Koza - İpek Holding Davası

Koza - İpek Holding Davası
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) "çatı davası"nın firari sanığı, Koza Holdingin yöneticisi Hamdi Akın İpek ile annesi Melek İpek'in de aralarında bulunduğu 45 sanığın "silahlı terör örgütüne üye olmak", "vergi usul kanununa muhalefet", "güveni kötüye kullanmak", "özel belgede sahtecilik" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından yargılandığı davada, sanık Melek İpek savunmasını yaptı.

Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Akın İpek'in kardeşi Cafer Tekin İpek ile diğer tutuklu sanıklar ve Melek İpek'in de arasında bulunduğu tutuksuz sanıklar katıldı.

Koza Holding bünyesindeki Angels Peninsula Otelin eski müdürü sanık Hasan Burak Sertcan, savunmasında, davada müşteki olarak yer alan Galip Öztürk ve Barış Bozkurt'u tanımadığını, bu kişilere zarar vermesinin mümkün olmadığını savunarak, bu kişilerin müdahillik taleplerinin reddine karar verilmesini istedi. Sanık Sertcan, birlikte yargılandığı 45 sanıktan 21'inin adını ilk kez iddianamede duyduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Kanununa muhalefetten yargılanmasına gerekçe hiçbir eylemi bulunmadığını ve FETÖ ele başı Fetullah Gülen'i tanımadığını, hiçbir zaman görüşmediği öne sürdü.

Yöneticisi olduğu otelde, FETÖ firarileri Hakan Şükür, eski Cumhuriyet savcısı Zekeriya Öz ve eski Muğla ve Ankara emniyet müdürü Kadir Ay'ı ağırlamaktan dolayı suçlandığını iddia eden Sertcan, "Bir otel müdürü olarak, müşterilerini en iyi şekilde ağırlayan bir kişi olarak görevimi yapmaktan dolayı suçlanıyorum. Devlet büyüklerinin tamamının geldiği bir otelde o ilin emniyet müdürü Kadir Ay ile görüşmemde doğaldır." dedi.

ByLock kullandığı iddialarını reddeden Sertcan, ByLock yüklü olduğu iddia edilen şirket üzerine kayıtlı telefon numarasını kendisi kullandığı halde, sanık Cafer Tekin İpek kullanıyormuş gibi iddianamede yer aldığını savundu. Sertcan, "HTS kayıtlarına bakıldığında ByLock kullanmadığım tespit edilecektir. FETÖ ile alakam, sempatim yoktur. Himmet ya da herhangi bir adla kimseden para talep etmedim, kimseye para vermedim. Bank Asya'da hesabım bulunmamaktadır. FETÖ'nün yayın organlarına hiçbir zaman abone olmadım." ifadesini kullandı. 

- "Zekeriya Öz'ün konaklama masrafını Koza Holding karşıladı"

Mahkeme Başkanı Muhammed Yavuz'un, "Zekeriya Öz'ün otelde konaklama masrafının Koza Holding tarafından karşılandığı basına yansıdı. Bu konaklamanın parasını kim verdi?" sorusuna sanık Sertcan, "Zekeriya Öz'ün konaklama masrafını Koza Holding karşıladı. Para alamadığımız, çıkarken ödemesini yapmayan herkesin faturasını Koza Holding'e gönderiyorduk. Bugün konaklayan kişilerin de 4 sene sonra terör örgütü üyesi olarak anılacağını bilemem." yanıtını verdi. Bu yanıt üzerine de Hakim Yavuz, "Demek ki bu kişinin kim olduğunu Koza Holding biliyormuş." dedi. 

Duruşmada daha sonra Koza Holdingin yöneticisi Hamdi Akın İpek'in annesi Melek İpek savunmasını yaparak, kendisi ve ailesi hakkındaki suçlamaların tümünü reddetti. Holding olarak yıllardır yaptıkları faaliyetlerin son 2 yıl ile sınırlandırılmasını ve iş ve işlemlerinden dolayı sorgulanmalarına anlam veremediğini ifade eden Melek İpek, "Canını, malını vatanı uğruna feda etmiş bir aileyiz. Nasıl olur da terör örgütüyle birlikte anılabiliriz? Benim asla ve asla bir örgütle alakam olmadı, ailemin de yoktur." dedi.

Birçok vakıf ve derneğe üyeliği olduğunu, kurucu olarak yer aldığını ancak hiçbir zaman insanlardan himmet adıyla bir para toplamadığını, kermesler yaparak yardım faaliyetlerinde bulunduğu, bu kermeslere birçok devlet yöneticisinin katıldığını anlatan Melek İpek, "Şu anda bizi yönetenleri, çok sevdiğim için isimlerini vermek istemiyorum ama hepsiyle beraberdik, birçok faaliyetimizi birlikte yaptık. En ufak bir kırgınlığımız, sorunumuz yoktu. Şimdi bu kişiler de örgüt üyesi mi oldu?" diye konuştu. 

Mahkeme Başkanı Yavuz'un, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in talimatının ardından Bank Asya'ya 104 bin 833 Türk Lirası yatırdığı iddiasını hatırlatması üzerine de sanık Melek İpek, kendi holdinglerine yapılan baskınların ardından Vakıfbank'taki hesabındaki parasını çekerek faizsiz bankacılık yapan Bank Asya'ya yatırdığını öne sürdü. 

Sanık Cafer Tekin İpek'in eşi Ebru İpek de savunmasında, eşinin kendisine jest yaparak şirkette yüzde 10'luk bir pay verdiğini ancak hiçbir karar alma sürecinde yer almadığını belirterek, "Şirkette de hiçbir söz hakkım olmadı, sadece hissedarım. Bazen eve imzaya belge gelirdi. Kimseye de imza için yetki vermedim. Ben FETÖ olaylarına çok karşıyımdır. Hiçbir bağlantım, içinde bulunmuşluğum yok, hayat anlayışıma da aykırı." dedi.

Kızının İsviçre'de, oğlunun ise Londra'da okuduğunu, pasaportuna el konulduğu için çocuklarını görmeye gidemediğini ifade eden Ebru İpek, ailesinin mağdur edildiğini, sadece çocuklarına iyi bir anne olmaya çalıştığını savundu.

Duruşmaya yarın sabah devam edilecek.