FETÖ'nün Yemek Şirketleri Davası Başladı

FETÖ'nün Yemek Şirketleri Davası Başladı

Denizli'de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında vatandaşlardan ihtiyaç sahiplerine verilmek üzere toplanan "himmet ve kurban paralarıyla" kesilen kurbanların etlerini, kamu kurumlarına satarak gelir gösteren, etlerin fazlasını sucuk fabrikasına gönderen yemek şirketlerine yönelik 18'i tutuklu 30 sanık hakkında açılan davanın duruşması başladı.

Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Denizli Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki salonda görülmeye başlayan duruşmaya, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklarla sanık yakınları ve avukatları katıldı.

Tutuksuz sanıklardan Gürkan Çankal, savunmasında, firmayı 1990'da kurduklarını, yemek şirketi olarak devlet kurumlarının ihalelerine girdiklerini ifade etti.

Özel şirketlere de yemek verdiklerini belirten Çankal, "Şirketin işleriyle daha çok oğlum ilgilendiği için ben pek bilmem. Eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çankal, kardeşim olur. Levent Yaşar yeğenim olur." dedi.

Bir başka yemek şirketinin eski müdürü tutuklu sanık Levent Yaşar da hakkında terör örgütüne üye olma suçundan beş ayrı soruşturma açıldığını, tüm dosyaların birleştirilmesinin ardından savunma yapmak istediğini iletti.

Tutuklu sanık mali müşavir Kazım Tarakçı, yemek şirketine bir müşterisinin tavsiyesiyle 2010'da ortak olduğunu, kurban etlerinin şirkette kullanıldığı iddiasının doğru olmadığını ve hiçbir şekilde örgüte finans sağlamadığını savundu.

Şirketin Fetullah Gülen'le bağlantısının olmadığını iddia eden Tarakçı, evinde bulunan not kağıdı ile mütevelli heyetinin yanı sıra soruşturma aşamasında sorulan diğer soruların tekrarlanması üzerine, "Bu sorulara cevap vermek istemiyorum, konuşmama hakkını kullanıyorum." ifadesini kullandı.

Tarakçı, cemaat içinde yer alıp almadığının sorulması üzerine, "Cemaatin içinde yer aldım ancak sohbet toplantılarına hiç gitmedim gönüllü olarak destekliyordum."  diye konuştu.

Tutuksuz sanık Ali Özel ise yemek şirketi çalışanlarından burs adı altında para talep edildiğini belirterek, "Zaman gazetesine abone olunması yönünde telkinde bulunuluyordu, kurban bağış adı altında bağış toplanıyordu. Kurbanların bir kısmı Çağlayan Catering'de bir kısmı da Kula şirketinde kesilirdi. Çalışanlar bankaya yatırılan maaşlarını çektikten sonra bir kısmını iş yerinin muhasebecisine elden verirlerdi." diye konuştu.

- Bedduanın tutması için kurban kesmişler

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından FETÖ/PDY'ye finansal destek sağlayan şirketlere yönelik 2015 yılında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan zanlılardan bazılarının örgütün şifreli haberleşme programı "ByLock" kullandığı tespit edilmişti. Örgütün 17-25 Aralık sürecinden sonra FETÖ elebaşısının beddualarının tutması için kurban kestirdikleri, kasabın eline verdikleri "Hocaefendi bundan sonra sıkıntı çekmesin, duaları kabul olsun, bedduaları tutsun, hizmet hareketi tekrar eski günlerine dönsün" diye yazılı kağıttan dua okuyarak kurban kestirdikleri ortaya çıkmıştı.

Örgütün, sadece bir Kurban Bayramı'nda kesilerek sucuk yapılmak üzere Afyonkarahisar'a gönderilen stok fazlası kurban etlerinden 3 milyon lira aldığı, diğer bir yemek şirketi ile usulsüzlükler yaptığı, ihalelerde birbirlerini desteklemek için yüklü miktarda karşılıklı faturalar kestikleri, ihaleye girdikleri zaman iş yeterlilik deneyimiyle ilgili çok iş yapmış gibi göstererek, kendi aralarında kestikleri faturalarla ihalelerin kapısını açtıkları, ihale şartlarını belirleyerek başkalarının ihaleye girmesini engelledikleri tespit edilmişti.