Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik:

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik:

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "Şimdi iki yetkili var. Bir yetkilinin yetkilerini alıyoruz, diğerine devrediyoruz. Yani Başbakan'ın yetkileri, Cumhurbaşkanı'nda toplanıyor bu kadar. Şu an Kenan Evren'e göre kurulan bir Cumhurbaşkanlığı var." dedi.

Bakan Çelik, çeşitli açılışlara katılmak amacıyla geldiği Erzurum'da AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti.

Burada partililerine seslenen Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Gaziantep ve Adıyaman mitinglerine katıldığını hatırlattı.

Mitinglerin, 2002 yılındaki seçim öncesi mitinglerle arasında hiçbir fark görmediğini belirten Çelik, "İnsanlar balkonlardan atlayacak gibi caddelerde sel olmuş, miting alanı tıka basa dolu yer yok. İlgi ve alakada hiç değişen bir şey yok. Yani sanki 15 yıl geçmemiş gibi. Ne kadar Allah'a şükretsek azdır. Böyle bir şey dünyada var mı? 16-17 yıl iktidarda olacaksınız ama sizin karizmanızda ve size olan ilgide en ufak bir azalış olmayacak. Siyasete gönül veren yönetici pozisyonundaki sizlerin bu hedefe doğru koşması gerekir." diye konuştu.

Çelik, Türkiye'deki darbe dönemlerine değinerek, milletin daha önce darbe yapanlara 3-4 yıl mühlet verdiğini dile getirdi.

Milletin 4 yıl sonra yine bildiğini okuduğunu belirten Çelik, şöyle konuştu:

"Millet ilk kez 15 Temmuz'da 4 yıla havale etmedi ve 4 saatte işi bitirdi. Dedi ki 'kardeşim bu iş yetti be, 40 senedir habire bu millete zaman kaybettirdiniz, canını okudunuz, kanını emdiniz artık yeter' dedi ve bir gece içerisinde bu işe noktayı koydu. 'Ben buradayım' dedi ve 'gerekirse tankın altına yatarım, gerekirse ölürüm. Helikoptere senin bomban bitecek, fişeğin bitecek ama biz bitmeyeceğiz' dedi. Bu şehadet anlayışı yeniden kükredi bu millette. Allah'a şükür o kötü gidişata 'dur' diyen bir noktaya gelmiş olduk."

- "Şu an Kenan Evren'e göre kurulan bir Cumhurbaşkanlığı var"

Bakan Çelik, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini konuşurken teferruatlı bir şey konuşmaya gerek olmadığını ifade etti.

Çok ayrıntılı konuşmanın bir anlamı olmadığını aktaran Çelik, "Şimdi iki yetkili var. Bir yetkilinin yetkilerini alıyoruz, diğerine devrediyoruz. Yani Başbakan'ın yetkileri, Cumhurbaşkanı'nda toplanıyor bu kadar. Şu an Kenan Evren'e göre kurulan bir Cumhurbaşkanlığı var. Evren Cumhurbaşkanı olacaktı ve onun için yetkileri olan bir Cumhurbaşkanı oluşturuldu ama öbür tarafta da sorumluluğu olan bir Başbakan var. Ya böyle bir şey gider mi? Az çok hukuktan anlayan biri varsa bu dursun diyemez." ifadelerini kullandı.

Bu iki başlılığın tekleşmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, getirmek istedikleri yeni sistemin çok daha diyalogdan yana bir sistem olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Hükümet olmanız için yüzde 50'nin üzerinde oy olacaksınız. Biz, yüzde 34,5 oy aldık 2002'de, parlamentoda yüzde 66'lık bir pay aldık. Oyumuz yüzde 34 ama parlamentoda çoğunluğumuz yüzde 66 oldu. Biz diyoruz ki 'bu yanlış, bu doğru değil.' Yani yüzde 34 oyla yüzde 70'e tekabül eden temsil doğru bir şey değil. Yüzde 50'yi geçsin, bu milletin çoğunluğunun oyunu alsın ve öyle bu memleketi idare etsin diyoruz. Peki bu yüzde 50'nin üzerinde oy almak için ne yapmak gerekiyor. Çok farklı kesimlerle irtibata girmeniz gerekiyor. 50'yi geçen bu memleketi idare etsin arkadaşım. Bu çok daha demokratik ve çok daha millete verilen önem ve değer açısından doğru bir yaklaşım."

- "Hayatını milletin varlığına adamış bir liderin önderliğinde..."

Çelik, ülkenin 16 Nisan'a doğru hızlı bir şekilde ilerlediğini, Erzurum ve Türkiye'nin ne yapacağını bildiğini belirtti.

AK Parti'nin, hayatlarını bu millete vakfedenlerin partisi olduğunun altını çizen Bakan Çelik, şunları kaydetti:

"Eğer hayatlarını bu millete adamamış olsaydılar, 15 Temmuz akşamı İzmir tarafından Cumhurbaşkanımız Yunanistan adalarına mı giderdi, yoksa İstanbul'a mı gelirdi? Eğer bu millete değer yargılarıyla bağlı değilseniz çeker gidersiniz ama Cumhurbaşkanımız tam ateşin yoğun olduğu yere iniyor, niye? Milletim nerede ben orada. Yaşam dediğiniz bir pamuk ipliği, ne zaman kopacağı belli değil. Vakti orada dolmuşsa nokta koyma işi de orada konacaktır. Değilse zaten yürüyeceğiz. Millet var, ben varım. Millet yok, ben yokum anlayışıyla İstanbul'a inilmiştir ve şanlı direniş gösterilmiştir. Bu da neyi gösteriyor, hayatını milletin varlığına adamış bir liderin önderliğindeki bir yapıdır, AK Parti."