Polis Akademisi Sınav Sorularının Sızdırılması Davası

Polis Akademisi Sınav Sorularının Sızdırılması Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) 2012 Polis Akademisi Giriş Sınavı sorularının sınav öncesi elde edilerek aynı yapılanmaya mensup kişilere verildiği iddiasıyla ilgili 80 kişinin yargılandığı davada ilk hafta tamamlandı.

Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Yerleşkesi'nde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile sanık yakınları katıldı.

Tutuklu sanıklardan Yunus Tosun, savunmasında bir kişinin fotoğrafta kendisini yanlış teşhis ettiğini, ayrıca örgütün haberleşme programı ByLock'u kullanmadığını iddia ederek suçlamaları reddetti.

Hayatında yasa dışı hiçbir iş ve eylemde bulunmadığını öne süren Tosun, FETÖ/PDY ile de ilgi ve alakası olmadığını, kimseyi Akademi sınavına hazırlamadığını ve yönlendirmediğini savundu.

- ByLock mesajları okundu

Muhammet Karaca, Tosun'un savunmasının ardından sanığın ByLock mesajlarından bazılarını okudu.

Karaca'nın okuduğu mesajlar arasında şunlar dikkat çekti:

"Vaizlik imtihanında Nur suresi 55. ayeti çıkmıştı. Hiçbir şeyde rastlantı yoktur. 50 senedir bu ayetin tahakkuk edeceği günü bekledim durdum.", "Bugün dünya Anglosakson, Siyon, mason, şeytan üçgeninde inim inim inliyor. Bizdeki durum bunların 300 senelik ince işçiliğinin neticesi. İçimizdeki Pakraduniler, dönmeler, Persler, hepsi aleyhinizde ittifak ettiler. Ama 100 yıllık bir filmin finalindeyiz. Finalde Allah'ın size biçmiş olduğu role bakın, finale yakışır duruş sergileyin.", "Bu süreç yaz sonu itibariyle bitecek. Artık imtihan faslındayız. Ta ki bütün karakterler gün yüzen çıksın, hamlar haslardan tamamen ayrılsın.", "Bu belanın tamamen defolması ise esbap olarak çekilen ızdırap ve külliyet kesbeden duanın karşı tarafın duasına galebe çalmasına bağlı. Şu anda dünyadaki 7 milyar insanın en bahtiyarı bu süreçte bahtiyar duruşunu değiştirmeyenlerdir."

Tosun, iddianamede geçen numaralardan birinin kendine ait olduğunu ancak ByLock kullanmadığı ifadesini yineledi.

- Sorular için 15 dakika

Tutuksuz sanık F.Ç. de Polis Akademisinin kendisini cezbettiğini ve dershaneye giderken burada çalışan birine durumdan bahsettiğini ifade ederek, Ankara'da yapıya ait bir evde Akademi sınavı konusunda bilgilendirme yapılacağının söylendiğini anlattı.

Eve gelecek kişiye çok soru sormaması istendiğini anlatan F.Ç, yaklaşık 15 dakika evde duran bu şahsın 60-70 soru getirdiğini, soruların da sınavda çıkanların birçoğuyla benzer ve aynı olduğunu ifade etti.

"Bunlara bakmamız lazım mı, niye bakıyoruz?' gibisinden sordum. 'Fazla sorma. İşine lazım olanları işaretlersin' demişti." şeklinde konuşan F.Ç, sonrasında bu kişilerle ve yapıyla bağlantısını kestiğini anlattı.

Tutuksuz sanıklardan F.Y. ise polislik mesleğinin hayali olduğunu ifade ederek lisede okurken müdürün çağırdığını ve gittiğinde İsmail Tiryaki ile tanıştığını söyledi.

F.Y, Tiryaki'nin Akademi için isterse yardımcı olabileceklerini söylediğinde, "ders" olarak yardımdan bahsettiğini sandığını ifade etti.

Kendisini bir süre sonra bu yapıya ait bir eve götürdüğünü ve evde Ali isimli bir kişiyle, kendilerine yaprak test şeklinde sorular verildiğini anlatan F.Y, "Bu ne?' diye sorduğumda 'Çıkmış, çözülmüş sorular' dediler." diye konuştu.

Sınavda bu sorulardan çıktığını ancak ne kadarının çıktığını bilmediğini söyleyen F.Y, Akademide de iletişime geçenler olduğunu anlattı.

F.Y, irtibat için "mavi, kalkan resmi gibi bir şekil olan" program yüklediklerini dile getirerek, bu programı hiç kullanmadığını iddia etti.

- Abiden "Hedefi büyük tut" telkini

Tutuksuz sanık H.C. de üniversiteye hazırlandığı sırada gittiği dershanedeki telkinler üzerine "abilerin" evlerine gitmeye başladığını, polis olma isteğinin hocaları tarafından da bilindiğini söyledi.

Gittiği evlerde namaz kıldıklarını, yarım saat kitap okuma zamanı olduğunu anlatan H.C. evler dışında bir bağlantısı olmadığını savundu.

H.C. "iki yıllık polisliğe bile girememişken Akademinin kendisi için hayal olduğunu" zaman zaman dillendirdiğini ifade ederek, Fatih isimli bir "abinin" kendisine telkinde bulunduğunu, hedefini büyük tutması gerektiğini söylediğini anlattı.

Yine bu evlerden birindeyken Ankara'dan birinin geleceğini ve bazı şeyler soracağının söylendiğini ifade eden H.C, M.Ç. ve B.İ. ile birlikteyken bu kişinin geldiğini, cep telefonlarını bırakarak başka bir odaya gidiklerini bildirdi.

H.C, "Bize sorular sordu. Sonra içeriki odaya geçirtti. Telefonları çıkarttı. Sonra yemin ettirdi, Kur'an-ı Kerim'e el bastırttı. Sonra bize 80-90 soruluk bir kitapçık getirip 'Bunlara benzer sorular' çıkar dediler. Sorulara bakmak için yarım saat süre verdiler." diye konuştu.

"Sizin yerinize ayyaş insanlar mı girsin? Dinini bilenlerin olması avantajlı olur." gibi söylemlerin kendilerine telkin edildiğini ifade eden H.C. yaşadıklarından pişman olduğunu belirtti.

H.C, "Birbirinizden bile haberiniz olmayacak" denildiğini belirterek, akademinin ikinci sınıfındayken yapıyla görüşmesinin kesildiğini ifade etti.

Tutuksuz sanık H.A. da lise son sınıftayken yaşadığı bir tartışma sonrası yapıya ait evden çıktığını ve ilişiğini kestiğini ifade ederek sınava girmek için kendisinin başvurduğunu ifade etti.

Tartışmanın ardından yapıdan kimsenin aramayacağını düşündüğünü ancak "Murat Abi" isimli kişinin aradığını ifade eden H.A. İstanbul Eyüp'te bir eve çağırdığını ve biriyle görüşeceklerini söylediğini anlattı.

Burada Murat, İbrahim Aycil ve kendisinin bulunduğunu anlatan H.A. "4-5 dakika geçti geçmedi bir kişi geldi. Siyah çantalı biri. 'Size Polis Akademisinde çıkacak benzer soruları' göstereceğim dedi. Ben de o tarz sorular sandım. 'Yemin edeceksiniz' dedi. Kur'an-ı Kerim'e el basıp 'Burada ne gördüyseniz hepsi bu odada kalacak' diye yemin ettirdi. Ben ne de olsa çalışma sorusu diye yemin ettim. Soruları gören İbrahim Aycil ile bendim. Bu kişi geldiğinde Murat Abi çıkmıştı. Ben soruları sınavda görünce sinirlendim, üzüldüm. Aynı formattaydı ve bire bir aynı olanlar vardı. Murat Abi'ye deyince 'Benim de haberim yoktu' dedi, böyle bir şeyden."

H.A. akademinin birinci sınıfındayken vizelerin ardından okulu bıraktığını ifade ederek bu tarihten sonra yapıyla bağlantısı bulunmadığını ve içinin şimdi rahat olduğunu söyledi.

- Soruları göstermeden önce abdest aldırmışlar

Tutuksuz sanık B.M.C, YGS sınavına girdiğinde yapının kendisiyle irtibata geçtiğini ve Akademi sınavına girip girmeyeceğini sorduklarını söyledi.

B.M.C. gireceğini söyleyince sınavdan bir gün önce sınavın yapılacağı Ankara'ya gelmesinin söylendiğini belirterek şunları aktardı:

"Cemaat evinde dinlendikten sonra sınava girebileceğimi söylediler. Ankara Bahçelievler'de bir eve gittim. Hayatımda ilk kez gördüğüm biri geldi. Burada abdest aldım, namaz kıldık. Bir abinin geleceğini söylediler. Bahsedilen şahıs geldi, bir yemin metni verdi. Vatan, millet, şeref, bayrak gibi kutsal değerler üzerine yemin ettirdi. Bana soru verileceğini bilmeden o eve gitmiştim. 'Bunlar ne?' diye sorduğumda, yarınki sınavda çıkabilecek sorular olduğunu söyledi. 15 dakika kadar inceledim, zaman çok kısaydı hepsine bakamadım. Sonra soruların olduğu kağıtları aldı. Sınava girdiğimde bazı soruların benzer olduğunu gördüm. Osman isimli cemaat abisi, akademiye kayıt yaptırdıktan sonra Ankara'ya tek başıma gitmemi söyledi. İma yoluyla nasıl namaz kılacağım anlatıldı. Bana çok saçma geldi ve hiç uygulamadım. İntibak eğitiminde sonra Akademiyi bırakacağımı söylediğimde Osman buna karşı çıktı. Akademiye gelerek beni bir şekilde kalmaya ikna etti. 17/25 Aralık sürecinden sonra bu yapıyla ilişkimi kestim."

Tutuksuz sanık M.F.K. de yapıya mensup Yusuf kod adlı kişinin kendisini aradığını, bir eve gittiğini ve birinin geleceğini söylediğini ifade etti.

Gelen bu kişiyi ilk kez gördüğünü dile getiren M.F.K, "Bir metin çıkardı okuttu, burada olacak şeyleri mezara kadar hiçbir şekilde konuşmayacağımıza dair Kur'an'a el bastırdı. Polis Akademisi sınavında çıkacak sorular işaretlenmişti. 15 dakika bakabildim. Sınavdaki sorularla bu soruların hepsi aynı değildi." diye konuştu.

Akademiyi kazandıktan sonra tanıştırıldığı Süleyman isimli kişinin kendisiyle ilgilineceğinin söylendiğini dile getiren M.F.K, sırasıyla Yasin ve Murat isimli kişilerin kendisiyle ilgilendiğini bildirdi.

M.F.K, "Metin ve Murat isimli abiler geliyordu namaz konusunda uyarılarda bulunuyordu. Benim için anlam ifade etmediğini, istediğim gibi namazı kılacağımı söyledim. Çünkü artık kendi kararlarımı verebilecek bir yaşa ve konuma gelmiştim. İstanbul'da da İsmail isimli şahısla tanıştırdılar. Evde kalmamı istediler ben de kabul etmedim, ilişkimi bitirdim." dedi.

- Ortaokul birinci sınıftayken irtibat kurmuşlar

Tutuksuz sanık M.K. de savunmasında, ortaokul birinci sınıftayken ikna kabiliyeti yüksek Ebubekir Işık isimli cemaat abisiyle tanıştığını ve bu kişinin sonradan PKK'nın Belçika sorumlusuyla birlikte yan yana olduğunu belirten haberler okuduğunu ifade etti.

"Babam 7 yaşındayken vefat etmişti. Senin gibi öğrencilere yardım ediyoruz dedi. Liseye gelince bu irtibat devam etti." diyen M.K, şunları anlattı:

"Seyit Abi olduğunu bildiğim cemaat abisi İzmir'deki yurda bir abinin geleciğini söyledi. Gelen kişinin çok otoriter bir yapısı vardı. 'Polisi Akademisini istiyor musun?' dedi. Abdest almamı istediler. Odaya geçtim. Çantasından soru çıkardı, yemin ettirdi. Soruları verdi, 'Sen bir göz gezdir' dedi. Bu soruların çıkacağını söylemedi ama her şey çok açıktı.

Sınav açıklandıktan sonra İzmir'de Hakan Abi diye biriyle irtibat kurarak görüştürdüler. Akademi ortamının farklı olduğunu, namazları nasıl kılacağımı anlattı. Cuma namazı kılmayacağımızı söyledi."

"Cemaat abisi"nin telefonuna bir program yüklediğini, bu programın sonradan ByLock olduğunu savunan M.K, örgütün gerçek yüzünü görmüş olsaydı hiçbir zaman içine girmemiş olacağını iddia etti.

Duruşma, pazartesi günü sanık savunmalarıyla devam edecek.