İzmir'de FETÖ'nün Sözde “Karşıyaka Eyaleti” Davası

İzmir'de FETÖ'nün Sözde “Karşıyaka Eyaleti” Davası
İzmir'de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) sözde "Karşıyaka eyaleti"ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in yeğeni Mehmet Mezher Gülen'in de bulunduğu 14 tutuklu sanık hakim karşısına çıktı. 

İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan davanın duruşmasına, örgütün "okullar ve dershaneler Türkiye sorumlusu" olduğu iddia edilen Gülen'le beraber 14 tutuklu sanık ve avukatları katıldı. 

Kimlik kontrolünün ardından Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kayda alınan duruşmada, mahkeme heyeti iddianamenin özetini ve sanıklara isnat edilen suçlamaları okuyarak sanıkların haklarını anımsattı. 

Gülen'in avukatının, "Yeğen" kod adlı gizli tanığın mahkemede yüzleşerek ifade vermesi şeklindeki talebini reddeden mahkeme heyeti, daha sonra sanık savunmalarına geçti. 

Sanık Gülen, 1989'da kapatılan Özel Yamanlar Koleji'nde coğrafya öğretmeni olarak işe başladığını, 1992'den sonra müdür yardımcısı ve müdür olarak görev yaptığını, 2004-2006 arasında Manisa'da örgütün kapatılan okullarında genel olarak çalışmasının ardından soruşturma aşamasına kadar Özel Yamanlar Koleji'nde müdür yardımcılığı görevini sürdürdüğünü belirterek, bunun dışında başka okulda çalışmadığını ya da yönetici olmadığını ileri sürdü. 

Soruşturma aşamasında "Terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla karşı karşıya kaldığını ancak iddianamede "Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak"la suçlandığını, buna bir anlam veremediğini savunan sanık Gülen, iddianamedeki suçlamaları kabul etmediğini söyledi. 

İddianamede örgüt yöneticisi olduğuna ilişkin somut bir delilin, eylemin olmadığını, tanıklardan hiçbirisini tanımadığını öne süren sanık Gülen, gizli tanığın ise kendisini tanımasının mümkün olmadığını, iddianameyi 4-5 kez okumasına rağmen "örgütün özel okullar sorumlusu" olduğuna dair bir suçuna rastlamadığını, mahkemeye sunulan deliller de benzer bir durumun olduğunu ifade etti. 

- Sanık Gülen suçlamaları kabul etmedi

Emniyet ve savcılıkta verdiği ifadelerin kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmemesine rağmen aleyhine kullanıldığını, bu yüzden tahliye edilmediğini beyan eden sanık Gülen, bir alakasının olmadığı 15 Temmuz darbe girişiminden 2 ay önce tutuklandığını, o zamana kadar Yargıtay'ın FETÖ ile ilgili kesinleşmiş bir kararının olmadığını, Milli Güvenlik Kurulu'nda (MGK) FETÖ'nün silahlı bir terör örgütü olduğuna ilişkin 2016'nın haziran ayında bir karar alındığını, dolayısıyla silahlı terör örgütü yöneticiliği suçlamasını reddettiğini savundu. 

"Hayatımda karakola gitmedim, mahkemelerle hiç işim olmadı ama birden bire buraya geldim. Silahlı terör örgütüyle bir bağlantım söz konusu değil. Eğer bu bir örgütse, benim bir kod adım olurdu. Buna benzer gizemli şeylerin olması lazımdı. Okuldaki başarılarımdan sürekli basında yer alıyordum, aleni ve deşifre olan bir insandım. Bunları yapmadıysam nasıl bir örgüt yöneticisi oluyorum?" ifadelerini kullanan sanık Gülen, çalıştığı kurumun kapatılan Bank Asya'yla anlaşması olduğundan maaşını oradan aldığını, bankanın cazip teklifleri sayesinde tüm ödemelerini oradan yaptığını dile getirdi. 

- "Akrabası diye bu insanlar amcasına sövsün mü?"

Ölen babası Seyfullah (Sıbgatullah) Gülen ve amcası Fetullah Gülen'le anılmasının bir algı operasyonu olduğunu ifade eden sanık Gülen, "Soyadım nedeniyle buradayım. Akrabalarımdan 40 kişi tutuklandı. Nasıl bir aileyiz ki hepimiz terör örgütü üyesiyiz. Akrabalık ilişkisinden tutukluyuz. Suç bireyseldir. Akrabası diye bu insanlar amcasına (Fetullah Gülen) sövsün mü? Dünürlerimiz, amcam ve kız kardeşim tutuklu. Kardeşimin evini taşladılar. Bir ailede bir kişi hırsızlık yaptı diye tüm aile toplanır mı? Ne olmuş? 15 Temmuz'da birileri darbe yapmış lanet olsun, benim ne alakam var?" ifadelerini kullandı. 

- "Darbe girişimiyle Fetullah Gülen'in alakası var mı?" sorusu

Mahkeme başkanının, "15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Fetullah Gülen'in bir alakası var mı?" sorusu üzerine sanık Gülen, "Bununla ilgili çok şüphe ve şaibe var. Yargılanmamla ilgili bir durum olmadığından bu konuya girmeyeceğim." dedi. 

Son olarak çalıştığı okula örgüt elebaşı Gülen'in talimatıyla atanmadığını, iş bulamadığından kapatılan Özel Yamanlar Koleji'nden ayrılmadığını, çocuklarının bu okulda okuduğunu söyleyen sanık Gülen, "Bu okulları nasıl yönetmişim, kime ne talimat vermişim, cebir kullanarak kimi görevden almışım, bu okulları kiminle nasıl yönetmişim? Kimden ne emir almışım, bu emirler telefon, mektup ya da yüzleşme yöntemiyle hayata geçirilmiş, bu emirlerle ne olmuş, nasıl bir sonuç doğurmuş? İddianamede ya da mahkemede buna ilişkin bir bilgi yok." beyanında bulundu. 

- Sanık Çetin'in savunması

Sanık Cemalettin Çetin, TSK'dan binbaşı rütbesinde emekli olduktan sonra, soruşturma aşamasına kadar Ovacık Altın Madeni İşletme Müdürü olarak görev yaptığını belirterek, herhangi bir terör örgütüne üyeliğinin olmadığını, bu örgütlere yardımda bulunmadığını savundu. 

FETÖ soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı bulunan firari, eski Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek'in babası Ali İpek adına yaptırdığı, kapatılan erkek öğrenci yurduyla ilgili, gizli tanığın, "Ali İpek Erkek Öğrenci Yurdu, Koza Altın İşletmeleri Anonim Şirketi Ovacık Altın Madeni İşletmesi Müdürü Cemalettin Çetin'in sorumluluğundaydı. Cemalettin Bey'den habersiz yurttan bir çivi sökülmez ve yurda bir çivi çakılmazdı." şeklinde ifadesini kabul etmediğini kaydeden sanık Çetin, yurdun inşaatında ve kiraya verilmesinin ardından her türlü taleplerle kendisinin ilgilendiğini ancak hiçbir gizli faaliyette bulunmadığını ileri sürdü. 

- Kapatılan FETÖ yurduna her ay 54 bin lira 

Sanık Çetin, gizli tanığın, yurttaki öğrencilerin taleplerinin karşılanması için Akın İpek'in talimatıyla Koza Altın İşletmeleri A.Ş adına "Yurtta kalan öğrencilerin barınma, yeme ve içme giderleri" şeklinde 54 bin liranın her ay Beyza Özel Eğitim Şirketi'ne ödenmesi için fatura kesildiğine, faturanın da düzenli olarak kendisine verildiğine ilişkin suçlamasına ise "Akın İpek, 2010'un eylül ayından sonra altın madenine hiç gelmediğinden buna dair bir toplantı olup olmadığını bilmiyorum. Belki telefonla talimat vermiştir. Yurttaki öğrencilerin talepleri için her ay 54 bin lira ödeniyordu ancak bu fatura ediliyordu. Hiçbir ödeme elden yapılmadı." dedi. 

- Sanık Türkmen'in ifadesi

Sanık Mehmet Türkmen, Bergama'da esnaf olduğundan KHK ile kapatılan Bakırçay Sanayici ve İşadamları Derneği'nde (BASİAD) üyeliğinin bulunduğunu, dernek toplantılarına zaman zaman katıldığını ileri sürerek, gizli olmayan toplantılara 2013'ün ardından katılmadığını, aklına gelmediğinden üyelikten istifa etmediğini iddia etti. 

Gizli tanığın kendisini sözde "Herkül Bölgesi Mütevelli üyesi" olduğuna ilişkin iddiayı reddeden sanık Türkmen, buna dair herhangi bir kaydının, somut delilin olmadığını, gizli tanığın iftira attığını savunarak, turistik amaçlı Tayland, Suudi Arabistan, Brezilya ve Bosna Hersek gibi ülkelere yaptığı gezilerin örgütle bir bağlantısının olmadığını öne sürdü. 

Kapatılan Şifa Üniversitesi'nde eğitim gören çocuğunun okul taksitlerini ödemek için kapatılan Bank Asya'dan hesap açtığını, buraya birikim amacıyla 300-500 lira para yatırdığını dile getiren sanık Türkmen, mahkeme başkanının "Bilirkişi heyeti raporuna göre, senin Bank Asya'ya 9 bin 600 liralık gibi bir toplu para yatırdığın görülüyor. Buna bir diyeceğin var mı?" sorusuna, "Böyle bir para yatırdığımı hatırlamıyorum, başka da bir diyeceğim yoktur." diye cevap verdi. 

- Sanık Özcan'a "gizli not" sorusu

Sanık Sefer Özcan, 11 yaşından beri yaşadığı Bergama'da eşiyle bir iş yeri işlettiğini, örgüt üyesi olmadığını anlatarak, eşine söz verdiğinden İtalya'ya turistik amaçlı gittiğini, bunun herhangi bir örgütsel faaliyet içerisinde değerlendirilmeyeceğini ifade etti. 

Mahkeme üyesi bir hakimin, "Cezaevindeki bir görüşmede infaz koruma memurlarının, üzerindeki iç çamaşırında saklı bulduğu notta ne yazılıydı?" sorusuna, sanık Özcan "O not iç çamaşırımda değil, kemerimin altında gizliydi. İlkokul üçüncü sınıfa giden bir kızım var. Unutkan olduğumdan okuduğum hikaye ve fıkraları unutmamak için o geldiğinde, 'yüzü tebessüm etsin' diye ona okumak için kısa notlar alıyordum. Notlar buna ilişkindi." diye cevap verdi.  

Savunmasını gerçekleştiren diğer sanıklar, iddianamede haklarında isnat edilen suçlamaları ile gizli tanığın aleyhlerine verdiği ifadeleri reddederek, FETÖ ile ilgili hiçbir bağlantılarının olmadığını ileri sürdü. 

Mahkeme heyeti, duruşmaya yarın devam edilmesini kararlaştırdı. 

 

- Operasyon ve iddianame

İzmir'de FETÖ/PDY'nin sözde "Karşıyaka eyaleti"ne yönelik soruşturma kapsamında 27 Mayıs 2016'da İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonda, örgütün "okullar ve dershaneler Türkiye sorumlusu" olduğu iddia edilen ve aynı zamanda Fetullah Gülen'in yeğeni Mehmet Mezher Gülen'in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli gözaltına alınmış, 14'ü tutuklanmıştı.

İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz, tutuklu 14 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, yeğen Gülen hakkında "silahlı terör örgütü yöneticisi olmak" suçlamasıyla 22,5 yıla kadar, diğer sanıklar hakkında da "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.