“Aslan Kral”, gerçek hayattaki aslan ailesi dinamiklerini nasıl yanlış yansıtıyor?

“Aslan Kral”, gerçek hayattaki aslan ailesi dinamiklerini nasıl yanlış yansıtıyor?

Herkesin en sevdiği yabani domuz, zarif zürafaları, hantal filleri ve gerçekçi görünümlü hayvan karakterleri var. Simba ve dostlarının krallıktaki haklarını yeniden kazanma yolundaki mücadelelerini izlemek, Disney'in "Aslan Kral"ının Afrika savanlarında olanları oldukça doğru biçimde tasvir ettiğini düşündürebilir.

Ama bu bir doğa belgeseli değil. Gerçek aslanlar diğer canlılara hükmetmez. Sürüsünü kaybeden bir aslan kesinlikle eve dönmeye çalışmaz. Zoologlar ve aslan araştırmacıları, aslan davranışları ve aslan familyasındaki aile dinamikleri söz konusu olduğunda Disney'in birçok yaratıcı lisans aldığını söylüyorlar.

Film büyük kedi yaşamı için doğru olsaydı, Simba'nın babası Mufasa ve amcası Scar arasında bir rekabet olmazdı ve aslan yavrusu, gencecik yaşında kaçmak zorunda kalmazdı.

Aslında Mufasa sürünün lideri olmazdı.

Washington'daki Smithsonian'ın Ulusal Hayvanat Bahçesi'ndeki büyük kediler bölümünün genel müdürü Craig Saffoe, "Her zaman bir aslan sürüsüne liderliği dişi aslan yapar." diyor. Simba'nın annesi Sarabi, gerçekte grubun muhtemel lideri olacaktı. Film, National Geographic'in işaret ettiği gibi, "Aslan Kraliçe" olarak adlandırılsaydı daha doğru olurdu.

Saffoe, erkek aslanların çok daha büyük ve daha agresif görünmelerine rağmen, kadınların daha baskın olduğunu belirtiyor. Önemli kararları onlar veriyor, avlanma ve yavru yetiştiriciliğinin büyük bölümünden de onlar sorumlu. Ayrıca bölgelerini, izinsiz giren diğer dişilere karşı korumak ve sürüye ne zaman yeni erkeklerin gireceğine karar vermek de onların sorumluluğu.

Tipik bir Afrika sürüsünde üç ila altı arasında yetişkin dişi vardır. Dişi yavruların çoğu, ölene kadar annelerinin sürüsüyle kalırlar. Bu nedenle aslan toplumunun oldukça anaerkil olduğu da söylenebilir.

Genellikle dişileri korumaya yardımcı olmak için bir araya gelmiş kardeşler veya arkadaşlardan oluşan iki veya üç yetişkin erkek de dişilerle birlikte yaşar. Bu erkekler kendilerine yeni bir sürü bulmadan önce sürüdeki dişilerle birkaç kez çiftleşmek üzere ancak birkaç yıl aynı sürüde kalır.

Yani eğer Disney tipik büyük kedi davranışını izlemiş olsaydı, Scar ve Mufasa, sürüleriyle birlikte mutlu bir şekilde var olacaklardı. Saffoe, "Birbirlerine karşı saldırganlık göstermeleri pek olası değil. Mufasa belki grupta erkek aslanların üzerinde daha baskın olanı olurdu ama sonuçta dişilerden biri hem Mufasa'ya hem de Scar'a egemen olacaktı." diyor.

Disneyi aslan ailesi yaşamının bir yönünü aktarırken yanılmadığı bir nokta, Mufasa'nın oğluna gösterdiği sevgide ortaya çıkıyor.

Yetişkin erkekler sürü bölgesinin çevresindeki devriye turlarından döndüklerinde sürünün içinde kendi yavrularını tanır ve kendi yavrularını yalayarak, kafalarını onlara sürüp mırlayarak da sevgilerini çocuklarına göstermekten zevk alırlar.

Bir sürüde her dişi aslanın, babasının dikkatini çeken böyle iki ila dört yavrusu vardır. Bazen dişi aslanlar, erkek aslanlar arasında Simba ve Mufasa'nın ilişkisinde olduğu gibi bir ilişki yaratacak tek bir yavru doğurabilir.

Ama etrafta daha çok yavru olsa bile yetişkin erkekler tüm yavrulara eşit derecede şefkatle davranır. Çünkü dişi aslanlar, tek doğumda birden fazla erkek aslandan döllenebilirler. Minnesota Üniversitesi'ndeki Aslan Araştırma Merkezi'nin Direktörü Craig Packer, "Babalar hangi yavruların kendilerinin olduğunu bilemezler ve bu yüzden pratik bir kural olarak "Hepsine karşı iyi olacağım." tavrı içinde olurlar." diye konuşuyor.

Erkek yavrularda baba sevgisi, yaklaşık 2 yaşına gelene kadar sürer. Sonra erkekler ergenliğe girmeye başlar ve testosteron dalgalanması yetişkinleri tehdit etmeye başlar.

Eğer Disney'in Mufasa'sı, Simba iki yaşına gelene kadar yaşasaydı, kendi oğlunu sürüden çıkaracaktı. Ardından Simba da beş yaş civarında kendine yeni bir sürü bulana kadar, bir veya iki yıl boyunca savanayı dolaşacaktı.

Küresel bir yaban kedisi koruma organizasyonu olan Panthera'nın direktörü Dr. Kim Young-Overton, "Erkeklerin bu yayılması, genetik çeşitliliğin aslanlar arasında kalmasını sağlayan evrimsel bir mekanizmadır." ifadelerini kullanıyor.

Doğada, erkekler kendilerine yeni bir ev bulmak için annelerinin sürüsünden 100 mil uzağa kadar gidebilirler. Young-Overton, etrafta yiyecek ve suyun az olması durumunda bu genç erkeklerin daha uzaktaki yerlere de gidebildiği bilgisini aktarıyor.

Yine de aslan habitatları giderek parçalanıyor. Bir zamanlar neredeyse Afrika kıtasının tümünü kapsayan türler bugün sadece yüzde 8'lik bir alandalar. Aslanların bir zamanlar yaşadıkları yerlerde bugün insanlar tarım ve madencilik yapıyor. Aslanlar, değerli sığırları yedikleri için öldürülüyor. Öte yandan kaçak avcılık da aslan nüfusunun azalmasının önemli bir nedeni.

Afrika'da şu anda 20 binden az aslan var ve hangi türlerin korunma altına alınması gerektiğini belirleyen Uluslararası Doğa Koruma Birliği tarafından neslinin tükenmesi tehlikesine karşı da savunmasız olarak gösteriliyorlar. 29 Afrika ülkesinde ise aslanlar çoktan tükenmiş durumda.

Bir önceki "Aslan Kral" filmi 1994'te çekilmişti. Panthera'nın aslan programının kıdemli direktörü Dr. Paul Funston, "Önceki filmden bu yana aslanlar kabaca yüzde 50 oranında azaldı." bilgisini veriyor.

Funston ve diğer araştırmacılar, yeni "Aslan Kral" filminin insanlara aslan ilgisi ve şefkatini aşılamasını umuyor. Young-Overton, "Disney, gerçekten aslanların ne kadar güzel olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullanarak, "İnsanlar aslanları ve onların yaşam alanlarını ne kadar çok anlarsa, onları o kadar fazla koruyacağımızı umuyorum." diyor.

Disney ayrıca doğrudan daha fazla yardım etme sözü verdi: Panthera'ya ve aslan koruma alanında çalışan diğer kuruluşlara 1,5 milyon dolardan fazla bağış yaptı. Şirket ayrıca "Sürüyü Koru" kampanyası başlattı ve "Aslan Kral" hayranlarını özel baskı ürünleri satın alarak bağışlarını ikiye katlamaya davet ediyor.

Kaynak: The New York Times – Knvul Sheikh