İzmir'de FETÖ'nün Darbe Girişimine İlişkin Dava

İzmir'de FETÖ'nün Darbe Girişimine İlişkin Dava

İzmir'de devam eden Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin davanın görülmesine devam edildi.

Aliağa Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü'nde İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine dönüştürülen salonda görülen 271 sanıklı davanın bugünkü duruşmasına, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile kayda alınan duruşmada, tanık olarak ifade veren Amfibi Görev Grup Komutanlığı Kurmay Başkanı Deniz Albay İ.A.K. 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gün Foça Deniz Üs Savunma Birlikleri Komutanı olarak görev yaptığını, mesaisinin ardından gittiği Gümüldür'deki yazlığında eski Boğaziçi Köprüsü'ndeki askeri hareketliliği komşusunun haber vermesiyle öğrendiğini ve bu hareketliliği anlamlandıramadığını belirtti. 

Albay İ.A.K, saat 23.00 sıralarında Güvenlik Tabur Komutanı Deniz Piyade Binbaşı A.Ö'nün kendisini telefonla arayarak Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral Aydın Şirin ile Tümamiral Hasan Nihat Doğan'ın Foça'daki Deveboynu kampından Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı personelince derdest edilerek araçlara bindirildiğini ve birlik dışına çıkarıldığını bildirdiğini, bunun üzerine birliğine doğru yola çıktığını, yol boyunca durum hakkında kendisini bilgilendirildiğini kaydetti. 

Yolculuk sırasında birliğindeki komutanlarla yaptığı görüşmelerde birliğin silahlanmasını, emirleri sadece kedisinden sesli olarak almalarını, hiçbir üst komutandan emir almamaları yönünde talimatlarının olduğunu söyleyen İ.A.K, Binbaşı A.Ö.'nün saat 23.20'de sözde sıkıyönetim ilanı hakkında bilgi verdiğini, tümamiralleri derdest eden ekipte yer alan tutuklu sanıklar eski albaylar Ramazan Gencer ile Alican Özcan'ın görüldükleri yerde gözaltına alınması talimatı verdiğini öne sürdü. 

- "Foça Deniz Üs Komutanlığı Anayasal düzenin yanındadır"

Albay İ.A.K. 16 Temmuz'da saat 00.45'te Foça'daki birliğine girdiğini, saat 01.00'de güvenlik tabur karargahında operasyon merkezini kurduğunu, genel durum hakkında bilgi sahibi olmasının ardından İzmir'deki diğer birliklerin de dinleyeceği şekilde idari emniyet asayiş telsiz çevriminden, "Foça Deniz Üs Komutanlığının komutasını devraldım. Emirler yalnız benim tarafımdan verilecek. İhtilal girişimini desteklemiyoruz. Güvenlik birlikleri haricinde silahla dolaşan ve darbeye destek verenler tutuklanacak ve bunlara silahla müdahale edilecek. Birlik komutanları birliklerinin başında olacak ve birliklerin emniyetini alacak. Foça Deniz Üs Komutanlığı Anayasal düzen ve mevcut hükümetin yanındadır." şeklinde anons yaptırdığını savundu. 

Tüm üs personelinin derhal göreve gelmesi, giriş kapılarının kapatılması, araç kapanlarının açılması ve cephaneliğin güvenliğinin sağlanması yönünde emrindeki verdiğini ileri süren Albay İ.A.K, "(Eski) Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız (tutuklu sanık) beni telefonla aradı, emir komutanın kendisinde olduğunu benim yalnızca birlik emniyetini sağlamam gerektiğini söyledi. Ben de kendisine "Anayasal hükümete bağlı mısınız?' diye sordum bana muğlak bir cevap verdi. Yıldız bana, 'Sen sadece kendi görevini yap.' dedi, sonra telefonu kapattı. Bir hazır kıta timine, tugay gölgesindeki cephaneliği işgal ederek tugayın mühimmat almasını engellemelerini, sözlü emrim harici bölgeyi bırakmamalarını, silahlı müdahaleye silahla karşılık vermelerini emrettim. Sonra emrimdekiler saat 01.45'te cephaneliğin kontrol altına alındığını rapor ettiler." dedi. 

Albay İ.A.K, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"(Dönemin) Foça Jandarma Okullar Komutanı Jandarma Tuğgeneral Hacı İlbaş, beni aradı Foça Deniz Üs Komutanlığının komutasının bende olduğunu öğrendiğini üs içindeki amirallerin durumunu ve tarafının ne olduğunu sordu. Ben de kendisine 'Komutanım kusura bakmayın, at izi it izine karıştı size soruyorum, anayasal düzene bağlı mısınız? Emir komuta yapısı içinde misiniz?' diye sordum. Kendisi bana anayasal düzeni desteklediğini ve mevcut cuntaya karşı olduğunu söyledi. Ben de kendisine birlikteki darbe girişimini bastırmaya çalıştığımı, elebaşının Tuğamiral Yıldız'ın olduğunu, diğer Tuğamiral Yaşar Çamur'un (tutuklu sanık eski Foça Batı Görev Grup Komutanı) gemilerini alarak limanı terk ettiğini, büyük ihtimalle darbe hareketi içinde olduğunu, Tuğamiral Erdal Ergün'ün (tutuklu sanık eski Amfibi Gemiler Komutanı) durumunun belirsiz olduğunu ancak müzahir olma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, emrimde bir buçuk tabur gücünde birlik olduğunu, Amfibi Deniz Piyade Tugayı'nın üsten ayrılma girişimine karşı koyacağımızı söyledim. Kendisi bana bir tabur ile destek olabileceğini, bu konuda irtibatta kalmamızı söyledi."

Foça İlçe Emniyet Müdürlüğü ile yaptığı görüşmesinin ardından eski Tuğamiraller Yıldız, Çamur ve Ergün ile eski Albaylar Gencer, Özcan ve diğer şüphelileri gözaltına alarak emniyet mensuplarına teslim ettiklerini dile getiren Albay İ.A.K. daha sonra emir komutayı Tümamiral Şirin'in aldığını sözlerine ekledi. 

- "Kumpasa getirildik, kandırıldık"

Tutuklu sanık Ramazan Gencer, tanık beyanına karşı yaptığı savunmada, eski Tugay Komutanı Tuğamiral Yıldız'ın emriyle tümamirallerin güvenliğini sağlamak amacıyla hareket ettiklerini, tereddüt etmeden emri hızlı bir şekilde yerine getirdiklerini iddia ederek, "Kumpasa getirildik, kandırıldık." dedi. 

Tutuklu sanık Halil İbrahim Yıldız ise Albay İ.A.K.'nın Gencer'in gözaltına alınması ve gerekirse ona karşı silah kullanılması emrinin ardından, bir astsubayın Gencer'e silah çekmesinden sonra olabilecek olumsuz bir olayı engellemek üzerine astsubayın üzerine atladığını ileri sürerek, herhangi bir askere silah çekmediğini savundu. 

Mahkeme heyeti, duruşmaya yarın devam edilmesini kararlaştırdı.