Yorum: Çin ve ABD'yi bekleyen kritik 3 ay

Yorum: Çin ve ABD'yi bekleyen kritik 3 ay

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump 1 Aralık'ta Arjantin'de görüştü. İki lider ek gümrük vergisi gibi ticareti engelleme önlemlerini durdurma kararı aldı. Taraflar 90 gün içinde bir anlaşmaya varmaya çalışacak ve anlaşma sağlanırsa ek gümrük tarifeleri kaldırılacak. Eğer anlaşma çıkmazsa, ABD tarafı muhtemelen ticaret savaşını tırmandıracak.

İki devlet başkanı, ticari sürtüşmeleri tırmandırmamak için frene bastı. Bir 'ateşkes' yapıldı ve daha fazla istişare için alan açıldı. Bunlar başlangıç için olumlu adımlar. Bununla birlikte, iki tarafın ticaret ekipleri, önümüzdeki 3 ay içinde karmaşık ve zorlu geçmesi kesin olan görüşmeler için masaya oturacak.

Peki iki ülke bu 'ateşkes' durumuna nasıl geldi?

Ticaret savaşı 'kaybedenler kulübü' yaratır

8 aydan fazla süren ticaret savaşında iki taraf da bedeli ödedi. Bu yılın Mart ayında Çin ile ABD arasındaki ticari anlaşmazlığın başlangıcında, ABD ticaret savaşını kolaylıkla kazanabileceğini hesap etmişti. Ancak 8 aylık süreç kanıtlıyor ki ticaret savaşının kazananı yoktur, ticaret savaşı sadece bir 'kaybedenler kulübü' yaratır.

İstatistiklere göre, Ekim ayında ABD'nin ticaret açığı 77,2 milyar ABD Doları'na ulaşarak tarihi seviyeye ulaştı. General Motors, Kasım ayında yaptığı açıklamada, dünya çapında 7 fabrikasını kapatma kararı aldığını duyurdu, bu fabrikalardan 4'ü ABD'de, Çin'de değil. Bu, ABD yönetimi üzerindeki baskıyı artırdı. Aynı zamanda, yılın ikinci çeyreğinde Amerika Birleşik Devletleri'nin sahip olduğu doğrudan dış yatırım (DDY), 8,2 milyar dolar azalarak, 2015 yılının başından bu yana ilk kez düşüş gördü. 2017'nin sonlarında Amerika Birleşik Devletleri, dünyadaki en yüksek 275 milyar dolar DDY'ye sahipti. Açıkçası, ticaret savaşı ne Amerika Birleşik Devletleri'nin ticaret açığını küçültmesine yardım etti ne de işin ve sermayenin yeniden içe akmasını sağladı. Bunun yerine, ticaret savaşı ekonomiye daha fazla risk getirdi.

Peki, ticaret savaşı sürdürülebilir mi? Başkan Trump'ın kendisi bile 14 Ekim'de CBS ile yaptığı röportajda bir ticaret savaşı yapmak konusunda isteksiz görünüyordu. Bunun yerine, sakinleşmeye başlayan bir "küçük bir çatışma"dan söz etti.

İki başkan, ticaret sürtüşmesini durdurmak için "pause" düğmesine bastı. Bu, her iki tarafa da fayda sağlayacak akıllıca bir seçim. Ancak önümüzdeki 3 ay kritik olacak -ekonomik ve ticari heyetlerin, G20 sırasında varılan mutabakatın uygulanması için bir anlaşmaya varmaları gerekiyor. Bu hem Çin hem de ABD için iyi sonuçlar doğuracaktır. Bunun alternatifiyse, her iki ülkeye ve dünyaya daha fazla belirsizlik getiren yeni bir ticaret çatışması olacaktır.

Açıkçası sadece 90 günlük bir sürede, Çin-ABD ticari ilişkilerinin karmaşık doğası göz önünde bulundurulduğunda, böylesine zorlu meseleler üzerinde müzakere edecek heyetlerin omuzlarında büyük bir yük bulunuyor. Fikri mülkiyet haklarının korunması, teknolojik işbirliği, pazara giriş ve tarife dışı engeller gibi Amerikan tarafının gündeme getirdiği "yapısal meseleler" konusunda Çin'in genel duruşu, ülkenin reform ve açılma yönüne uyumlu alanların ikili müzakere gündemindeki odak noktaları olması şeklinde ifade edilebilir. Çin ayrıca, ABD'ye kendi temel endişelerini de dile getirdi. Önümüzdeki müzakerelerin zor ve karmaşık geçeceği belli, iki taraf da iyi bir anlaşma için pazarlık edecektir; Amerikan tarafının önceki müzakereler sırasında beklenmedik bir şekilde masadan ayrıldığını hatırlatmaya gerek yok. Amerikan yönetimindeki iç bölünmeleri ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki daha geniş iç politik durumu da göz önünde bulundurmak zorundayız.

Sonuç ne olursa olsun, Çin'in soğukkanlı bir şekilde tepki verme olasılığı daha yüksektir. Çin'in yaklaşımı, ticaret savaşının zorluklarını karşılarken her zaman tutarlı ve açıktı: Çin bir ticaret savaşı istemiyor, ancak halkının temel çıkarlarını kararlılıkla savunmak için savaşmaktan da korkmuyor. 8 aylık istişareler, Çin'in kararlılığını ve kendine güvenini zaten gösterdi.

Önümüzdeki aylarda, Çin, her iki ülkenin menfaatine ve uluslararası ticaret sistemine yönelik tarifeleri ortadan kaldırmak amacıyla Amerikan tarafıyla iletişim kurmaya gayret edecektir. Müzakerelerin neticesi konusunda ne çok iyimser ne de kötümser olmaya gerek vardır. Geçtiğimiz 8 ayda Çin'de çok sayıda insan ticaret savaşına karşı en iyi tepkinin "kendi işini doğru yapmak" olduğunu fark etti. Çin bu yıl reformunun 40. yılını kutlarken, bunu hem geçmişini hatırlamak hem de daha yüksek seviyeli yeni başlangıçlara imza atmak için bir vesile olarak görüyor. Bu süreçte Çin ve ABD ticari kaygılarını çözme ve eğer samimiyetle müzakereye yanaşırlarsa iki tarafın da kazanacağı bir sonuca ulaşma fırsatına sahipler. Bunun yolu birbirine eşit muamele, karşılıklı saygı ve karşılıklı fayda gözetmekten geçiyor. İki ülkenin, farklılıklarını gidermek için başvurabileceği yegane yol budur.