“Suriye'de ABD-Türkiye İşbirliği ve ABD'nin Ortadoğu'daki Rolü”

“Suriye'de ABD-Türkiye İşbirliği ve ABD'nin Ortadoğu'daki Rolü”
ABD'nin başkenti Washingon'da "Suriye'de ABD-Türkiye İşbirliği ve ABD'nin Ortadoğu'daki Rolü" konulu panelde konuşan uzmanlar, Suriye'de güvenli bölgenin diplomatik müzakerelerle oluşturulabileceği, maliyetinin "çok büyük önemi bulunmadığı" ancak ihlalinin ciddi sorunlar ortaya çıkarabileceği görüşünde birleşti.

Washington DC merkezli düşünce kuruluşu Turkish Heritage Organization (THO) tarafından Ulusal Basın Kulübü'nde gerçekleştirilen panelde, Suriye'de kurulması gündemde olan güvenli bölge ve terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Al-Hayat gazetesinin Washington Temsilcisi Joyce Karam'ın moderatörlüğünü üstlendiği panele, ABD Dışişleri Bakanlığında danışman olarak görev yapan Albay Richard Outzen, düşünce kuruluşu Ortadoğu Barışı İçin Daniel Abraham Merkezinin uzmanlarından eski Demokrat Partili Kongre üyesi Robert Wexler ve Suriye Yüksek Müzakere Komitesi Danışmanı Bassam Barabandi konuşmacı olarak katıldı.

- "Güvenliğini oluşturup koruyamayacaksak..."

Albay Outzen, Suriye'de kurulması gündemde olan güvenli bölgenin taraflar arasında diplomatik görüşmeler sonucu oluşturulabileceğini söyledi.

Sorunun sadece bundan ibaret olmadığını vurgulayan Outzen, "Güvenliğini oluşturup koruyamayacaksak güvenli bölge kuramayız. Bunu sağlayacak karadan birlikler olmalı ve havadan da destek verilmeli. İçeriye intihar bombacısı gibi saldırganların girmesi engellenmeli." dedi.

Outzen, güvenli bölge oluşturmanın maliyetinin Suriye'ye şu anda harcanan paradan daha fazla olmayacağını dile getirdi.

ABD'nin, terör örgütü DEAŞ'la mücadele için yaptığı masrafa işaret eden Outzen, "Masraf ne olursa olsun, güvenli bölge için şu anda harcadığımız paradan daha az bir para harcayacağız." ifadesini kullandı.

- "Türkiye bizim için önemli bir müttefik"

Ayrıca Outzen, Türkiye ve ABD arasında özellikle Suriye'nin kuzeyinde dayanışmanın "arttığını" anlattı.

Outzen, "Yakın zamana kadar ilişkiler bu boyutta değildi. Şu anda ise Türkiye'nin ortaya çok büyük bir çaba koyduğunu düşünüyoruz. Bu dayanışma sadece Suriye'de de değil, farklı birçok bölgede ortak çalışmalarımız var. Bunlar Türkiye'nin bizim için önemli bir müttefik olduğunu gösteriyor." yorumunu aktardı.

Başkan Donald Trump'ın "ABD'nin bölgedeki geleneksel müttefikleriyle tekrar ilişkileri güçlendirmek istediğine" dikkati çeken Outzen, Türkiye ile yakın geçmişte atılan adımların bu noktada ayrıca önemi bulunduğunu sözlerine ekledi.

- Rusya ihlal ederse ne olacak?

Daha önce Demokrat Partiden Kongre üyeliği yapan Robert Wexler ise güvenli bölge konusunda uyarılarda bulundu.

Güvenli bölgeyi Rusya'nın ihlal etmesi durumunda Trump yönetiminin gerekli adımları atıp atmayacağını sorgulayan Wexler, "Bu bölge Ruslar tarafından ihlal edilirse o zaman nasıl bir adım atacak? Trump'ın bu soruyu sorarak adım atması gerekiyor." diye konuştu.

Trump'a oy verenlerin dış politikada özellikle hassas olduğu iki nokta bulunduğuna değinen Wexler, bunların terör örgütü DEAŞ'ın ortadan kaldırılması ve İran'ın durdurulması olduğunu ifade etti.

Wexler, Trump'ın ABD'yi tekrar savaşa sürüklemesini kendi seçmeni dahil hiç kimsenin kabul etmeyeceğini belirtti.

- "YPG'ye verilen destek bugüne kadar bize verilmedi"

Bassam Barabandi de Suriye'de karada Sünni Arapların, kendilerine vereceği destekle terör örgütü DEAŞ'a karşı mücadele edebileceğine dikkati çekti.

Yeterli desteğin kendilerine verilmesi durumunda Suriye'de "hiçbir yabancı orduya ihtiyaç duymayacaklarını" savunan Barabandi, "Belki YPG kadar hızlı ilerleyemeyiz fakat biz DEAŞ'ı bitiririz. YPG'ye verilen destek bugüne kadar bize verilmedi." değerlendirmesinde bulundu.

Suriye'yi artık sadece DEAŞ'la mücadele bağlamında ele almamak gerektiğini söyleyen Barabandi, "daha büyük fotoğrafın görülmesi gerektiğine" vurgu yaptı ve İran'ı işaret etti.

Beşşar Esed yönetiminin hala ayakta kalabilmesini DEAŞ ve İran'a bağlayan Barabandi, "Kürtleri İran programı bağlamında ele almak gerekiyor. YPG'nin nasıl başladığını iyi görmek gerekiyor. Yaptıkları birçok faaliyet İran'ın kapısına çıkıyor." ifadelerini kullandı.

Kalabalık bir dinleyici kitlesinin takip ettiği panel öncesi THO Başkanı Ali Çınar, faaliyetleri hakkında katılımcılara detaylı bilgi verdi.