Hava Kuvvetleri “mahrem İmamları” Davası

Hava Kuvvetleri “mahrem İmamları” Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Hava Kuvvetleri Komutanlığındaki mahrem yapılanmasına ilişkin 76 "mahrem imam" ile 81 askeri personelin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya sanıklar, avukatları ve yakınları ile Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığı avukatları katıldı.

Etkin pişmanlıktan yararlanan ve tutuksuz yargılanan sanık Hüseyin E, savunmasında, FETÖ ile üniversiteye hazırlık için gittiği dershanede tanıştığını, örgüt vasıtasıyla Gürcistan'da üniversite eğitimi gördüğünü, mezun olduktan sonra Samsun'da örgüte bağlı bir kolejde öğretmenlik yaptığını anlattı.

Hakkındaki tüm beyanları kabul ettiğini dile getiren Hüseyin E, "Bu vicdani yükten kurtulmak istiyorum. Bununla yaşamak kolay değil. Çok pişmanım." dedi.

Örgüt tarafından "Seni Gürcistan'da okutalım." diye kandırıldığını, daha sonra kendini borçlu hissettiği bu yapıya bağlı kurumlarda kendi isteğiyle çalıştığını ifade eden Hüseyin E, örgüt içinde "talebe mesulü" olarak görev aldığını belirtti. 

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni bombalayan pilot Müslüm Macit'in kendi talebesi olduğunu kabul eden Hüseyin E, "Ben talebelerime sevgi, merhamet ve hoşgörü telkin ettim. Sorumlusu olduğum askerlere ahlaken, hukuken ve dinen kötü bir şey öğrettiysem tüm cezaya razıyım." ifadesini kullandı.

Mahkeme başkanının, "Ne öğrettiniz peki? Darbecilerin yaptıkları ortada. Müslüm Macit, külliyeyi bombalamış, daha ne yapsın? Bundan kötüsü ne olabilir?" sorusu üzerine Hüseyin E, Müslüm Macit'in de aralarında olduğu kendine bağlı askerlerle darbeden önceki 1 yıl boyunca görüşmediğini söyledi. Sanık, "Derdim cezadan kurtulmak değil, kötü niyetli bir insan olmadığımı anlatmak. Nefsim ve menfaatim adına beklentim olmadı. Alnı secdeye değen subaylar yetişsin düşüncesiyle hareket ettim. Hocaefendi demek içimden gelmiyor, Fetullah Gülen burada olsa bir çift lafım da ona olacaktı. O zatın da burada olup huzurunuzda ifade vermesini isterdim. Burada birçok insan suçsuz şekilde bulunuyor." diye konuştu.

- "Aklıma kötü bir şey gelmedi"

Hüseyin E, askerlerin sorumluluğunun kendisine Mehmet Ayan tarafından verildiğini, 2013 yılı sonlarına doğru 10 ila 15 kişiden sorumlu olduğunu kaydetti. Sorumlusu olduğu askerlerin gerçek isimlerini değil kod isimlerini bildiğini, kendi kod adının da "Hakan" olduğunu dile getiren Hüseyin E, neden kod adı kullandığının sorulması üzerine, "Aklıma kötü bir şey gelmedi. Üniversitede de aramızda sahabe isimleri kullanıyorduk." yanıtını verdi.

Müslüm Macit'in yanı sıra sanıklardan Abdullah Özen'in de talebesi olduğunu belirten Hüseyin E, çapraz sorgu sırasında, sanıklardan Ramazan Akman'ın "Öğrencilerinize darbeyle alakalı bir talimat verdiniz mi?" sorusu üzerine, "Bununla ilgili talimat vermedim. 15 Temmuz'dan önceki bir sohbette 'Darbe olacak' lafı geçti. Etlik Caddesi'ndeki cemaat evinde İhsan ve Musa kod adlı sivil kişiler aralarında bunu konuştular. Ben de bu yorumu öğrencilerime aktardım. Ancak herhangi bir talimat vermedim." dedi.

- "Ev abisi ve talebe mesulü oldum"

Etkin pişmanlıktan yararlanan tutuksuz sanıklardan Hüseyin G. de hakkında bir suçlama bulunmadığı halde Konya Emniyet Müdürlüğüne gidip, terör örgütüyle ilgili bildiklerini anlattığını söyledi.

FETÖ'nün Hava Kuvvetleri Komutanlığına ilişkin mahrem yapılanmasının Ankara 1. bölgesine bağlı 5 müdürlükten birisi olan Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanlığında "öğretmen" pozisyonunda "Hasan" kod adıyla faaliyet yürüttüğünü belirten Hüseyin G, mensubu olduğu dönemde örgütün dini bir cemaat olarak bilindiğini, bu nedenle terör örgütü üyeliği suçlamasını kabul etmediğini kaydetti.

Hacettepe Üniversitesini kazandıktan sonra dershane öğretmeninin yönlendirmesiyle Keçiören'de örgüte bağlı bir evde kalmaya başladığını aktaran sanık, "Salih" kod adlı ev abisinin talebi üzerine Emre ve Aziz isimli 2 ortaokul öğrencisine ders vermeye başladığını ifade etti.

Salih kod isimli örgüt üyesinin, 2007'de Kızılcahamam'da bir termal otelde düzenlenen kampa Salim G, Burak Ç. ve Orhan K. isimli 3 öğrenci getirdiğini, kendisinin de bu öğrencilere ders çalıştırdığını anlatan Hüseyin G, bu öğrencilere, örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in kitaplarını okuttuklarını ve dini sohbetler düzenlediklerini söyledi. Örgütün yapılanmasına ilişkin bilgi veren ve her evden sorumlu bir abinin bulunduğunu aktaran Hüseyin G, üniversite ikinci sınıfta kendisinin "ev abisi" ve "ortaokul talebe mesulü" olduğunu dile getirdi. 

-"İki teğmen sorumluluğuma verildi"

Okul yıllarında örgüt içinde çeşitli kademelerde görev yaptığını, mezun olduktan sonra örgütle bağının sürdüğünü kaydeden Hüseyin G, 2011'de FETÖ ye ait öğrenci evine gelen 7-8 öğrencinin sorumluluğunu aldığını, bu öğrencileri 3 ve 4 kişilik iki gruba ayırdığını, her grubun başına bir abinin getirildiğini, kendisinin de bu iki abiden sorumlu olduğunu belirtti.

2013'te Akıncı Hava Üssü'nde görevli kursiyer pilotlarla ilgilenmeye başladığını ifade eden Hüseyin G, Keçiören Ayvalı Mahallesi'nde bulunan bir örgüt evinde kaldığı dönemde 2 teğmenin kendi sorumluluğuna verildiğini anlattı.

Bu görevin kendisine FETÖ içerisinde hususi birim olarak adlandırılan yapıda müdür yardımcısı konumunda bulunan TÜBİTAK çalışanı Ömer kod adlı Ramazan isimli bir kişi tarafından verildiğini dile getiren Hüseyin G, şunları söyledi:

"Ramazan, bana, 'Sen bundan sonra evde bu teğmenlerle ilgileneceksin. Bunlara haftada bir gün yatılı program yapacaksın. Teğmenin biri cuma akşamı, diğeri ise cumartesi akşamı gelir, kalır. Hangisinin ne zaman geleceğini sen ayarlarsın. Namazları birlikte kılacaksınız. Kuran-ı Kerim ve Risale-i Nur'dan bölümler, cevşen ve Fetullah Gülen'in kitaplarını okursunuz. Onlara, Gülen'in 'Bam Teli' adı altında yayınlanan haftalık konuşmalarının bulunduğu video görüntülerini izleteceksin.' dedi. Bu teğmenlerle belli aralıklarla sohbet toplantıları düzenledik." 

- "İçinde bulunduğum yapı terör örgütüne dönüştü"

Bu teğmenlerle 2013 yılı sonuna kadar görüştüklerini aktaran Hüseyin G, örgütün Akıncı sorumlusunun "Selim" kod adlı Murat Kara olduğunu belirterek, örgütte beraber görev aldıkları kişilere ilişkin bilgi verdi.

Darbe girişiminin ardından çok büyük hayal kırıklığına uğradığını, mensubu bulunduğu yapının böyle bir girişime kalkışmasından rahatsızlık duyduğunu aktaran Hüseyin G, "İçinde bulunduğum ve Allah rızası için hizmet ettiğim bu yapının terör örgütüne dönüşmesi beni vicdanen rahatsız eti. Aileme durumu açtım. İtirafçı olmak için kardeşim ve amcamla Ankara'ya gelmek istedik ama yoldan geri döndük. Daha sonra avukatımla Konya Emniyet Müdürlüğüne gidip itirafçı oldum. Bu yapının bir gün darbe yapacağını, türlü kumpaslar kuracağını, masum insanları katledeceğini, eline kan bulaşacağını hiçbir zaman düşünmedim, pişmanım." dedi.

Mahkemenin savunmasını aldığı tutuklu sanıklar eski öğretim görevlileri Ahmet Erol ve Muammer Yücel ile eski Ankara Büyükşehir Belediyesi çalışanı Serkan Gülşen ise suçlamaları reddedip, tahliye ve beraat istedi.

Savunmaların ardından mahkeme heyeti, yarın devam etmek üzere duruşmayı tamamladı.