Sağlık Bakanı Akdağ Iğdır'da

 Sağlık Bakanı Akdağ Iğdır'da

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, "Türkiye Cumhuriyeti, bugün terör mücadelesinde artık müthiş bir muvaffakiyet ivmesine ulaşmış durumdadır. Aman vermeyeceğiz, çok kararlıyız. Aman vermemek için de sadece kararlı olmak yetmez, istemek yetmez. Tehlikenin farkındayız." dedi.

AK Parti Iğdır İl Başkanlığınca, Iğdır Üniversitesi Karaağaç yerleşkesinde düzenlenen toplantıda sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Akdağ, yaptığı konuşmada, kentin barındırdığı etnik yapılar itibarıyla çok güzel numune oluşturduğunu, şehrin bu yapısının hem Türkiye'ye hem de bölge ülkelerine çok güzel örnek teşkil ettiğini söyledi.

Akdağ, Türkiye'nin zor bir coğrafyada bulunduğunu, bir takım sıkıntıların da bu nedenle yaşandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün dünyada demokrasiyle yönetilen ve en aşağı 4 terör örgütünün birlikte bir millete zarar vermek istediği, eylem koyduğu, başka ülkelerden destek alarak bu eylemlerini başka bir ülke bulamazsınız. PKK Türkiye'nin 35-40 senelik bir baş ağrısıdır, bela bir örgüttür. DHKP-C çok eskiden beri bu şekilde faaliyet gösteren bir terör örgütüdür. Bunlara son zamanlarda özellikle Irak'taki olaylarla beraber DEAŞ eklendi. 15 Temmuz'da da o hain çetenin, katil sürüsünün, FETÖ'nün saldırısına maruz kaldık. Dört tane terör örgütü bir arada ülkenin üzerine, insanımızın üzerine tebelleş olmuş durumdalar." 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlılığıyla Türkiye'nin yaşadığı birçok problemin üstesinden geldiğini anlatan Akdağ, şunları kaydetti:

"Şükürler olsun ki sağlam, kararlı, inançlı, milletine sevdalı bir liderin döneminde bu çok ağır problemlerle karşılaştık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan bahsediyorum. Onun etrafında kenetlendik milletçe, bu mücadelelerimizde de muvaffak olduk. Kolay bir iş değil ama Allah'a şükürler olsun. Türkiye Cumhuriyeti, bugün terör mücadelesinde artık müthiş bir muvaffakiyet ivmesine ulaşmış durumdadır. Aman vermeyeceğiz, çok kararlıyız. Aman vermemek için de sadece kararlı olmak yetmez, istemek yetmez. Tehlikenin farkındayız. Bunların kafasını ezmeyi arzu ediyoruz ama mutlaka gerekeni yapmanız lazım. Hazırlıklı olmanız gerekir. Kolluk kuvvetlerinizin yeterli güce sahip olması, devletin istihbarat kuvvetlerinin uyum içerisinde çalışması gerekir. Maalesef geçmişte bu hususların zayıflığını çok ağır yaşadık."

- "400 terörist etkisiz hale getirildi, 40 şehidimiz var"

Bakan Akdağ, insanlık değerlerine aykırı terörün yanında olan hiç kimsenin affedilmeyeceğini vurguladı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, dün AK Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda 400'e yakın teröristin etkisiz hale getirildiği, 40 şehidin olduğu yönündeki konuşmasını anımsatan Akdağ, şöyle devam etti:

"Bir tek şehidimizin bile yüreğimizi dağlaması yeter. Şunu da görüyoruz: Bu çok etkili bir mücadele. Yani 40 şehit vermişiz ama karşılığında 400'e yakın teröristi etkisiz hale getirmişiz. Mücadele doğru yürüyor. Artık biz bu ülkede terörün insanımızın hayatına etki edecek biçimde baskısına asla müsade etmeyeceğiz. Iğdır'da da bu asla olmayacak. Birileri başka kisveler altında, başka tabelalar altında, başka isimler altında olsalar bile herhangi bir terör örgütüyle münasebetlerine asla müsade etmeyeceğiz. 

Adı ne olursa olsun, yani bir parti kuracaksınız, sonra terörle kol kola, omuz omuza yaşayacaksınız, terörist cenazelerinin altına gireceksiniz. Bir şekilde teröristlerle irtibatınız olacak, telefonlaşacaksınız, destek olacaksınız, propagandasını yapacaksınız. Silah taşımak şart değil. Kusura bakmayın, hiçbir modern devlet buna müsaade edemez. Çünkü terör çok iğrenç bir şey. Terör, masum insanların öldürülmesiyle sonuçlanıyor. Gidiyor bir yerde bombanın pimini çekiyor, kendi canına da kastediyor, onlarca, yüzlerce insanın hayatına mal oluyor. Alıyor silahı gidip bir yeri tarıyor, bir insanlık suçu, çok ağır bir şey. Terörü, teröristi masum göstermeye çalışmak, teröristi bir özgürlük savaşçısı falan gibi lanse etmek bütün insanlık değerlerine aykırı bir tutumdur. Bu insanlık değerlerine aykırı tutumu kim takınıyorsa hiç kusura bakmasın, o da teröre yardım ediyor, propagandasını yapıyor."

- "Türkiye'nin yüzde 1'i kadar bile Fransa'da risk yok"

Akdağ, Türkiye'de olağanüstü hal kararı alınması kararının yurt içi ve yurt dışında bazı çevrelerce eleştirildiğini fakat olağanüstü halin terörle mücadele için gerekli olduğunu söyledi.

Bazı ülkelerin ve politikacıların çifte standart yaparak Türkiye'yi eleştirdiğini ifade eden Akdağ, şunları kaydetti:

"Olağanüstü halin bize böyle bir desteği var. Olağanüstü hali tartışanlar var, yurt dışından, yurt içinden. Olağanüstü hal bizim normal yaşayan insanların hayatına herhangi bir olumsuz etkide bulunmuyor ki. Öğrencilerimiz okullarında, öğretmenlerimiz derslerinde, üniversite öğrencilerimiz amfilerinde, onların hocaları hizmetlerini görüyorlar. Günlük yaşantımıza devam ediyoruz, esnafımız işini yapıyor, işçimiz işini yapıyor, ticaret erbabı ticaretini yapıyor, herkes işinde gücünde.

Olağanüstü hal teröriste karşı, onların baskılarına karşı milletçe bizi koruyor. Her birimizi fert olarak koruyor. 16 Nisan seçimlerinden önce de ben birçok yerde dile getirdim. Tartışılıyor, olağanüstü hal ile seçime gidilir mi? Niye Fransa'da gidiliyor da Türkiye'de niye gidilmiyor? Fransa olunca farklı mı oluyor ki. Fransa'daki terör baskısıyla Türkiye'deki kıyaslanamaz dahi. Türkiye'nin yüzde 1'i kadar bile Fransa'da risk yok."  

Akdağ, Batılı ve Avrupalı bazı ülkelerin, politikacıların Türkiye'ye karşı çifte standart alışkanlığı olduğunu belirterek, "Biz hükümet olarak çok kararlıyız, teröre ve teröriste, onların yanında duranlara adlarını ne koyarlarsa koysunlar, parti, dernek, vakıf, gençlik merkezi, basın mensubu koysunlar, kusura bakmasınlar, kim terörle kol kolaysa aynı muameleyi görür." ifadesini kullandı.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde birçok iş imkanının geliştirileceğine işaret eden Akdağ, "Cazibe merkezleri bunun adıdır. Birçok teşvikler veriyoruz, bir taraftan terörü de etkisiz hale getirince Allah'ın izniyle buralarda yatırımlar gelişecek, yatırım demek istihdam demektir, istihdam demek kalkınma demektir, refah demektir, huzur demektir. Allah'ın izniyle bunları gerçekleştireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Recep Akdağ, AK Parti'nin bir taraftan tarihini, kültürünü, geleneğini muhafaza ederek muhafazakar bir parti vasfını koruduğunu öte yandan da devrimci bir parti olduğunu anlattı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) toplantısıyla ilgili izlenimlerini paylaşan Akdağ, "Bundan on gün önce Dünya Sağlık Örgütü'nün Cenevre'deki toplantısındaydım. Sağlığın son 15 yıldaki devrimleri olarak görüyor bütün dünya. Sadece biz görmüyoruz, Lancet diye çok meşhur bir tıp dergisi var, çok yakında bir makale yayınlandı. Orada son 15 yıl içerisinde sağlık sistemlerini en iyi iyileştirmiş 5 ülkenin içindeyiz." dedi.

Bakan Akdağ, Iğdır'da 4 Haziran'da yapılacak İl Genel Meclisi seçimi için vatandaşlara destek çağrısında bulundu.