Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki Darbe Faaliyetlerine İlişkin Dava

Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki Darbe Faaliyetlerine İlişkin Dava

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki faaliyetler ve eylemlerle Harp Akademileri Komutanı Korgeneral Tahir Bekiroğlu'nun kaçırılarak cezaevine konulmasına ilişkin, aralarında 3 generalin de bulunduğu 116'sı tutuklu, 1'i firari 122 sanığın yargılandığı davanın 10'uncu duruşması tamamlandı.

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısındaki binada görülen duruşmada, "reddi hakim talebi" reddedilerek sanık savunmalarının alınması işlemine devam edildi. 

Söz alan tutuklu sanıklardan eski yüzbaşı Nazım Aytar, Harp Akademileri Komutanlığı'nda öğrenci yüzbaşı olarak görev yaptığını söyledi.

Aytar, eski Albay Ahmet Zeki Gerehan ve eski Binbaşı Zafer Özleblebici'nin İstanbul genelinde terör eylemi beklentisi olduğunu söylediğini ifade etti.

Kendisine görev verilmediğini öne süren Aytar, "Baş hoca Albay Ahmet Zeki Gerehan, bizim amfide toplanmamızı emretti. Hatırladığım kadarıyla bütün öğrenci subaylar oradaydı. İstanbul çapında terör eylemi dolayısıyla öğrenci subayların görevlendirileceği yerleri anlattı. Bana herhangi bir görev verilmedi." dedi.

Aytar, öğrenci subayların sorumluluğunun Harp Akademileri Komutanı'nda olduğunu savunarak, Baş hoca Ahmet Zeki Gerehan'nın da emir komuta zinciri içerisinde öğrenci subayların birinci sicil amiri olduğunu ifade etti.

Tutuklu sanık eski yüzbaşı Selçuk Tıraş'ın kendisini arayarak Tuzla Piyade Okulu'na gitmeleri yönünde emir aldıklarını iddia eden Aytar, şunları kaydetti:

"Selçuk Tıraş geldi ve bana emri tebliğ etti. Terör eylemi beklentisi olduğu için bu emri normal sorgulamadım ve normal karşıladım. Saat 23.30'da darbe haberlerini gördüm. Bize verilen emirle haberlerde gördüklerimin farklı olduğunu anladım. Darbe girişiminin bir parçası olmak istemedik. Piyade okulunun yatakhanesine geçerek bekledik. Hiçbir olaya karışmadık. Sabah saatlerinde ise Tuzla'daki piyade okulundan ayrılarak Harp Akademileri Komutanlığı'na yani görev yerimize döndük. Kimseden darbe girişimine yönelik emir almadım, kimseye emir vermedim. Alçak FETÖ terör örgütüyle en ufak bir bağım yoktur. Mağduriyetimin giderilmesini ve beraatimi talep ediyorum."

Mahkemede ifade veren tutuklu sanık Vahit Yılmaz ise, eski albay Gerehan ile eski binbaşı Özleblebici'nin görevlendirmeleri yapan kişiler olduğunu söyledi.

Yılmaz, 26. Motorlu Piyade Alayı'na gitme emrini ise Harp Akademisi'nde öğretim üyesi olan binbaşı Şenol Deveci'den aldığını ifade etti.

Görevlendirildiği alayın Kolluk Kuvvetlerini Toplumsal Olaylarda Desteklemede görevli olduğunu dile getiren Yılmaz, "Harp Akademileri'nde görevlendirmelerimiz yapıldı, fakat görevin içeriği anlatılmadı. Ben, KOKTOG faaliyetine hiç katılmadım. Saat 22.30 sularında akademi nizamiyesinde çıkış yaptık. Yaklaşık 23.30 sularında görevlendirildiğim alaya ulaştım. Bu sırada yaşananları sosyal medyadan takip etmeye başladım. Cumhurbaşkanının konuşmasını izledikten sonra darbe girişiminden haberim oldu. Görevli bulunduğum alayı terk etmek istiyorduk, fakat mümkün görünmüyordu. Sabaha kadar bekledik. Hiçbir olaya karışmadan akademiye döndük." ifadelerini kullandı.

Yılmaz, evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir kitabın ise Fetullah Gülen'e ait olmadığı halde onun kitabıymış gibi gösterildiğini, kendisi hakkında olumsuz algı yaratılmaya çalışıldığını da sözlerine ekledi.

Duruşma, sanık savunmalarının tamamlanması için yarına ertelendi.