İsrail Kabinesinin Mescid-i Aksa'nın Altındaki Tünelde Toplanması

İsrail Kabinesinin Mescid-i Aksa'nın Altındaki Tünelde Toplanması
Filistin Ulusal Konseyi, İsrail hükümetinin, haftalık kabine toplantısını, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'nın altındaki tünellerde yapmasını ve "Yahudileştirme projesini" kınadı.

Konseyin Ürdün'ün başkenti Amman'daki merkezinden yapılan açıklamada, toplantının, ABD Başkanı Donald Trump'ın barış sürecinin yeniden canlandırılması çağrısında bulunduğu ziyaretinin ardından tüm barış süreci için olumsuz bir mesaj olduğu ifade edilerek, bu toplantının Aksa'nın altındaki tünellerde yapılması ve uygulanan "Yahudileştirme projesinin" kınandığı bildirildi.

Bu büyük meydan okumanın yankıları ile uluslararası yasa ve kararların açık şekilde ihlali ve özellikle mübarek ramazan ayında Müslüman ve Hristiyanların hassasiyetlerinin kışkırtılması karşısındaki sorumluluğun çoğunun İsrail hükümetine ait olduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Kudüs, kırmızı çizgidir ve Filistin halkının ebedi başkentidir." ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, Birleşmiş Milletler, Avrupa-Akdeniz, Asya, Arap ve Müslüman birliklerine, "konuya ivedilikle müdahale ve İsrail'in uluslararası yasalara bağlılığa mecbur edilmesi" çağrısında bulunularak, "Uluslararası kanuna göre, Kudüs toprağının altı da üstü de Filistin halkının mülküdür. İsrail'in gerçekleştirdiği tüm kazılar, uzun zaman önce Filistinlilerin inşa ettiği kutsal mekanları tehdit ediyor." değerlendirmesinde bulunuldu.

İsrail hükümeti geçen pazar haftalık olağan toplantısını Mescid-i Aksa'nın altındaki tünellerde düzenlemişti. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun da hazır bulunduğu toplantının, İsrail'in Kudüs'ü işgalinin 50. yıl dönümü dolayısıyla "Kudüs'ün birleşmesi" şeklinde isimlendirilen kutlama nedeniyle Aksa'nın altındaki tünellerde gerçekleştirildiği ifade edilmişti.

Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor. Yahudiler ise içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun bulunduğu Mescid-i Aksa Külliyesi altında Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor ve Harem-i Şerif'te kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.

İsrail yönetimi, Yahudi yerleşimcileri, polis korumasında Mescid-i Aksa'nın avlusuna alıyor ve zaman zaman Müslümanların girişlerine de yaş sınırlaması getiriyor. Bir çok radikal Yahudi örgüt ve siyasetçi, üzerinde daha önce iki kez yıkılan bir Yahudi tapınağının bulunduğunu öne sürerek Harem-i Şerif'in kendileri için de ibadete açılmasını istiyor.

UNESCO Dışişleri Komisyonu, 13 Ekim 2016'da Mescid-i Aksa'nın Musevilikle bağına dair herhangi bir ibarenin bulunmadığına ilişkin tasarıyı 6'ya karşılık 24 oyla kabul etmişti. İsrail'in tepkiyle karşıladığı karar için Fransa çekimser oy kullanırken, ABD, Almanya ve İngiltere "hayır" oyu kullanan ülkeler arasında yer almıştı. UNESCO Yürütme Kurulu da 18 Ekim 2016'da kararı onaylamıştı.