıma dayanan on yıllık çift haneli büyümenin yolunu açtı. Üçüncü büyük geçiş -post sanayileşmeye geçiş- Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in liderliği ile Çin’in dünya ölçüsünde yenilik ve kitlesel tüketime tarihsel geçişi ile yoğunlaştı.

Tıpkı Xi’nin söylediği gibi, Çin ilk yüzyıllık hedefine ulaştıktan sonra, ÇKP halka ikinci 100 yıllık hedefe ulaşma yolunda liderlik ediyor. Bu Çin’in bütün yönlerden orta derecede refah içinde bir toplum kurma hedefini gerçekleştirdiği ve gelecek 30 yılda -yatırımı ve yeniliği artırarak ve Kuşak Yol İnisiyatifi yoluyla yeni bir küresel karşılıklı bağımlılık türünü destekleyerek- büyük bir güç haline gelme hedefini de muhtemelen gerçekleştireceği anlamına geliyor.

Çin ayrıca mutlak yoksulluğu ortadan kaldırdı ve dünyadaki en büyük sosyal güvenlik sistemini kurdu. Xi’nin liderliğindeki ÇKP şimdi geniş kapsamlı insani kalkınma ve herkes için ortak refahı gerçekleştirme yönünde daha dikkate değer ve asli bir ilerleme gerçekleştirme sözü verdi. Ve martta kabul edilen Çin’in 14. Beş Yıllık Planı (2021-25) niceliksel büyümeden niteliksel büyümeye geçişi gösterdi.

Reform ve dışa açılma başlatıldığında Çin’in kişi başına Gayri Safi Yurt İçi Hasılsa (GSYİH) (satın alma gücü paritesine göre) Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) sadece yüzde 2’siydi. 2020’nin ortasından sonra, bu ABD’ninkinin üçte birine çıkmış olacak. Reform ve dışa açılma başlatılmadan önce, Çin ekonomisi ABD ekonomisinin sadece yüzde 10’u kadardı. Bugün ABD ekonomisinin yaklaşık üçte ikisi kadar ve barışçı koşulların devam etmesi durumunda, bu on yıl sona ermeden önce ABD ekonomisini geçmesi bekleniyor. Bu olasılık, Çin’in yükselişinin ABD’nin gerileyişi olacağından korktukları için, bazı ABD siyasetçilerinin Çin’in kuşatılması önlemleri almalarına neden oldu. Bu nedenle Cumhurbaşkanı Xi, yaklaşık 10 yıl önce yeni tip uluslararası ilişkiler önermişti. İşte bu yüzden Mao, bazı Amerikan vatandaşlarından ABD sanayi bilgisi ile Çin’in devasa iş gücünü birleştirme tarihsel fırsatını yakalamalarını istemişti. Eski ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in Çin’deki koordinatörü Joseph Stilwell, ABD’nin Çan Kay-şek’in çürümüş rejimi ile değil ÇKP ile iş birliği yapmasını önermişti. Ve bu nedenle de modern Çin’in müjdecisi Sun Yat-sen, -hem Batı hem de Çin’de barış ve refahı artırmak amacıyla- 1920’lerde Çin’e Batılıların yatırım yapmasını istemişti.

Bugün, yine büyük bir fırsat ve büyük bir tehlikenin kavşağındayız. Fark riskin artık bölgesel değil ama küresel hatta varoluşsal olması. Dünya’nın Çin’in başarılarının küresel ümidin kaynağı olduğunu da kavraması gerekir. (Dan Steinbock, Difference Group kurucusu).

BATI’NIN DERS VERMEYİ BIRAKIP DOSTÇA BİR YAKLAŞIM BENİMSEMESİ GEREK

Şimdi, her zamankinden daha fazla dünyanın hayati ihtiyacı anlaşmazlık değil, iş birliği, çünkü gitmekte olduğumuz kötü sonuç çok büyük. Çin-ABD ilişkilerindeki son aşağı doğru inişi dikkate alırsak, ABD’de Çin hakkında o kadar çok yanlış anlayış olmasına şaşmamalı. Ancak o kadar çok ortak küresel sorun varken, ihtiyacımız olan son şey anlaşmazlıkları tırmandırmaktır. Acilen ihtiyaç duyduğumuz şey derin bir iş birliği ve ulusal çıkarlarımızın çakıştığı birçok alanda daha iyi liderliktir.

Cumhurbaşkanı Xi, 1 Temmuz’daki konuşmasında Çin’i barış ile demokrasi istediğini ve yeni türden bir uluslararası ilişkileri desteklediğini vurguladı. Aslında. 10 yıldan az bir zaman önce, Xi ve zamanın ABD Başkanı Barack Obama büyük ülkelerin yeni ilişki modelinin işleyebileceğini göstermişti. İkili dünyayı Paris Anlaşması’nın imzalanmasına götürdü. Bu anlaşmanın bu yüzyılın sonunda çevresel bir kıyameti önlemesi ümit ediliyor.

İki tarafın küresel yönetimi iyileştirmek için birlikte çalışabileceği çok fazla konu var. Bunlar arasında, bilim insanları başka bir Covid-19 salgını dalgasının gelmekte olduğu uyarısını yaparken, kamu sağlığının yanı sıra 21 yüzyılın zorlukları ile mücadele etmek için eskimiş uluslararası ilişkiler kurallarının güncellenmesi ve modernleştirilmesi de var. Farklılıklar içiren dünyamızda, iş siyasi modellere geldiğinde, tek ölçü herkese uymaz. Bazı Amerikalılar komünistlere karşı Pavlovcu bir tepki gösterme eğilimindeler fakat ÇKP Çin’e 800 milyon insanı mutlak yoksulluktan kurtarmasında liderlik etti ve dikkate değer biçimde daha iyi bir şekilde çalışmaya devam edecek. Dolayısıyla, gelin “her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır” ilkesi üzerinde anlaşalım ve ortak zorluklarla mücadele için birlikte çalışalım ki, sadece bu yüzyılın sonuna değil, daha da ötesine ulaşabilelim. (Harvey Dzodin, Çin Küreselleşme Merkezi kıdemli araştırmacısı).

“HALK KURTULUŞ ORDUSU” PARTİ LİDERLİĞİNDE ÜLKEYİ KORUYOR

ÇKP Merkez Komite Genel Sekreteri ve ÇKP Merkezi Askeri Komisyon Başkanı Xi Jinping, 1 Temmuz’daki konuşmasında, bir kez daha ÇKP’nin ordu üzerindeki mutlak liderliğini vurguladı.

Modern Çin ordusu ÇKP tarafından yaratıldı ve Çin’in egemenliği ile toprak bütünlüğünü korurken birçok zorlu testten geçti. ÇKP’nin orduya liderlik etmesi Başkan Mao Zedong’un 1938’de bu ilişkiyi kurmasından bu yana temel bir ilkedir. Ordu, Parti liderliğine uyarak, kurtuluş savaşı sırasında resmen Halk Kurtuluş Ordusu (HKO) olarak adlandırıldı ve Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açan birçok zafer kazandı.

Sadece güçlü bir halk ordusu ulusal güvenliği savunabilir ve ulusal yenilenme için barışçı bir ortam oluşturabilir. Yine de Çin’in egemenliğini ve torak bütünlüğünü daha iyi korumanın yanı sıra küresel bir barış gücü rolü oynamak için, hızlı değişin küresel duruma ve ulusal kalkınmanın gereklerine daha iyi uyum sağlaması gerekir.

Parti yeni dönemde silahlı kuvvetleri daha da güçlendirme ve bir halk ordusu kurma hedefini benimsedi ve ancak Soğuk Savaş anlayışlarını ve ideolojik ön yargılarını terk eden büyük ülkeler “Çin tehdidi” teorisinin ötesini görebilirler ve HKO’nun barışçı hareketlerini rasyonel olarak değerlendirebilirler. Kuruluşunun 100. yılını kutlayan Parti, HKO’yu peş peşe zaferlere taşıdı. Uluslararası durum ne kadar değişirse değişsin, ÇKP’nin liderliğindeki HKO Çin’in egemenliğini, toprak bütünlüğünü, toplumsal kalkınmasını ve küresel güvenliği korumaya devam edecektir. (Prof. Liu Qiang, Ulusal Savunma Teknolojisi Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Koleji’nde akademisyen).

HONG KONG VE MAKAO’YA EN UYGUN ŞEY “BİR ÜLKE, İKİ SİSTEM”DİR

Cumhurbaşkanı Xi Jinping “Bir Ülke, İki Sistem” ilkesinin kapsamlı ve kesin biçimde uygulanmasının önemini vurguladı.

ÇKP’nin 1921’de kurulduğundan bu yana görevi Çin halkının ortak refahı ile mutluluğunu sağlamaya çalışmak ve Çin ulusunun yenilenmesini gerçekleştirmekti. ÇKP tarafından yaratılan yenilikçi bir politika olan “Bir Ülke, İki Sistem” formülü, Hong Kong ve Makao Özel İdari Bölgeleri’nin barışçı yeniden birleşmesini ve yönetimini gerçekleştirmeyi hedefleyen bu görevin bir parçasıdır. Ve Makao’nun istikrar ve kalkınması bu sistemin iyi işlediğinin kanıtlıyor. “Bir Ülke, İki Sistem” Hong Kong’un küresel statüsünü zayıflatmadan ana vatana dönmesine yardım ette. Ayrıca Hong Kong’un refahını devam ettirmesini de sağladı.

Yeni dönemde “Bir Ülke, İki Sistem” Hong Kong’a stratejik yönlendirme sağlamak bakımından daha da önemli bir rol oynayacak. İlk olarak, “Bir Ülke, İki Sistem” Çin karakterli sosyalizmin ayrılmaz bir parçası haline geldi, dolayısıyla diğer ulusal politikalar ve sistemlerle aynı politika desteğine sahip.

İkincisi, Hong Kong’da Ulusal Güvenlik Yasası’nın uygulanması özel güvenlik bölgesindeki güvenlik açıklarını kapattı ve sadece yurtseverlerin Hong Kong’u yönetebileceklerini garanti altına aldı.

Üçüncüsü, Guangdong-Hong Kong-Makao Büyük Körfez Alanı ile Kuşak Yol İnisiyatifi Hong Kong’un yüksek kalkınma düzeyleri gerçekleştirmesi için benzeri görülmemiş fırsatlar yarattı.

Ve dördüncüsü, Çin ulusunun büyük yenilenmesine dayalı olarak, özel yönetim bölgesi, büyük istikrarı ve güçlü Çin ulusal kimliği duygusu sayesinde, yeni dönemde yeni bir kalkınma aşamasına girecek.

Hong Kong “Bir Ülke, İki Sistem” ilkesini izleyerek, sadece uluslararası bir finansal ve lojistik merkezi olarak avantajlarını devam ettirmeyecek, ayrıca ulusun yükselişine katkıda bulunmaya devam edecek. (Doçent Tian Feilong, Beihang Üniversitesi Hukuk Fakültesi).

“ULUSAL YENİDEN BİRLEŞME” ULUSAL YENİLENME İÇİN HAYATİDİR

Genel Sekreter Xi Jinping, ÇKP’nin 100. yılını kutlamak için yaptığı önemli konuşmada, ilk kez Çin’in ulusal yenilenmesinin tarihsel bir kaçınılmazlık haline geldiğini açıkça belirtti.

Taiwan sorununu çözmek ve ulusal yeniden bütünleşmeyi başarmak ÇKP’nin tarihsel misyonlarından birisidir. Cumhurbaşkanı Xi tarihsel görevlerin yerine getirilmesinin önemini teyit ederken, kıta Çin’i adadaki “ayrılıkçı güçlere” açık bir uyarı yaptı.

Geçen yıllarda Taiwan’da iktidardaki Demokratik İlerici Parti (DPP) Taiwan Boğazı’ndaki siyasi manzarayı önemli ölçüde değiştirdi. DPP 1992 Uzlaşması’nı inkâr ediyor ve “Taiwan’ın bağımsızlığı” siyasi gündeminin peşinden gitmek için adadaki kamuoyunu maniple etmeye devam edecek. DPP, 2016’da iktidara geldiğinden bu yana 1992 Uzlaşması’nı tanımayı reddetti ve kirli siyasi hedeflerine ulaşmak için boğazın iki yakası arasındaki ilişkileri engelledi, kıta Çin’inin yükselişini kontrol altına almak için bazı ülkelerle iş birliği yaptı.

Bu nedenle, yeniden birleşmeyi ve Çin halkının yenilenmesini gerçekleştirme sorumluluğu olan ÇKP Taiwan sorunu ile uygun biçimde ilgilenmek ve ülkeyi bölmeye yönelik herhangi bir adımı kararlılıkla engellemek zorunda kaldı. Boğaz’ın iki yakasındaki halk “Taiwan’ın bağımsızlığını” önleme konusunda kendilerinden eminler ve hiçbir gücün Çin toprağının herhangi bir parçasını bölmesine asla izin vermeyecek. (Tang Yonghong, Xiamen Üniversitesi Taiwan Araştırma Merkezi direktör yardımcısı).

FARKLI ROTALARA SAYGI GÖSTERİLMELİ

Yıl dönümleri geriye bakmak öğrenilen dersleri değerlendirmek, samimi başarıları kutlamak ve bu başarıları yeni başarılarla güçlendirmek için en iyi zamanlardır. Geçen 49 küsur yılda Çin tarihte başka her ülkeden daha çok insanı yoksulluktan kurtardı.

Bu başarı sürdürülemez ya da hileli ilkelere dayanmıyor. Bu başarı sıkı çalışma, girişim, zekâ ve Çin halkının inisiyatifi ve akıllı, uzun testlerden geçmiş ekonomik, siyasi ve endüstriyel ilkelerle kazanıldı. Bütün bunlarda dünya barışı için alınacak geniş ders çok açık? Farklı ülkelerin farklı kalkınma rotaları vardır ve bunlara saygı duyulmalıdır.

20. yüzyılda dünya savaşlar ve ideolojik mücadelelerle harap oldu. Çin 40 yıldan uzun bir zaman önce bu ikili ve hoşgörüsüz mücadelelerden çıkmayı ve bunun yerine mevcut siyasi sistemini ülkeye uygun olan olağanüstü başarılı pragmatik yaklaşıma uydurmayı seçti. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesi, ABD politika belirleyicilerinin ve dünyadaki müttefiklerinin kibirli olmasına yol açtı. Son 30 yıldır demokrasi ve ekonomik refah vadeden ama değişmez biçimde bunları yerine getirmekte başarısız olan ideolojik olarak katı sistemleri empoze etme çabası içinde Afrika, Asya ve Batı Yarımkürede toplumları istikrarsızlaştırmak, ülkeleri işgal etmek ve hükümetleri yıkmak için daha da çılgın çabalara girişildi.

Bunun aksine, Çin diğer ülkeleri kendi ideolojisini ya da Çin kalkınma modelini takip etmeye zorlamaz. Ancak, diğer ülkelerin Çin’in kalkınma rotasını anlaması ve saygı duyması gerekir. Çin liderleri diğer ülkeler tarafından izlenen hem başarılı hem de felaketlere yol açan politikalardan çok iyi dersler çıkardı. Ve şimdi, bütün dünyadaki liderlerin Çin’in herhangi bir savaş, yabancı saldırganlığa başvurmadan ya da herhangi bir ideolojiyi yaymadan nasıl dikkate değer başarılar kazanmaya devam ettiğini incelemeleri ve uygun sonuçları çıkarmaları gerekir. (Martin Sieff, Moskova’daki Amerikan Üniversitesi kıdemli araştırmacısı).

ULUSUN KALKINMASI DÜNYANIN YARARINA

ÇKP, 100 yılında Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşu dâhil Çin’in dikkate değer başarılar kazanmasına yardım etti. Ülkede sosyo-politik istikrarı sürdürürken, ekonomik kalkınma ve büyüme için sağlam bir temel attı. Dünyadaki en kalabalık nüfusa sahip ülkenin kendi gündemine odaklanmasını sağlar ve etkili bir yönetişim kurarken ülkenin uluslararası toplum içindeki statüsünü yükseltti.

İniş ve çıkışlara rağmen Parti’nin liderliği bütün zorluklara başarıyla yanıt verdi. Ekonomik küreselleşme dalgasına uyarken ve Çin karakterli sosyalizmi takip ederken, Parti Çin halkının ülke için benzeri görülmemiş bir büyüme gerçekleştirmesine öncülük etti.

Çin’in ekonomik gelişmesinin en önemli özelliği, herkesin yararını sağlayan kapsayıcılığıdır. Cumhurbaşkanı Xi’nin 1 Temmuz’da yaptığı çığır açan konuşmasında belirttiği gibi, yıllardır küresel ekonomik büyümeye büyük bir katkı sunmasına rağmen, Çin’in hiçbir yayılmacı planı yoktur ve aksine Kuşak Yol İnisiyatifi aracılığı ile daha adil ve daha eşitlikçi bir yeni uluslararası ilişkiler biçimini destekliyor. Ancak, Çin’in kalkınmasından yararlanan büyük güçler, çatışma ve sömürü yerine iş birliğini vurgulamasına rağmen, onun politikasından memnun değil. Bu nedenle, bazı büyük güçlerin Soğuk Savaş anlayışları ÇKP için en büyük tehdit olmaya devam ediyor. Bu yüzden, Çin diğer kendisi gibi düşünen ülkelerle birlikte, uluslararası düzeni korumak, küresel yönetişim paradigmasını güçlendirmek ve herkes için ortak bir geleceğe odaklanmak için çaba göstermek zorunda. (Halid Rahman, İslamabad, Siyasi Araştırmalar Enstitüsü Başkanı).

ÇİN’İN BAŞARISI İÇİN “GÜÇLÜ LİDERLİK” HAYATİ ÖNEME SAHİP

Genel Sekreter Xi’nin belirttiği gibi, ÇKP şimdi muazzam bir uluslararası etkiye sahip, dünyadaki en büyük iktidar partisidir.

Son veriler ÇKP’nin 95 milyondan fazla üye ile dünyanın en büyük siyasi örgütü olduğunu gösteriyor. Bu ÇKP’nin karmaşık bir yapıya sahip süper mega bir sistemi yönettiği anlamına geliyor. Bu risklerle dolu zamanlarda. Dünya çarpıcı biçimde değişiyor ve belirsizliklerle dolu. Bu yüzden, farklı kaynakları etkin biçimde seferber etmek ve dağıtmak için daha işbirlikçi bir liderliğe gerek var.

13. Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkan Yardımcısı Wan Exiang’ın, ÇKP dışındaki partiler ve bağlı olmayan kuruluşların ortak tebrik mektubunda söylediği gibi, ÇKP’nin güçlü liderliği sayesinde Çin, Covid-19 salgını ile mücadelede, mutlak yoksulluğu ortadan kaldırmada ve bütün bakımlardan orta düzeyde varlıklı bir toplum yaratmakta büyük bir başarı kazandı.

Salgına karşı mücadele, Parti’nin rolünü göstermek ve Çin karakterli sosyalizmin kurumsal avantajlarını sergilemek için çok iyi bir örnek. ÇKP salgının ortaya çıkar çıkmaz Çin halkı için yarattığı yakın tehlikeyi kavradı ve halkın hayatını birinci sıraya koyarak stratejik hedefler belirledi ve önlemler konusunda geniş bir ulusal uzlaşmayı başardı.

Tarih, Parti’nin Çin’in bütün başarılarında oynadığı öncü rolün tanığıdır. Parti, Batılı parti siyaseti ile tümüyle açıklanamayacak benzersiz bir kurumdur. Ve Çin halkı her zaman Parti ile birlikte olarak tercihini açıkça belirtti. (Hu Yinglian, Profesör, Çin Merkezi Parti Okulu’nun Toplumsal Yönetişim Bölümü yardımcı direktörü).

TARİH ÇKP’NİN DOĞRU ADIMLARINI GÖSTERİYOR

Genel Sekreter Xi, ÇKP’nin kuruluşunun 100. yılını kutlamak için 1 Temmuz’da yaptığı konuşmada, doğru yolu aramak için tarihi bir ayna olarak kullanmanın önemini tekrar tekrar vurguladı.

Şimdi ülke modern bir sosyalist ülke kurmak olan ikinci yüzyıllık hedefini gerçekleştirmek için tarihsel bir yolculuğa çıktı. Parti geçen yüzyılda, Çin halkının birbiri ardına dikkate değer başarılar kazanarak ulusal bağımsızlığı, ekonomik kalkınmayı ve refahı gerçekleştirmesine öncülük etti. Çin’in 5 bin yıldan uzun süren en büyük sürekli uygarlığı olduğu dikkate alınırsa, Parti’nin yönetişim felsefesi Marksizm’in, Çin’in gerçek koşullarının ve geleneksel Çin kültürünün bir birleşimidir.

Bütün etnik gruplardan insanlar yeni bir başlangıç noktasındayken, bugün ulusal yenilenme ve ikinci yüzyıllık hedefi gerçekleştirme şeklindeki Çin Rüyasını gerçekleştirme konusunda her zamankinden daha eminler. Tıpkı Xi’nin söylediği gibi, Çin kapanmak yerine dış dünyaya açılmakta ısrar edecek. Xi ayrıca ÇKP’nin deneyimli bir iktidar partisi olarak diğer kültürlerin başarılarından dersler çıkarmaya istekli olduğunu da söyledi.

Aslında, Çin karşılıklı anlayışı artırmak için, diplomasisinin ayrılmaz bir parçası olarak, diğer ülkelerle kültürel değişimleri sürdürme ve artırmaya istekli. Dünyanın Çin tarihini daha çok öğrenmesinin ve ÇKP’yi daha iyi anlamasının zamanı geldi. (Hui Ming, Çin Sosyal Bilimler Akademisi, Çin Ulusal Kültürel Çalışmalar Merkezi’nde araştırmacı).