Hava Kuvvetleri Mahrem İmamları Davası

Hava Kuvvetleri Mahrem İmamları Davası
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmasına ilişkin 76 "mahrem imam" ile 81 askeri personelin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya sanıklar, avukatlar ile AK Partili Milletvekilleri Salim Uslu, Ahmet Gündoğdu ve AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş katıldı.

Bir süre FETÖ'nün mahrem hizmetler yapılanmasında yer aldığını belirten itirafçı Ufuk I, bir dönem kapatılan İpek Üniversitesinde çalıştığını, KPSS soruşturmalarından sonra FETÖ mensuplarının gözaltına alınacağını, saklanması gerektiğini telkin etmelerinden sonra örgütten ayrılarak Sivas'a yerleştiğini kaydetti.

FETÖ mahrem hizmetler yapılanmasındaki müdürlerine ikinci bir vazife daha verildiğini aktaran Ufuk I, "Müdür aynı zamanda da personelci olabilir. Örgüt kurumları içindeki tayinlere, subay eşleri bir yerde işe başlayacaksa bunlara bakardı. Bunun yanında müdürlere bir de izdivaççı görevi veriliyor. Bir de akademiden sorumlu müdür vardı. Kimler kurmay subay olacak onlara bakıyordu." ifadelerini kullandı. 

Firari sanık Murat Kara'nın arama tarama mesulü olduğunu ifade eden Ufuk I, kursiyer subayların örgüte sadakatine göre iyi yerlerde görevlendirildiğini ya da pilot yapılmasının önünün kesildiğini bildirdi. Ufuk I, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hava Kuvvetlerinde askerler İzmir'deki uçuş eğitimine gidip orada pilot oluyorlardı ama sadakati eksik olanlar eleniyorlardı, hatta Ankara'ya gelip oralarda bile elenenler oluyordu. 2013 yılından sonra gelen kursiyerlerin neredeyse tamamının örgütle ilişkisi vardır."

Ufuk I, örgütün gizliliğe önem verdiğini ve 17-25 Aralık sürecinden sonra başta Eagle, ByLock, Skype gibi iletişim ağlarının kullanıldığını dile getirerek müdür seviyesindeki örgüt yöneticilerinin ise Shu programını kullandığını, örgüt üyesi subaylara gizlilik için çeşitli talimatlar verildiğini de beyan etti.

FETÖ yapılanmasında insanların dini duygularının kullanıldığını anlatan Ufuk I, "Halis niyetleriyle başlanmış bir hareket. Buradaki insanların biliyorum ki bazılarını babası kamyon şoförü, annesi bir şirkette temizlikçi, 'Bankada param durursa faize bulaşır mıyım' diye hassasiyete sahip insanlar ama bu insanları Meclis'i bombalayacak hale getirildiler." diye konuştu. 

Çeşitli adlar altında himmet toplandığını, bu paraların ne şekilde kullanıldığını bilmediğini aktaran Ufuk I, "Örgütün bir taktiği bu, insanların parasını alıyorlar, insanları parası olmayan, düşünemeyen robot haline getirmeye çalışıyorlar. İnsanlar robot haline getiriliyor ve bu vatana düşman haline geliyor. Kursiyer subayların çarşı izninde başka yerlere gitmesine dahi izin verilmiyor. Çarşı izninde tuttukları eve kapatılıyor insanlar ve örgütten başka bir dünyası olmuyor insanların." diyerek diğer sanıkların da örgütün yapısına dair bildiklerini anlatması çağrısında bulundu.

Duruşmaya yarın devam edilecek.