TBMM Genel Kurulu

TBMM Genel Kurulu
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun 25 yıla mahkum olduğunu anımsatarak, "Bu kararın doğru olmadığını söyleyebiliriz. Bir milletvekilinin hükümle birlikte tutuklanması eleştirilebilir. Bu belki çoğumuzun hoş karşılamayacağı bir şey. Ancak bu dosya, Genel Kurulun kararıyla verilen, dokunulmazlık kapsamında olan bir dosya." dedi.

CHP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için "basına yönelik sansüre" ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, Genel Kurula grup önerisi olarak getirdi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, medyanın demokrasiyi savunması, milli birlik ve güvenliği tesis etmek için sorumluluk alması gerektiğini söyledi.

Medyanın bir ajitasyon, provokasyon ve algı aparatı, gazetecinin de casusluk faaliyeti içerisinde olamayacağı değerlendirmesinde bulunan Akçay, basının, haber vermekten ziyade algı operasyonlarının yapıldığı bir mecraya dönüştüğünü savundu.

Akçay, gazeteci kimliğine de sahip bir milletvekilinin tutuklanmasının, kendileri açısından da üzücü olduğunu dile getirdi. Erkan Akçay, ancak bunun bir yargı süreci olduğunu, sürecin başında da dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin bulunduğunu kaydetti. Akçay, mahkemenin hükmünün kesin olmadığını, hukuki yolların tükenmediğini anımsatarak, süreci soğukkanlı, vakur şekilde takip etmek gerektiğini belirtti.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Türk devletine, milletine musallat olan habis bir ur olduğunu, kökünün kazınmasından hiç kimsenin rahatsızlık duymaması gerektiğini, bunun ülkenin geleceği açısından mecburiyet olduğunu ifade eden Akçay, milletin, FETÖ'nün ihanetinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını, suçluların cezalandırılmasını beklediğini söyledi.

Adalet dağıtması gereken makamların, adalet tartışmasının odağında yer aldığını savunan Akçay, adaletin bir slogan değil bir ülkü olduğunu belirtti. Akçay, adaletin, somut nitelikleri bulunduğunu, güven duyulması gereken müessese olduğunu vurgulayarak, "Adalet arayışı, sokakta, meydanda değil, hukuk, kanun, kurum ve kurallar içinde olmak mecburiyetindedir. Bu çerçevede, FETÖ'yle mücadelede samimi olunduğuna ve adalet arayışına ilişkin kamuoyunun kafasındaki soru işaretlerinin giderilmesine ihtiyaç vardır." dedi.

- "Halkı sokağa davet etmek..."

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da Türkiye'de son yıllarda gazetecilere baskı olduğu, basın özgürlüğü olmadığı yönünde kasıtlı, maksatlı propaganda yapıldığını söyledi.

Gazetecilerin, hükümete yönelik eleştiri sınırını da aşan haber, karikatür yayınlayabildiğini ifade eden Tunç, gazetecilik faaliyetinin arkasına sığınılarak suç işlenmesine hiçbir hukuk devletinin izin vermeyeceğini belirtti. Tunç, bazı kişilerin tutuklanmasının, gazetecilik faaliyetinden, görüşlerinden değil hukuku çiğnemelerinden olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz Tunç, ceza, infaz kurumlarında kendilerini gazeteci olarak beyan eden kişilerden 10'unun adam öldürmekten tutuklu ve hükümlü olduğunu, 3'ünün hırsızlık, 3'ünün cinsel istismar, 21'inin çeşitli adli suçlardan cezaevinde olduğunu söyledi. Darbe girişiminden sonra FETÖ mensubu ve kendisinin gazeteci olduğunu iddia eden 109 kişinin şu anda cezaevlerinde tutuklu ve hüküm olduğunu hatırlatan Tunç, terör propagandası yapmanın, şiddeti önermenin basın özgürlüğüne girmeyeceğini dile getirdi.

Tunç, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu'nun tutuklanmasına ilişkin kararın, bir yargı kararı olduğuna işaret ederek, "Eleştirilebilir, itiraz yolu açıktır. Kesinleşen bir karar söz konusu değildir. Yargı kararı üzerinden halkı sokağa davet etmek hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz, doğru değildir." diye konuştu.

- "Manipülasyon, iftira"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilk çağrısının, "Provokasyona gelmeyin. Adalet arıyoruz. Ben yürüyorum." olduğunu aktardı. Özel, buna sokak çağrısı demenin vicdanla, gerçekle bağdaşır tarafı olmadığını, gruplarına karşı yapılmış haksızlık olduğunu belirtti. Özgür Özel, bunu sokağa davet etmek diye söylemenin, manipülasyon, iftira olduğunu savundu.

Tunç, bunun üzerine kürsüye çıkarak, şunları söyledi:

"Sayın Berberoğlu, yerel mahkemenin kararıyla 25 yıla mahkum oldu. Bu karardan sonra, bu kararın doğru olmadığını söyleyebiliriz. Bir milletvekilinin hükümle birlikte tutuklanması eleştirilebilir. Bu belki çoğumuzun hoş karşılamayacağı bir şey. Ancak bu dosya Meclisteki dokunulmazlık oylamalarında, Genel Kurulun kararıyla verilen, dokunulmazlık kapsamında olan bir dosya. Yargı kararını verdi. Yargı kararı üzerinden AK Parti'yi, Cumhurbaşkanı'nı, eleştirmek hatta hakarete varacak şekilde konuşmalar yapmak, yayın yapmak, basın özgürlüğüyle, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Basın özgürlüğünün sonuna kadar arkasındayız ancak basın özgürlüğü kılıfı altında suç işlenmesine de karşıyız."

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun barışçıl bir girişim olarak, demokrasinin kuralları çerçevesinde yürüyüş kararında bulunmasının kendi takdiri olduğunu kaydetti. Bostancı, "Temennimiz, bir dikkat ve ihtimamla sürdürülmesidir. Bundan memnun oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.