Görme engelli Ceren'e piyano aşkı ödül getirdi

Görme engelli Ceren'e piyano aşkı ödül getirdi

Küçüklüğünden itibaren müziğe ilgi duyan görme engelli 14 yaşındaki Ceren Altun, 3 yıl önce çalmaya başladığı piyanoyla Uluslararası Genç Yetenekler Müzik Yarışması'nda özel kategoride verilen Büyük Ödülü aldı.

Veysel Vardal Görme Engelliler Ortaokulu'nda 8 sınıfa devam eden 14 yaşındaki Ceren Altun, göz yuvası gelişmeden dünyaya geldi. 6 aya kadar gözleri kapalı olan Altun'un, görüntü açısından düzgün olması için 3 yaşından sonra göz bebeğinin bulunduğu kısma protez takıldı.

2 yaşındayken kapılara vurarak ritm yapan Altun, 4 yaşında ilk müzik aleti melodikayla tanıştı. Sonrasında teyzesinin hediye ettiği orgla kendi çabasıyla duyduğu sesleri ve şarkıları çalan Altun, piyano çalmaya 3 yıl önce başladı.

Hem piyano kursuna devam eden hem de okulunda Müzik Öğretmeni Sumru Dereli'nin desteğiyle kendini geliştirmeye çalışan Altun, Milli Eğitim Bakanlığının da desteklediği Uluslararası Genç Yetenekler Müzik Yarışması'na katıldı.

Öğretmeninin çektiği videoyu gönderdiği yarışmada, yüzde 40 halk ve yüzde 60 jüri oylamasıyla beğeni toplayan Ceren Altun, özel kategoride Büyük Ödüle layık görüldü.

Güzel sanatlar lisesine gidip konservatuvara devam etmek isteyen Ceren'in en büyük sıkıntısı ise Braille alfabesine göre kabartma notaların bulunmaması. Müzik alanında kendisini geliştirebilmesi için nota okuyarak eğitim almak isteyen Altun, bu konuda çalışma yapılmasını istiyor.

"FAZIL SAY İLE TANIŞMAK İSTİYORUM"

Ceren Altun, küçükken org çaldığını, 2016'da da piyano kursuna gitmeye başladığını söyledi.

Altun, "İlk başta piyanom yoktu. Evde çalışamıyordum. Alacak maddi imkanımız olmadığı için gittiğim kurs bana piyano hediye etti. Piyano çalarken mutlu oluyorum. Sevdiğim bir şeyi yapmak zevk veriyor. Piyano hayatımda olan ve olmaya devam edecek bir şey. Hayatımın bir parçası." dedi.

Müzik öğretmeni olmak istediğini dile getiren Ceren Altun, "Fazıl Say gibi olmak, onunla tanışmak isterdim. Piyano çalışı, vücut hareketleri çok hoşuma gidiyor. Piyano çalarken sanki dans ediyor. Beni etkiliyor, dinliyorum. Klasik müzik sanatçılarını da seviyorum. Kursta, Bach'ın eserlerini çalıyoruz. Müzik yarışmasına da Chopin'in Nocturne parçasıyla katıldım. Önce başka bir parçayla katılacaktım ama uygun olmadığını düşündüm. Annemin tavsiyesi üzerine de Chophin'in parçasıyla katıldım. Yarışmada birinci olmamı sağlayan şey buydu galiba. "

Aynı zamanda şarkı da söyleyen Altun, "Küçükken babam bana türkü söyletiyordu. Saz sesini duyduğumda ağlamam kesiliyormuş. 4 yaşındayken Hasretinden Yandı Gönlüm şarkısını söylemeye başlamışım. Şarkı söylemeyi seviyorum." ifadelerini kullandı.

"KABARTMA NOTA OKUMAK İSTİYORUM"

Güzel sanatlar lisesine gidip konservatuvara devam etmek istediğini ifade eden Altun, şöyle konuştu:

"Sınavlarda enstrüman çalıyorsun ve nota okuyorsun. Benim için notaların kabartma olması lazım. Konservatuvarların ve liselerin böyle bir altyapısı yok. Görme engelli olarak o okullara gittiğimde daha iyi eğitim alabilmem için notaları okumam da gerekiyor. Bu şekilde sadece bildiğim, duyduğum kadarını çalabileceğim. Duyduğun bir şeyi ne kadar çalabilirsin. Şu an ezberliyorum ama bir süre sonra nota okumaya ihtiyacımız oluyor. Kabartma notalarla ilgili yürütülen bir proje var ama henüz tamamlanmadı. Bunun daha çabuk olmasını istiyorum.Yetenek sınavında, solfej de gerekiyor. Ben göremediğim için sınavda verilen notaları nasıl okuyacağım. Bunların kabartma olması lazım."

GÜNDE 6 SAATİ OKUL SERVİSİNDE GEÇİYOR

Hadımköy'de oturan Ceren Altun, okuluna gelmek için 3 saatlik bir servis yolculuğu yaptığını, akşam da evine varmasının 3 saati geçtiğini belirterek, şöyle devam etti:

"İlkokulu burada okuduktan sonra uzaklıktan ve normal bir lisede okuyabileceğim için tecrübe edinmek amacıyla mahallemdeki ortaokula devam ettim. Ailemin ve kurstaki öğretmenin tavsiyesi üzerine gittim. 'Kendine güveniyor musun?' dediler. Ben de yapabilirim diye düşündüm. 2 yıl normal okula devam ettim. Annemle yürüyerek okula gidiyorduk. Okuldan çıkınca da hemen eve geliyordum. Orada arkadaş sorunum da oldu. Görmüyoruz diye dışlanma sorunumuz olabiliyor. Okulda tek görme engelli bendim. Rahat yürüyemiyorum diye okula sarı yollar yaptılar. Orada hareketlerim kısıtlanmıştı, çok fazla yürüyemiyordum, kalabalıktı, korkuyordum. Burası görme engelliler okulu olduğu için eğitim daha iyi. Rahatça hareket edebiliyorum, arkadaşlarım var, müzik çalışmalarımı daha rahat yapabiliyorum."