Genelkurmay Çatı Davası

Genelkurmay Çatı Davası

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargahı'nda yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yer aldığı 221 kişinin yargılandığı davanın sekizinci celsesi tamamlandı.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar, avukatları ve müştekiler katıldı.

Duruşmada, eski Genelkurmay Stratejik Dönüşüm Daire Başkanlığı Proje Geliştirme Şube Müdürü Albay Doğan Öztürk'ün çapraz sorgusu yapıldı.

Cumhuriyet Savcısı Aytekin Cenikli'nin, kriz durumunda kurumlarda sivil savunmaya ilişkin talimatlar olduğunu belirterek, Genelkurmay Başkanlığında böyle bir talimat veya yönerge olup olmadığını sorduğu Öztürk, yönerge ya da talimat değil, alarm durumu olduğunu söyledi.

Cenikli'nin "Sizin görevleriniz arasında, dışarıdan gelecek birliği kapıya kadar gidip karşılamak var mı?" sorusu üzerine Öztürk, "Hayır efendim. Yok ama benim doğal kaynaklanan görevlerim arasında kışlamla ilgili emniyet sorunum varsa ona karşı tedbir alma sorumluluğum var." diye konuştu.

Savcının Amerika'ya kaç defa gittiğini sorması üzerine Öztürk, sayısal bir cevap vermedi. Cenikli'nin bu yöndeki ısrarlı soruları üzerine sanık avukatları itiraz edince Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, "Fetullah Gülen yargılanıyor burada." diyerek sorunun sorulabileceğini ifade etti.

Cenikli'nin, Pensilvanya'ya gidip gitmediğini sorması üzerine ise Öztürk, gitmediğini söyledi. Savcı Cenikli, "Başkanım yalnız iddianamenin gerçeklere dayanmadığı söyleniyor. 249 şehit, 3 bin yaralı... Gerçekler bunlar." diyerek sözünü tamamladı.

- "Bu kadar yüzsüz bir güruh ben görmedim"

Müşteki avukatı Fatih Atalay'ın, 15 Temmuz'da karargaha cep telefonu sokma izni olup olmadığını sorduğu Öztürk, "Hayır" yanıtını verdi.

Darbe günü karargaha telefonla girmeyi darbeye bir hazırlık olarak değerlendiren Atalay, Genelkurmay Başkanlığında muhafaza ile ilgili bir bölük, tabur olup olmadığını da sordu.

Öztürk ise Muhafız Taburu bulunduğunu, Karargah Emniyet Subayı'nın ise genel emniyetten sorumlu olduğunu dile getirdi. Atalay'ın, "Sizin orada bir göreviniz var mı? Darbe tarihi girişiminde?" sorusuna da Öztürk, emniyet sorunu çıkarsa görev addedebileceğini, emniyet subayıyla da koordine ettiğine göre görev yapabileceğini savundu.

Normal şartlarda böyle bir görev tanımı olup olmadığı yönündeki soruyu ise Öztürk, "Görev tanımında yok ama her askerin vardır" diyerek yanıtladı. Bunun üzerine Atalay, "Ben 'ama'yı sormuyorum. Tabii ki her askerin vatanını, birliğini savunma hakkı olacak. Onu kastetmiyorum." demesi üzerine de Öztürk, "Amasız yok, amalı var." diye karşılık verdi.

Öztürk'ün bu ifadesi üzerine sanıklar arasında yaşanan gülüşmeye Atalay tepki göstererek, "Bu kadar yüzsüz bir güruh ben görmedim. Hem darbe yapacaksınız hem insanları öldüreceksiniz hem bir de güleceksiniz sorularımıza." dedi.

Dava, sanık savunmalarıyla yarın devam edecek.