İzmir'deki Askeri Casuslukta Kumpas Davası

İzmir'deki Askeri Casuslukta Kumpas Davası
İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyelerinin sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddialarına ilişkin 10'u tutuklu 68 sanığın yargılandığı davaya devam edildi.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayıt alınan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ile taraf avukatları katıldı.

Savcının, bir önceki duruşmada açıkladığı tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamı kararına ilişkin sanıklar savunma yaptı. 

Tutuklu sanık eski İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın, telefonundaki terör örgütünün gizli haberleşme programı ''ByLock'a ilişkin yaptığı savunmada, programın internette herkes tarafından indirilebildiğini ve çok gizli bir program olmadığını savundu. 

Aydın, MİT'in ''ByLock'' programına ilişkin elde ettiği bilgilerin istihbari bilgiler olduğunu öne sürerek, "Delil olarak kabul edilemez. ByLock veri tabanının ilk halini incelemek istiyorum. Verilerde güvenilmeyen durumlar söz konusu. Hukuksuz elde edilmiş bazı veriler var. Ben suç işlemedim. Meslek hayatımda üstümü rapor edebilmiş bir insanım. Personel alımlarında kendisi ve 1. derece yakını cemaatçi olanları eledim." diye konuştu. 

Tutuklu sanık eski başkomiser Yaser Özoğlu, 20 aydır tutuklu olduklarını ve her duruşmada haklarındaki iddiaların asılsız olduğunu göstermeye çalıştıklarını söyledi.

Tutuklu sanık eski Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) büro amiri Yusuf Usşen de hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, geçmişte 24 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürdü. Usşen, rakamın savcılıkta 357'ye yükseldiğini ve kumpas iddiasında bulunmak için mantıkla çelişmek gerektiğini savundu.

Hakkındaki ''ByLock'' kullandığı yönündeki suçlamayı reddeden Usşen, "Hakkımda İstihbarat Daire Başkanlığından önce 'ByLock' olmadığına dair yazı gelmiş. 3 ay sonra 'ByLock' var denilmiş. Listede önce olmayan sonra olan bir ben varım herhalde. Ben kullanmadım, indirmedim. Sehven olmuştur diyorum." dedi. 

Tahliye talebinde bulunan Usşen, 2 tane okula giden çocuğu olduğunu ve kaçma ihtimali olmadığını ileri sürdü. 

- "Kaçarsam FETÖ'cüyüm"

Usşen, "Kaçarsam FETÖ'cüyüm. Ben FETÖ'cü değilim. İddia makamı somut bir şey koymamış. Maddi imkanım ortada. Kaçma imkanım yok. FETÖ'cüler gibi bir Yunan botuyla kaçıp gideceğime öleyim, kafama sıkayım. Aklanmak zorundayız. Aklanmak dışında şansım yok. Ben buradan aklanacağım. Kovsanız kapıdan ayrılmam." diye konuştu. 

Başka bir suçtan tutuklu olan bu davada tutuksuz yargılanan Erkan Değer ise ''ByLock'' kullanıcısı olduğu yönündeki suçlamayı reddederek, "Böyle bir program indirmedim, yüklemedim. Listelere nasıl girdim, anlamış değilim." dedi. 

Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına, tutuksuz sanıklar Cemil Yörük, Ali Bekar, Fahrettin Karaağaç ve Seyit Ahmet Sarı'nın ve başka suçtan tutuklu 10 sanığın bu davadan da tutuklanmasına ve 5 kişi hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri çıkartılmasına karar vererek duruşmayı erteledi. 

- Dava ve iddianame 

"Askeri gizli bilgi ve belge bulundurma" iddialarına ilişkin İzmir Emniyet Müdürlüğüne 10 Ağustos 2010'da gelen ihbar e-posta üzerine başlatılan ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanık ve üst düzey askeri yetkili, devletin gizli bilgi ve belgelerini yabancı istihbarat servislerine vermekle suçlanmıştı. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi, şubat ayında tüm sanıkların beraatine hükmetmişti. 

Sahte deliller üretilerek kumpas kurulduğu iddiaları üzerine başlatılan soruşturmada ise 25 kişi tutuklanmış, 5 zanlı daha sonra tahliye edilmişti. Soruşturmaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Fetullah Gülen'in bir numaralı sanık olarak yer aldığı 68 sanıklı iddianame İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti. 

İddianamede, sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamında, "silahlı terör örgütü kuruculuğu, yöneticiliği, üyeliği, örgüt faaliyetleri kapsamında devlet ve ülkenin bütünlüğünü bozmak, hukuka aykırı kişisel verileri kaydetmek, iftira, kamu görevlisinin resmi evrakta sahteciliği, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve yaymak, özel hayatın gizliliğini ihlal, suç delillerini yok etmek, gizlemek, değiştirmek ve suç uydurmak" gibi suçlamalar yer alıyor.