Tuzla Piyade Okulu'ndaki Eylemlere İlişkin Dava

Tuzla Piyade Okulu'ndaki Eylemlere İlişkin Dava

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi öncesinde ve sırasında Tuzla Piyade Okulu'ndaki faaliyet ve eylemlere ilişkin 35'i tutuklu rütbeli 40 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, 8 tutuklu sanık savunma yaptı. 

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşında oluşturulan binadaki salonda yapılan duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Halil Yavuzhan Mekeci, darbe girişimi akşamı terör saldırılarına karşı emniyet almak amacıyla firari sanık Albay Rıfkı Keser'in emriyle okuldan çıktıklarını ileri sürdü. 

Tuzla'dan çıktıktan sonra E-5 istikametinde ilerlediklerini söyleyen Mekeci, "Trafik sıkışmıştı, radyoyu açtık. Başbakan'ın kalkışma açıklamasını duyar duymaz geri dönmek istedik. Geri döneceğimiz tüm sapakların kapalı olması nedeniyle, Kadıköy'e kadar gidip oradan sahil yolu üzerinden Tuzla Piyade Okulu'na gittik." dedi. 

Sanık Ömer Faruk Aydemir de 19 Temmuz'da İzmir'de kına gecesinin, 23 Temmuz'da da İstanbul'da düğünün olması nedeniyle mazeret izinleri istediğini ancak alamadığını, bu nedenle kendisinin 15 Temmuz darbe girişimi esnasında Tuzla Piyade Okulu'nda olduğunu savundu. 

Darbe girişimi akşamı whatsapp grubundan kendilerine bir hafta süren denetlemenin devam edeceğinin bildirildiğini anlatan Aydemir, "Her an hazır olmamız istendi. Olay akşamı yüzbaşı İbrahim Karakuş 'aracınızda yer var mı?' diye sordu. Biz de olduğunu söyleyince Karakuş bizim aracımıza bindi ve lojman bölgesinden geçerek E-5'e indik. Komutanımıza nereye gittiğimizi sorduğumuzda 'ben de bilmiyorum, devam et' dedi. Komutanımız yanımızda olduğu için verdiği emirlerden şüphe duymadım." ifadelerini kullandı. 

Tutuklu sanık eski yüzbaşı İbrahim Karakuş da kendisinin bir kursta eğitim aldığını, bu eğitim sebebiyle yurtdışına çıkacağını söyleyerek, "Albay Rıfkı Keser sürekli 'kurs ne zaman bitecek, ne eğitimleri olacak?' gibi sorular soruyordu. Bana 15 Temmuz'un gündüzünde 'akşama kesin gel' dedi. Ertesi gün yurtdışına çıkacağımı, gelmemin uygun olmayacağını belirtsem de kesin gelmemi istedi." diye konuştu. 

- "Mehmet Cengiz'i alacaksınız" emri 

Kendisinin denetlemenin süreceğini düşündüğünü, bu nedenle teğmenlerin başında olarak onlara denetlemede moral vermek istediğini öne süren eski yüzbaşı Karakuş, şöyle devam etti:

"Albay Rıfkı Keser, 21.00 sıralarında beni arayarak, geç saatlerde gerçekleşecek denetimin erkene çekildiğini ve hazırlanmamı istedi. Okula gittiğimde bana 'Remzipaşa Caddesi Millet Parkı yanı No: 1 sayılı yere gideceksiniz, Mehmet Cengiz isimli şahsı alacaksınız ve Maltepe Askeri Cezaevine teslim edeceksiniz' şeklinde emir verdi. Ben emrin ayrıntılarını istediğimde, bana 'vakit yok, hemen yola çık' dedi. Adamı tanımıyordum, 'polis niye almıyor?' diye sordum. Bizim polise destek vermek amacıyla oraya gittiğimizi, acele etmemizi söyledi." 

Karakuş, hazırlık aşamasındaki ifadelerini kabul etmediğini söyleyerek, o ifadelerde belirtildiği gibi kendisine Servet Yardımcı ile ilgili herhangi bir emir verilmediğini iddia etti. 

Emri aldıktan sonra hazır olan teğmenlere araçlara binmesi gerektiğini söylediğini belirten Karakuş, Bostancı'da trafiğin sıkıştığını, radyoyu açtıklarında Başbakan'ın kalkışma açıklamasını dinlediklerini anlattı. 

Bunun üzerine haber sitelerine baktığını kaydeden Karakuş, saat 23.00 sıralarında hem kalkışma hem de terör olasılığı haberlerinin mevcut olduğunu ileri sürdü. 

Tutuklu sanık Karakuş, mahkeme başkanının "Albay Rıfkı Keser'den aldığın 'Mehmet Cengiz'i alın' emrini neden teğmenlere söylemedin?" sorusunu, "Teğmenlerin bilmesi gerekirdi. Tam bir bilgi alamadığım için söylemedim. Keser, bilgileri yolda aktaracağını söylediği için bekledim, teğmenlere söylemedim." diye yanıtladı.​ 

Duruşma, 8 tutuklu sanığın savunmasını tamamlamasının ardından yarına ertelendi.